Yaklaşık bir senedir Milli Gazete'nin merkezine gidemiyor, yazılarımı yaşadığım şehirden elektronik posta ile gönderiyordum. Genel Yayın Yönetmenimiz beni telefonla arayarak 1 Aralık günü yapılacak olan yazarlar toplantısına davet etti. O günlerdeki yoğun programlarım sebebiyle bu çok önemli toplantıya katılamamıştım. Bunun telafisi için 4 gün sonra, İstanbul İtfaiyesi Eğitim Koordinatörü fedakar dostum Abdurrahman İnce Bey ile birlikte Milli Gazete'yi ziyarete gittik.
O gün, Milli Gazete'nin yeni bir tasarım ve yeni bir mizampajla çıktığının ikinci günüydü. Mustafa Kurdaş Bey'in yayın yönetmenliğindeki Milli Gazete, daha bir göze hitap eden estetik bir görünüm ve daha rahat okunabilen bir yazı stili ile okuyucusuna ulaşmıştı. Gazete deyince „haber" akla gelirdi. Milli Gazete, yeni dönemde daha çok haber anlayışıyla çıkmaya başlamıştı. Resim ve diğer yazılar da yeni bir dizayn ile verilmeye çalışılmıştı. 40 yıl, olgun bir yaş sınırı demekti. Milli Gazete de buna ayak uydurmuş olmalı ki, 40. Yılını tamamlarken bazı yenilikler yapmak, görüntüsünü daha güzel bir şekle getirmek ihtiyacını duymuştu.
Milli Gazete'nin yeni tasarım ve dizaynı ve yapmış olduğu yeniliklerin kabul gördüğü anlaşılıyor ki, bu yeni yüz okuyucularımızın da takdirini kazanmış, hatta, pek çok sosyal paylaşım sitesi gelişmeyi sanal aleme taşımıştı.
Yenilikler ve mizampaj beğenildi
Milli Gazete'nin merkezine ulaştığımız zaman, otopark yerinde Saadet Partisi'nin 4 genel başkan yardımcısı ve Mehmet Karaman Beylerle karşılaştık. Herbiriyle hukukumuz bulunan Saadet Partimizin bu değerli yöneticileri Birol Aydın, Tacettin Çetinkaya, Hasan Bitmez ve Şerafettin Kılıç'tan oluşuyordu. Hatta, onlara „Saadet Partisi Milli Gazete'ye mi taşındı" şeklinde espri yapmaktan kendimi alamadım. Onlar da, onurlu bir duruş ortaya koyan gazetemizi ziyaret ve yenilenen Milli Gazete'yi tebrik için gelmişlerdi. Türkiyemizin yüz akı olan bu iki seçkin kuruluşumuzun yöneticilerinin bir araya gelmesinden daha tabii ne olabilirdi? Ülkemiz ve insanlığın huzur ve barışı için, istikametten ayrılmadan ve kararlı bir şekilde hedefe doğru yürüyen Saadet Partisi ve Milli Gazetemizin yeni başarıları için duacıyız. Çünkü, onların başarısı, Türkiye ve insanlığın yüzünün gülmesi anlamına gelmektedir.
Milli Gazete'nin Bahçelievler'deki merkez binasından içeri girer girmez yoğun bir çalışma temposuyla karşılaştık. Gazetedeki yeniliklerin heyecanı çalışanların yüzüne yansımıştı. Yaptıkları görevin sorumluluğu içinde işlerine konsantre olmuşlardı. O kadar ki, içlerinde, yanlarından geçeni görmeyecek kadar işe kendini verenler vardı. Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mustafa Yıldırım ve Haber Merkezi Müdürü Gökçen Göksal'dan yeni gelişmelerle ilgili bilgi aldık. Tekliflerimizi ilettik. Gündem üzerinde müzakerelerde bulunduk. Kültür Sanat Editörü Cafer Keklikçi, Siyaset Sayfası Editörü Muhammet Altındal ve Orhan Hekim kardeşlerimle de fikir alış verişi yapmayı arzu etmeme rağmen, yoğunluk ve telaşları sebebiyle onlarla ayak üzeri selamlaşmakla yetindim. Milli Gazete çalışanlarındaki bu heyecan ve fedakarlık beni çok mutlu etti. Gelecek adına ümit ve güvenim arttı.
Geleceğe, hep birlikte!
Son ziyaretimiz, Genel Yayın Yönetmenimiz Mustafa Kurdaş Bey'e oldu. Mustafa Bey'in çalışma heyecanı ve sorumluluk anlayışı davranışlarına yansıyordu. Bir taraftan ziyaretçileri kabul ediyor, fırsatını bulunca da çalışmaları bizzat takip ediyor, mesai arkadaşlarıyla fikir alış verişinde bulunuyordu. Ekip olarak, gazetenin en güzel şekilde okuyucusuna ulaşması için ellerinden gelen gayreti gösteriyorlardı. İşin daha güzel tarafı da, istişareye açık oluşları. Teklifleri dinliyor ve değerlendirmeye alıyorlar.
Gazeteye emek veren kardeşlerimizden görüşebildiklerim içinde, yaptığım teklifleri „olmaz" diyerek kestirip atan çıkmadı. Hem de bu hummalı çalışmaya rağmen.
Milli Gazete bir okul. Mağdur ve mazlumların gür sesi. Hakk'ın ve haklının yanında. Emek verenleri ve okuyucusuyla bütünleşmiş bir gazete. Hak davanın en güçlü tanıtma aracı. Gördüm ki, gazeteye emek verenler, canla başla çalışıp ellerindeki imkanları en iyi şekilde kullanarak, en güzel görünümle okuyucunun karşısına çıkmaya gayret ediyorlar. Şimdi sıra okuyucular olarak bizde.
Bu gazeteye güç ve destek vererek hep birlikte geleceğe taşımalıyız. Mustafa Kurdaş Bey, bu konuyu, gazetenin yeni yüzüyle çıkmaya başladığı ilk yazısında şöyle dile getirmişti:
"Biz heyecanımızı kazandık! Şimdi sıra sizde! Heyecanımıza ortak olun! Bir büyük davanın taşıdığı ağırlık birlikte omuzlanabilir."
Büyük bir davanın heyecanını artarak devam eden azim ve heyecanla içlerinde hissedebilen tüm kardeşlerimizin ellerine ve yüreklerine sağlık! Selam olsun onlara!
Allah hepimizin gayret ve azmini artırsın! Birlikte yürüyelim hedefe!
Yüz akıyla 40 yıla ulaşmış olan Milli Gazetemizin daha nice 40 yıllara ulaşması niyazıyla!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



