Var olma sebebi sadece tüketim olan ve 20. yüzyılda hayatımıza giren AVM'ler, 21.yüzyılda küresel kapitalizmin dünyayı sarmasıyla, adeta günlük hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline geldiler. Globalleşen dünyada, kapitalizm, hayatımıza iki şeyi çok hızlı bir şeklide soktu. Biri cep telefonları diğeri ise AVM'ler.
Sürekli daha fazla tüketiciyi kendilerine çekmek için AVM'lerde her şey düşünülmüştür. Renkli, bol ışıklı ve göz alıcı bu yerler, dış dünyanın sıkıcılığından bizi çekip alır. Tüketim alışkanlıklarımız bu şekilde değişime uğramıştır. İslam'ın bize öğrettiği, en büyük hasletlerden biri olan "israf" etmeme özelliğimizi yitirmemizi sağlamıştır. İnsana insan gibi bakmayan kapitalizm, onu sadece tüketen bir varlık olarak görmüştür. Kapitalizm tarihsel gelişmesine baktığımızda; serbest rekabetçi kapitalizm (18-19 yy), tekelci kapitalizm (20.yy), küresel kapitalizm (21.yy) olduğunu görürüz.
Küreselleşme, ülkelerin sahip oldukları milli ve manevi değerlerin dünya ölçeğinde yayılmasını, farklılıkların bir bütünlük ve uyum içinde ortadan kalkmasını sağlamıştır. Böylece dünya "küresel" bir köy haline gelmiştir. AVM'ler bu küreselleşme sonucu ortaya çıkmıştır. Eskiden ihtiyaçlarımıza göre alışveriş yapardık. Şimdi alışveriş merkezlerine göre alışveriş yapmaya başladık.
AVM'ler tüketim toplumunun bir göstergesidir. AVM'ler Türk toplumunun eğlenme ve dinlenme kültüründe de köklü değişikliklere neden oldu. Komşu gezmeleri ve pikniklerle dolu tatil günleri yerini AVM gezmelerine terk etti. AVM'lerin hayatımıza girmesiyle toplumun kimyası bozuldu. Alışveriş bir ihtiyaç olmaktan çıkıp, bir tatmin davranışına dönüşmüştür. Alışveriş merkezlerinde bulunan kafeler ile fast-food yiyecekler de milli beslenme ve yaşam tarzımızı değiştirdi.
AVM'ler gençleri sosyalleştiriyor olabilir ama bu, yüzyılın insanının sıkıştığı cendereden kurtulabilmek için tek araç olan muhabbeti de bir kenara atıyor. Tek amacı tüketim olan AVM'lerin mantığıyla kapitalizmin mantığı örtüşüyor. Eskiden bizim kendimize ait hayatımız vardı. Hayatlarımızı artık kapitalizmin araçları belirler oldu. Şimdi hayatımız kredi kartı borcu yüzünden bankaların elinde. Bu küresel kapitalizm bizi o kadar sarmış durumda ki; Tv'lerle, filmlerle, AVM'lerle bilinçaltımıza girerek bizi tüketim canavarı haline getirmiştir. İslam'ın bize verdiği o güzelim hasletlerden uzaklaştığımız sürece, küresel kapitalizmin tüketim aracı halinde yaşamaya devam edeceğiz.
Küresel kapitalizmin bize sunduğu sevgililer günü, bütün dünyada 14 Şubat'ta kutlanacaktır. Bunun nasıl ortaya çıktığını biliyor musunuz? Aslı Eski Roma İmparatorluğu kilisesine dayanır. İsmini Valentine adında bir din adamının isminden alır (St. Valentine Day). "Zamanın Roma İmparatoru orduya asker bulmakta zorlanıyordu. Ona göre bunun sebebi erkeklerin ailelerini ve aşklarından vazgeçemiyor oluşuydu. Bu sebeple evlilik ve nişanlanmayı yasaklamıştır. Aziz Valentine adındaki papaz ise çiftleri gizli gizli evlendirmeye devam ediyordu. Bunun sonucunda yakalandı ve ölüm cezasına çarptırıldı."
Farkına varmadan hayatımızı bütünüyle kapitalist sisteme göre düzenliyoruz. Kapitalizmin teslimiyeti demek, küresel şirketlerin artık sadece ürünlerini sattırmak dışında, yaşamlarımızı gasp eden azılı katillere dönüştüğü gerçeğidir. Her geçen gün daha da artan çılgın tüketim, buna yabancılaşan akıl, doğa, insan ve tüm canlıların uğruna yok edildiği bir dünya düzeninden bahsediyoruz. Kendi hayatlarımızı değil, bize sunulan hayatları sürdürmeye devam ettiğimiz sürece, bizi biz yapan değerlerden uzaklaşacağız. Benliğini yitirmiş, oradan oraya sürüklenen bir insan yığını haline geleceğiz. Asla mutlu olamayacağız, tatminsizlik bütün benliğimiz yiyip bitirecek.
Kapitalizm bize yeni bir araç sunana kadar biz AVM'lere tapınmaya devam edeceğiz.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



