Siyaset kurumunun ana omurgasından biri iktidar ise diğeri de muhalefettir. Demokrasilerde muhalefet çok önemli görevler üstlenir: İktidarı denetler, yönlendirir, halkın taleplerinin sözcülüğünü yapar.
Bu görevlerini yaparken de iktidarı sarsar, silkeler, koltuğunda rahat oturtmaz.
Bunları yapmak için ne lazım derseniz, ben söyleyeyim; Öncelikle muhalefet bilinci ve sorumluluğu gerekir. Muhalefet "yan gelip yatma yeri" değildir. Ağzınıza her geleni söylediğiniz, bağırıp-çağırdığınız yer hiç değildir. Ülkeyi yönetmek nasıl iktidarın görevi ise bu yönetim işlevini denetlemek, sorgulamak, daha iyisinin yapılması için çalışmak da muhalefetin görevidir. Bu görev, en az iktidarın görevi kadar önemli, zor ve şerefli bir görevdir.
Siyaset kurumunun eski muhalefet anlayışını ve yöntemini artık terk etmesinin zamanı çoktan gelmiştir.
Laf ile peynir gemisinin yürümediği anlaşılmıştır. Söylenme zamanı son bulmuştur.
Zaman; çalışma, üretme, risk alma, cesaret gösterme zamanıdır.
Devir geçmişe bakarak vakit kaybetme, hayıflanma devri değildir; Artık geleceği planlama zamanıdır.
Dünyayı çok yakından izleyen, doğru bilgilerle sağlıklı analizler yapabilen, değişim ve dönüşümün paradigmasını çözümleyebilen, Türkiye için kaygı taşıyan, proje üreten, ülkenin çıkarını partisinin ve kendisinin çıkarının üstünde tutabilen bir muhalefet vizyonuna çok büyük ihtiyaç var.
Nerede bu ülkenin gençleri; Neden siyasette aktif görev almıyorlar, siyaset kurumunun iyileştirilmesi, halka daha fazla hizmet etmesi için çalışmıyorlar?
Nerede kadınlar; Niçin ülkemizin kanayan sosyal yaralarına merhem olacak projelere öncülük etmiyorlar, görev almıyorlar, analık şefkatiyle toplumu sarıp sarmalamıyorlar?
Nerede sivil toplum örgütleri; Niçin bürokrasinin ve devlet yöneticilerinin yükünü paylaşmıyorlar, proje üretip toplumun önünü açmıyorlar?
Ya üniversiteler, akademisyenler nerede; Bilimin öncülük etmediği siyaset, topluma rehberlik edebilir mi?
Tüm bu değerleri siyaset kurumuna kim kazandıracak, siyasetin hamurunu kim yeniden karacak?
Bunları yapmak, muhalefet partilerinin görevi...
"Söylenen" siyaset dönemi bitmiştir, artık "söyleyen" bir siyaset dönemi vardır.
"Söylemek" için de önce söyleyecek kişileri siyasete katmak, sonra da bu katılımın ürünlerini topluma mal etmek gerekir.
Bunu yapabilen zaten ülkeyi yönetir.
Muhalefet partilerinin belki kendileri muhalefette kalabilir ama yetiştirdikleri insanlar, ürettikleri projeler hep iktidarda olur.
Siyaset kurumu bu yeni muhalefet anlayışına göre kendisini vakit kaybetmeden yeniden dizayn etmelidir. Bu ülkemizin geleceği açısından da son derece önemlidir.
Güçlü demokrasiler, zayıf ve etkisiz muhalefet partileri ile kurulamaz. Toplumsal mutabakat ve kalıcı barış için milli iradeyi temsil eden iktidar kadar, farklı düşünceleri, inançları, fikirleri ve anlayışları temsil eden muhalefete de büyük ihtiyaç vardır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



