Sabahleyin erkenden kalkacaksınız ve yıllardır beklediğiniz o çok önemli imtihana çocuğunuzu götüreceksiniz.
Ne yaparsınız? Diye sormayacağım.
Bunu benden çok daha iyi biliyorsunuz.
Yavrunuzun hayatının imtihanı için saçınızı süpürge yapmışsınız, alın terinizin maddileşen parasını avuçlarla dökmüşsünüz ve sonuna gelmişsiniz.
Yarın sabah saat dokuzda imtihana girecek ve yıllardır verdiğiniz emeğin karşılığını alacaksınız.
Milyonlarca aileden o gün uyuyakalan insan sayısı elimizin parmakları kadar azdır.
Uyumadan sabahı edenler, birkaç tane saatin alarmını kuranlar, cep telefonlarının alarmını da devreye sokanlar ve alarmdan önce uyananlar.
Bütün bunlar ne için?
Kısacık ömür içinde rahat etsin, evi, işi, aşı, arabası, saygın bir yeri olsun içindir.
Milyonlarca çocuktan kaç tanesi bunları sağlayabiliyor?
Koşu atlarında bile ilk üçe girene değer verilir.
Birinciliği alan, atı, yatı, helikopteri, uçağı olanın bile kolesterolü var, tereyağı yasak, şekeri var bal yasak, kalbi var heyecanlı işlerden uzak yaşayacak.
Her şeye sahip olsa bile güllerin solduğu, bülbüllerin öldüğü gibi ölüp gidecek.
Hiç düşündünüz mü acaba bugün bir görevi yerine getirmediğinizin farkında mısınız?
Çocuğunuzun huzurlu, güvenli, stressiz bir hayat yaşaması için lazım olan gıdasını vermediğinizin farkında mısınız?
Allah'tan başkasına boyun eğmeyecek denli özgür yetiştirecek bir eğitimden mahrum bıraktığınızı biliyor musunuz?
Anne ve babasına itaati ibadet saydıran, "Öfff" bile dedirtmeyen bir eğitimden uzak tutarak kendinize ve yavrunuza zarar verdiğinizi biliyor musunuz?
Oğlunuzu eşcinsel olmaktan, kızınızı orta kadını olmaktan kurtaracak bir eğitime bugün kulak vermediğinizi hiç düşündünüz mü?
Satanistliğe, sapıklığa, cimriliğe, hortumculuğa, gaspa, hırsızlığa karşı aşı olmak için yetmiş bin kurumda açılan Kur'an kursuna çocuğunuzu götürmediğinizin farkında mısınız?
"O kurum nerede?" demeyin.
Evinizin penceresine yaklaşın, camlardan dışarıya bakın ve ilk gördüğünüz minarenin bulunduğu camiye yarın çocuğunuzu götürün ve yazdırın.
Bunu yaparken bu akşam çocuğunuzun hayatının imtihanında duyduğunuz heyecandan biraz daha fazla duyarak yapınız.
Çünkü bu eğitim, bu dünyada onurlu, huzurlu bir hayat vaat ederken ölümden sonra gülleri solmayan, sarayları yıkılmayan, suları bulanmayan, havası kirlenmeyen, yalanın, iftiranın, gıybetin, dedikodunun olmadığı, komplonun bulunmadığı bir hayatı vaat ediyor.
İhtiyarlığın, iktidarsızlığın, yorgunluğun, usanmanın, bıkmanın, baş ağrısının, diş ağrısının, kanserin, hoş gitmeyen hiçbir şeyin olmadığı bir hayatı elde etmelerini istiyorsanız bugün cami kurslarına kendi ellerinizle götürünüz yavrunuzu.
Gözlerin görmediği, gönüllerin hayal edemediği güzel bir hayat için çocuklarınızı hazırlamak istiyorsanız buyurun, yavrunuzun elinden ve gönlünden tutarak camiye götürünüz.
Zaman aşımına uğramayan, belirli bir ırka ve bölgeye özel olmayan, can taşıyan her insana insanca yaşamanın yollarını gösteren Kitabımız Kur'an-ı Kerim'i öğretmek için daha ne duruyorsunuz?
Hemen camiye koşunuz.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




