milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • BEBEKLERE EN İYİ EK BESİN TARHANA ÇORBASI
  • AVRO BÖLGESİ'NDEN YARDIM BEKLEYEN YUNANİSTAN'A KIRMIZI IŞIK

Yaşlı Avrupa 'Hasta adam' olmuş!

14 ŞUBAT 2010
PAZ 00:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Meğer ABD merkezli iyileşme söylemleri, krize sebep olan sanal dünya kadar gerçeklerden uzakmış. Meğer küresel ekonomik kriz bitmemiş. Finansal kriz başka alanlara da yayılmış. İyileşme çok da gerçekçi değilmiş.

Bir zamanlar Osmanlı'yı 'hasta adam' ilan eden yaşlı Avrupa, şimdi en hasta adam konumundaymış! Adeta rüzgârda kırılacak kuru ağaç gibi duruyormuş!. Yunanistan, İspanya, Portekiz 'rakamlarla kesin iflas konumuna' gelirken, Hollanda'nın durumu da onlara yakın seyrediyormuş.

Bizi 'hasta adam' diye parçalayan Avrupa, battı batıyormuş! Şu an tek çözüm olarak Almanya'nın bu ülkelerin borçlarına garanti vermesi öne çıkıyormuş. Fakat Almanya'nın da, ekonomik toparlanmada bocaladığı, önceki yılla karşılaştırıldığında gayri safi yurtiçi hasılasının yüzde 2.4 gerilediği, geçen yıl genelinde ise yüzde 1.7 küçüldüğü belirtiliyormuş. Lehman Brothers tarzı iflasların Avrupa'da yaşanabileceği söyleniyormuş.

Evet, kriz tsunamisi, Amerika'dan Avrupa kıyılarını ilk kez gerçek anlamda vuruyor. Tüketim hırsının açtığı borç batağına saplanan Avrupalı ülkeler bugünlerde müflis ülkelerini kurtarma operasyonlarıyla meşgul. Şimdi herkes birbirine 'normale ne zaman dönülecek?' diye soruyor. Dönülmeyecek. Çünkü sanal zenginlik balonu patladı. Bu krizle sanal zenginlik bitti. Bir dünya düşünün ki sadece paradan para kazananların gelirleri iyi oluyor, üretenler kaybediyor. Üretenlerin gelirleri azaldıkça, tüketimleri de azalıyor ya da ABD'de olduğu gibi borçla harçla alıyorlar. Ve sonunda balon patlıyor.

Natixis'in Baş ekonomisti Patrick Artus'un ifadesiyle "Beleşçi ülkeler"  şimdi milli gelirlerinin on katına varan dış borçlarla, büyük bütçe açıklarıyla, yüksek işsizlikle cebelleşiyorlar.  Tabi öyle kolay değil, 50 yıldır refah içinde yüzen Avrupalı için, krizleri bağrında eritmek, kibirden uzak olmak ve yakaladığı refah düzeyinden taviz vermek.

Küresel finans krizinin kapitalizmin kalbinde açtığı 'derin yara' öylesine büyük ki, 300 milyar euroluk borcu, dev bütçe açığıyla Yunanistan, küresel finansı iliklerine kadar titretiyor. Yunanistan'ın borçlarını ödeyemeyeceğini açıklaması halinde Avrupa'da yaşanan büyük depremin şiddetini ifade etmek için uzmanlar 1998 yılında Rusya borçlarını ödemeyeceğini açıkladığı zaman yaşananları örnek olarak gösteriyorlar. 1998 yılında Rusya 51 milyar Euro olan hazine borçlarını ödemeyeceğini açıkladığı zaman tüm dünyayı ekonomik krize sürüklemişti.

Görüldüğü gibi, Euro bölgesi kurulduğu 1999 yılından bu yana ilk gerçek sınavını veriyor.

Ve halklar vergileriyle banka kurtaran devletlerini kamu parasını çarçur etmekle suçlayarak, sokaklara dökülüyor. Sona eren neo-liberal paradigmanın bayrağına vatanı İngiltere'de bile paçavra muamelesi yapılıyor.

Dengesini kaybetmiş olan ekonomiyi kurtarmak için Avrupa Birliği de muğlak ifadeler kullanıyor. Uzmanlar, böyle bir yardımlaşmanın Euro bölgesini bir arada tutabileceğini ama bedelinin birliğin zayıflaması olacağına dikkat çektiği gibi kötümser bir senaryoyu da gündeme getirerek euronun dağılmasına kadar gidebileceğini söylüyor. Çünkü sadece Almanya ve biraz da Fransa'nın kamu maliyesi itibarı, bütün bu itibarsız küçük ülkeleri taşımaya bir yerden sonra yetmez. Özellikle küçük ülkeler can acıtıcı önlemler almayı kabullenmezlerse ki işte bu hafta Portekiz bütçeden kısıntı yapmayı kabul etmedi!

Aslında bu yorumlar krizden önce de durumu vahim olduğunu, işin kontrolden çıktığını gösteriyor. Öyle ki, kamu borçlarının gayri safi milli hâsılaya oranı yüzde 70 bandından yüzde 100 bandına çıktı. Sanayi üretimindeki kayıp 2008'in son ve 2009'un ilk çeyreğinde tam yüzde 30 civarında gerçekleşti.

Şimdi Avrupa'da her kafadan bir ses çıkıyor. Birlik ve ortak payda oluşamıyor. Avrupa başsız kalan bir beden gibi kararsız ve güven vermiyor. Sanki beynini emanet ettikleri birileri varmış da o da ortalıktan kaybolmuş gibi. Tabii unutmamak gerekiyor. Dünyada bütün piyasalar bileşik kaplar usulü birbirine bağlı artık. Amerika kötüyken Avrupa iyi olamıyor. Avrupa kötüyken Türkiye iyi olamıyor. Dünyada ne yaşanıyorsa biz de yaşıyoruz ve yaşayacağız. Bu krizden bizde etkileneceğiz. Türkiye'de, ihracatının yüzde 50'den fazlasını Avrupa'ya yapıyor. Avrupa da yüzde 50'sinden fazlasını ABD'ye satıyor. ABD almazsa Avrupa, Avrupa etkilenince Türkiye etkilenir kaçınılmaz olarak. Ekonomist Ertuğ Yaşar, aynı 1997'deki Uzakdoğu krizi gibi, ABD'de yaşanan mortgage krizinden Türkiye'nin uluslararası konjonktürden payına düşeni aldığını hatırlatarak, "Bakmayın siz Tayyip Bey'in hâlâ takılmış plak gibi 'Kriz Türkiye'yi teğet geçecek demiştik; teğet geçti' sözlerine! 2002 ile 2008 arasında ortalama yüzde 7 büyüyen bir ekonomi 2009'da yüzde 6 küçülmüş ise bunun anlamı sanırız teğet geçme olmaz! Ama şimdi öyle görünüyor ki Türkiye'nin önünde bir tehlike daha var: Avrupa." diyerek gelecek tehlikeye işaret ediyor.

Amerika da büyük               borç    krizi yaşıyor

Şimdi Avrupa'yı tartışıyoruz ama ABD için de 2009'dan daha kötü beklentiler söz konusu. 2009'un bütçe açığı 1.4 trilyon dolar oldu. Bu, 2008'in tam dört katı. 2010 ve 2011'de bu rakamın 2.6 trilyon dolar olacağı öngörülüyor. Hem de iyileşme tahminlerine göre bir beklenti bu. Gazeteci-Yazar İbrahim Karagül, dünyanın ABD piyasasından kaçtığı bir dönemde trilyonlarca dolar açığın nasıl kapatılacağına dair endişelerin oldukça yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Yani ABD'nin durumu dünya savaşı döneminden bile kötü. Çünkü Amerikan tarihinin en büyük borç krizi yaşanıyor.

Karagül, Aralık 2009 itibariyle 27 hafta içinde 6 milyon 130 bin ABD'linin işini kaybettiğini vurgulayarak, şunları kaydediyor: "Bu rakam 2008'de iki buçuk milyon civarındaydı. 1948'den bu yana tutulan istatistiklerin en yükseği bu. Kriz sadece federal Amerika'yı değil, federasyonları da fena vuruyor. Detroit'te gerçek işsizlik oranının yüzde ellilere tırmandığı ifade ediliyor. Bunlar olurken yeni iş alanları açmaya yönelik girişimler etkisiz kalıyor. 37 milyon Amerikalı bugün gıda yardımı alıyor. Bu rakama her gün 20 bin kişi ekleniyor."

Yaşlı nüfus                           ihmal edilmemeli

Avrupa, bir yandan ekonomik krizle boğuşurken diğer yandan da geleceğini kurtarmak zorunda. Vahim bir demografik gerçeği ihmal etmemek zorunda. Aslında bunu ihmal etti. Doğum oranının düştüğünü, ölüm oranının tırmandığını göremedi. Yaşlandığını kabullenemedi. Göremediğinden dolayı da ciddi bir iş gücü eksikliği yaşadı. Dolayısıyla üreten nüfus azaldı, ihracat azaldı ve vergi kaybı olağanüstü rakamlara ulaştı. Sosyal güvenlik sistemi de devletlerin kaldıramayacağı devasa büyüklükte bir kara deliğe dönüştü. Avrupa'da nesil kuruyor. Bizde işletmeler bölünme ve kavga yüzünden daha birinci nesilde biter ya. Ortalama şirket ömrü beş yıldır ya. Avrupa'da bunların hemen hemen hiçbiri yok. Bu yüzden Avrupa'nın asıl korkusu şu an yaşadığı ekonomik kriz değildir. Üretime ve iş gücü eksikliğine çözüm bulamazlarsa birkaç yıl içinde Avrupa'ya büyük zarar verecek asıl kriz başlayabilir. Bu yüzden "Batı'yı gelecek korkusu sardı" diyoruz. Asıl korkulan şey bu işte. Böyle bir krizi merkez bankalarının trilyonlarca dolarını bankalara aktararak gideremezler. Bankaları kurtarsalar bile çözüm bulamazlar. İşte bunlar sadece ekonomik krizler olmadığı gibi ekonomik çözümlerle de kurtulmanın zor olduğu gelişmeler. Siyasi sistemi sarsacak bunalımlar. Batı, finansal kriz değil, bir insanlık krizine sürükleniyor. Ancak, herkes şunu da görmeli ki, güneş batıda batıyor, doğuda yükseliyor. 'Hasta adam' tekrar ayağa kalkmaya, bir mazi ölmemeye çalışıyor. Doç. Dr. İbrahim Öztürk'ün veciz ifadeleriyle: "Bir istikbal hayata doğmaya çalışıyor. Bu coğrafyada mazi ile istikbal yeniden izdivaca hazırlanıyor. Yaşadıklarımız ise doğusuyla batısıyla bu büyük doğumun sancıları. Kader bir oyunu yazmış, tiyatroyu Anadolu topraklarına kurmuş, figüranlar alanda. Seyrine doyum olmuyor."

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 14.02.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: adam, hasta, gıda,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Necmettin Çakmak

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Terör belası olmasaydı...
    2. Ovalarımızdan borç akıyor!
    3. İşsizin parasına göz dikenler
    4. İsrail tohumlarına hayır!
    5. Bu anlaşmalar iptal edilmedikten sonra..!
    6. 28 fidanı daha aldı kara zindan
    7. Yetim büyüdü, yetimler bıraktı...
    8. Çiftçiler nasıl yaşıyor?
    9. Et ithalatıyla kim terbiye edilecek?
    10. Tefecilik yap, faizden kazan, sonra da vergi rekortmeni ol!
    1. Milli gelir yükseltilecek; yükselt!
    2. Doğu insanı ne istiyor, ne diyor?
    3. İşsizlik kağıt üzerinde nasıl düşürülüyor?
    4. Terör belası olmasaydı...
    5. Enflasyon düşse ne olur, düşmese ne olur?
    6. Modern tefeciler tek tuşla soyuyor!
    7. Burnumuza yeni halka takılacak!
    8. Tefecilik yap, faizden kazan, sonra da vergi rekortmeni ol!
    9. Bitlisli çok mu şey istiyor?
    10. İnce ince soygun!
    1. Cipe binip ‘caka satan’ haramzadelere!
    2. Fakirlik üreten büyüme!
    3. Yetimlerin hakkını kim yiyecek?
    4. IMF gitti, dertler bitti mi?
    5. Vergi şampiyonu kim olsun?
    6. Tefecilik yap, faizden kazan, sonra da vergi rekortmeni ol!
    7. Et ithalatıyla kim terbiye edilecek?
    8. Çiftçiler nasıl yaşıyor?
    9. Özelleştirme sevdası…
    10. Krizin sadece adı değişti
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    2. İrtica.org kuradan çıktı
    3. 'Sanki savaşa gidermiş gibi konuşuyor'
    4. Darbecilerin kıydığı hayatlar
    5. MHP'li vekil, Bahçeli'nin disipline sevkini istiyor
    6. Görevimiz Meclisi çalıştırmak
    7. İktidar savaşı
    8. Doğan'a göre dava yanlışlıkla açıldı
    9. Tarihçi Yılmaz Öztuna vefat etti
    10. Derin savaş
  • Diğer

    1. Bebeklere en iyi ek besin tarhana çorbası
    2. Avro Bölgesi'nden yardım bekleyen Yunanistan'a kırmızı ışık
    3. Davutoğlu: Suriye'ye herkes seyirci kalsa bile biz kalmayacağız
    4. Çay tansiyonu düşürüyor
    5. Türkiye güneş enerjisinden 96 milyon dolar tasarruf sağlıyor
    6. YURTKUR'dan senetlere için ek süre
    7. Yıldırım: TCK değişti, uygulamalar şaşırtıyor
    8. Okullarda ceza değil, idarenin haberdar olması engelliyor
    9. 40 ayrı adrese şafak operasyonu!
    10. Kar nedeniyle İDO seferleri iptal oldu
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. BÇG'yi de görün
    7. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    8. Derin savaş
    9. Bir ülkenin başbakanı, emperyalist proje içerisinde yer alabilir mi?
    10. "Erbakan'ın etkisi hiç bitmeyecek"
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Haniye İran'a gidiyor
    4. İstifa eden başkana tutuklama
    5. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    6. Sinemanın Ankara'sı
    7. Humus'ta kan durmuyor
    8. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    9. Polonya'da 62 ölü var!
    10. İsrail'le sımsıkı biçimde birlikte çalışacağız
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek