Düşünce hayatımızda kimi dostlarımız vardır ki pek acul değildirler. Hayat, kimi zaman insanı sınırlar, kimi zaman ağırdan aldırtır, kimi zaman bir ihmal olur. Yasin Doğru yıllardır, sessiz, sakin ve mütevazı bir duruş ile düşünce ve sanat hayatını sürdürüyor. Uzun zamandır, çalışmalarını artık kitaplaştırmasını söyleyip duruyorduk. Fakat, bu, nasıl olacak? Kültür ve düşünce hayatını kaplayan, yayın sektörünü elinde tutan kesimlerin İslâmi düşünce ve sanat hayatını sıradanlaştırdığı, sektörü salt bir ticari alan gördüğünden nitelikli ve telif eserin basımını güçleştirdi. 1980'den sonra düşünce hayatına egemen olan Amerikan türü best seller eserlerin ortamı kaplaması yeni bir tarz oluşturdu. Eserin özü ve ruhundan çok eserin satışı, kazanılacak paralar daha çok önemsendi. Türedi, geleceği olmayan isimler ortamı kapladı. Öyle ki onları bulan eserli bir yazarı, sizin piyasanız yoktur diye reddeden bir ortam. Örneğin bir İsmail Kıllıoğlu, bir Durali Yılmaz ve daha niceleri eserlerini nerede ve nasıl yayımlayacak? Bu, çok önemli bir sorun. Sıradan, güçsüz, yarını olmayan yığın kitaplar piyasayı doldurdu. Yayın piyasası bir Pazar olarak görüldüğünden niteliğe dönük eserlerin söz konusu olması düşünülemez. Yedi İklim dergisini sürdürebilme çabamız yayıncılık yapmamızı güçleştirdi. Bu yüzden Yasin Doğru'ya artık çıkar şu kitaplarını dediğimizde birbirimize yukarıdaki bir halle bakmaktan başka bir şey yapamadık.
1957 doğumlu Yasin Doğru iki kitapla birden çıktı karşımıza. Şu ana kadar yayımlanmış yazılarını bir araya getirse birkaç eser daha ortaya çıkacak.
Bursa kimi önemli dostlar sayesinde taşra değil. Bir şehri taşra olmaktan çıkaran, o şehirdeki nitelikli şair ve yazarların varlığıdır. İhsan Deniz, Yasin Doğru, Mücahit Koca, Mahmut Kanık, Mustafa Muharrem, Metin Önal Mengüşoğlu, Cevat Akkanat ve daha bir çok isim. Kimi arkadaşlar da orada ortaya çıktılar, maişet gereği başka yerlere dağıldılar. Merhum İbrahim Ünal Taşkın şiiriyle iz bırakanlardan. Adem Turan, Ali Doğru, Veysel Aydın gibi. Bir süre İpek Dili dergisi çıktı, önemliydi. Ramis Dara Akatalpa'yı çıkarıyor. Bu bir şiir dergisi, buna ek olarak Akatalpa Öykü'yü de yayımladı. Kimi dostlar da var ki, yazı ve çizide pek önde görünmezler ama varlıkları bir merkez olmalarını sağlar. Cahit Çollak gibi fedakâr insanlar da var. Yukarıda isimlerini andıklarımız bir arada olmasalar da, bir şehrin kültüründe önemlidirler. Bir dönem öğrenciliklerini Bursa'da geçiren, dağılan ve şimdi birlikte olduğumuz önemli isimler de var. Hasan Aycın, Osman Bayraktar, İbrahim Usul gibi.
Yasin Doğru, uzun yıllardır yazı hayatının içinde. Sanat ve düşünce geleneğimizin ısrarlı savunucularından. İslâmî düşünce ve sanat izleğinden ödün vermeyenlerden. Medeniyet düşüncemizin bağlılarından. Günümüz siyasası aynı istikamette olanları, siyasal anlamda parçalasa da, düşüncede ve sanatta ödün vermemek önemli. Hakiki olan her zaman için istikamet üzeredir. Yasin Doğru da bunlardan. Büyük Doğu, Diriliş, Edebiyat, Mavera izleğinden sapmayanlardan. Kütüphanesi ve dergi koleksiyonu da önemlidir. Bir merkez olma özelliğini bu bakımdan da sağlar.
Bursa da önemli bir merkez. Rasim Özdenören onu, kültür, sanat ve düşence merkezli gördüğünden "Bursa'nın muhtarı" diye niteler. Bursa'ya yönümüzü çevirdiğimizde ilk başvurduğumuz bir dost ve gönül ehlidir.
Neşesini hiçbir zaman kaybetmeyen biri. Aile kökleri bakımından da tasavvuf edebini barındırıyor. Bunlar bir insan için önemli vurgular. Sürekli görüştüğümüz nadir dostlarımızdandır Yasin Doğru. Dertleşiriz, birbirimizi bilgilendiririz, paylaşırız düşüncelerimizi.
Bir zamanlar kitapevi açarak düşünceye hizmet etti. İmza günleri düzenledi. Bizim Bursa'da ilk imzamızı da Yasin Doğru düzenlemişti. Bu tür faaliyetlerini hep gönülden yapar.
Önemli bir dikkat sahibidir.
Yasin Doğru uzun yıllardır şiir yazar. Şiirlerinin bir bölümünü Gül Ateş'te topladı. Şiirleri üzerine ayrı bir yazı düşündüğümüzden şimdilik sadece anmakla yetinelim.
Bir diğer eseri de Hilale Bakan Günler ramazan, bayram ve kandil denemeleri. Edebiyatımızda bu tür eser sayısı çok yok. Üstat Sezai Karakoç'un Samanyolunda Ziyafet eseri oldukça önemli. Düşünceyi sanat ve deneme ruhu ile güçlü vermeyi Üstat'tan öğrendik. Farklı bir alan açtı önümüze. Bizim Oruç Çağrısı denemelerimiz de bu ruhtan doğdu.
Hilale Bakan Günler'in yazılışı 1983 yılına dayanır. Bursa Marmara gazetesinin ramazan sayfasına ilk tohumları atılıyor. Bir gazetenin sayfasını hazırlamak, ya da bir gazetede yazı yazmak, düşünceye odaklanmak önemli bir girişim. Böyle olunca da yazılar birikiyor. Zamanla bunlara eklediği yenileri de olunca bir kitap oluşmuş oluyor. Oruç ayı Müslüman çocukların ortak psikolojisini yansıtır. Denemelerini okuduğumda farklı duygular yaşamadığımı gördüm. Oruç Müslümanların ruhudur aynı zamanda. Güçlü bir ruh.
Yasin Doğru, sanat edebiyat denemeleri, düşünce yazıları, incelemeleri olan bir yazar. Geç de olsa iyi bir başlangıç.
Düşüncemiz hayatın kendisidir. Ondan soyutlanmış değil. Her şey birbirini bütünler ve yön verir. Müslümanların baş belâsı olan sekularizm hayatı dinden soyutluyor. Bunun içindir ki bu tür denemeler, eserler daha bir önem kazanıyor.
Düşünce hayatımıza eserle gelen Yasin Doğru'ya sevinç ve sevgiyle hoş geldin diyoruz. Allah bu eserlerin bereketini arttırsın, yenilerini de nasib etsin duasında bulunuyoruz.
Not: Kitapları edinmek İçin Bursa Sır yayınevi: 0224 223 72 10 arayabilir ve edinebilirsiniz.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



