milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • AKDAĞ: "KÜRTAJ KESİNLİKLE AİLE PLANLAMASI YÖNTEMİ DEĞİLDİR"
  • YEMEN'DE ÇATIŞMA: 6 ÖLÜ
  • TTNET SÜRELİ İNTERNET PAKETLERİ
  • KAĞITHANE'DE YİNE KAĞIT ÜRETİLECEK
  • ŞEHİR HATLARI, YAZ TARİFESİNE GEÇİYOR
  • "YORGUNLUK", DEVECİ ARMUDUNDA REKOLTEYİ DÜŞÜRECEK

Yargılamazsan, beslersin...

18 EYLÜL 2009
CUM 00:15

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

12 Eylül darbesinin yıldönümünde, geçen yıllardan farklı olarak, uygulamalarının nasıl bir yıkıma yolaçtığı konusu istatistiki bilgiler ile ortaya konuldu. Bir bakıma işlemekte olan yaranın üzerindeki sargı bezi kaldırılınca, kabuk bağladığı görülen yaranın derinlerde enfeksiyon yaymakta devam ettiği anlatılmak istendi. Toplumsal psikoloji, yara üzerindeki sargının tedavi maksatlı olduğunu düşünmek isterken, aslında yaranın zonklamalarla, yaydığı enfeksiyonlarla vücudun bütününe kalıcı olarak yerleşmekte bulunduğu ihtimalinin sahihe dönüştüğünü kuşkuyla karşıladı. Kuşku, ihtimal seçeneğinin sahih olabilmesi seçeneğini güçlendirdiğinden dolayı doğdu denebilir. Bir başka ifadeyle 12 Eylül darbesinin yapılmasına gerekçe olarak ileri sürülen nedenlerin aslında sonuçlar olarak ortaya çıkmalarıyla, toplumsal psikolojide derin bir kuşku yarığı oluşmaya başladı adeta. 11 Eylül'e kadar varolan terör, bir süre sonra nitelik değiştirerek daha şiddetli, daha kapsamlı ve daha tehlikeli boyutta ortaya çıkarak bugüne kadar geldi mesela. 12 Eylül öncesi terör, devletin işletilmesiyle önü alınabilirken, 12 Eylül'ün adeta hazırladığı terör, devletin işlemesi üzerinde ciddi olumsuz etkilerde bulunmaya başladı.

İktisadî, toplumsal ve kültürel alanlarda ortaya çıkan olumsuz sonuçlar artarak, genişleyerek, yoğunlaşarak ve derinleşerek bir yandan yeni yeni doğmakta, diğer yandan devam etmektedir. Siyaset ise zaten 12 EYlül ile vesayet altına alınmışlığıyla yıkımını sürdürmektedir. Siyasi partilerin, mesela, varlığı siyasetin ve dolayısıyla demokrasinin sağlıklı olmasının karinesi değil, 12 Eylül darbesinin vesayetinin kaldırılamadığının somut göstergeleridir. Yani siyaset ülke ve toplumun sorunlarını çözücü yönden değil, onları sarmala alma yönünde işleyip durdu. Çünkü siyaset rol olma kategorisi şeklinde tasarlandığı için, o rolü üstlenen her siyasi aktör, kendi kişiliğinin gereğini değil, rolün istediği, daha doğrusu emrettiği oyunun öznesine dönüşmekten kurtulamadı. Rolün farkına varan ve oyunun öznesi olmayı reddeden siyasi aktörler, punduna getirilerek saf dışı edildi ya da sahnenin dışına itildi. Refah-Yol iktidarı ve 28 Şubat çapulculuğu başlıca örnektir.İkincil nitelikte bir diğer örnek 2001 krizi ve Ecevit hükümetinin mülga konumuna düşürülmesidir. Sözkonusu hükümeti oluşturan üç partiden ikisinin adeta tasfiye şartlarından yakasını kurtaramaması, özellikle Anavatan'ın yaşadığı süreç, varlığını borçlu olduğu 12 Eylül darbesinin sinsi ve acımasız ruhunu yansıtması bakımından ibretamizdir.Bu ruha, bu menfus ruha karşı asıl mücadeleyi veren, inançla ve inatla direnmeyi sürdüren RefahPartisi'nin de besleyici kaynağı olan Millî Görüş olmuştur. Uğradığı, deyim yerindeyse, suikastlere rağmen Saadet Partisi'ni teşkil ederek mücadelesini sürdürmektedir.

Tarih olarak önce olsa da 24 Ocak Kararları, 12 Eylül darbesinin güdücü fikri, eşdeyişle ideolojisidir. Duygusal algılama düzeyini bir türlü aşamadığı için Türkiye'de sağ, ülke ve toplumun tarihini, kültürünü, uygarlık kimliğini şekilci durağanlık içinde tanımanın ötesine geçememiştir. 24 Ocak Kararlarını da aynı tarzda algıladığı için ekonomi-politikanın emperyalist boyutunu bir türlü kavrayamamış ve kabul etmemiştir. Otuz yıla yaklaşan ekonomi-politikaların uygulanması sonucunda ülkenin nasıl bir emperyalist işgal sarmalına sokulduğu ortadayken, hâlâ aynı söylemleri kör bir inatla tekrarlaması çarpıcıdır. "Mücahit" sahte kimliğiyle kalkışılan yolda, "herşeye müsait" kişilik edinerek, emperyalizmin çöplüğünde eşinmek sadece bir karakter meselesi haline gelebilir ama terzil olunmaktan kurtaramaz insanı.

12 Eylül darbesi ve 24 Ocak Kararları paranteze alınmadığı sürece, Türkiye, öyle anlaşılıyor ki, tarih ve uygarlık kimliğine bürünemez. Paranteze almanın nirengi noktasını 12 Eylül darbesinin tarihi ve sembolik olarak yargılanması oluşturmaktadır. Tarihin ve uygarlığın söz sahibi olabilmesinin vazgeçilmez şartı gerçek bir mahkemenin vereceği aklama kararında düğümlenmektedir. Bir anlamda Türkiye'nin makus talihini yenmesi anlamını da taşımaktadır bu yargılama. Burada ordu ya da asker olmayacaktır yargılanan. Onun da üzerine yapıştırılmış bulunan "darbe" illeti aklanabilecektir. 12 Eylül yargılanamadığı için bu ülke ve toplum onu besleme mahkumiyetiyle yaşayıp durmaktadır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 18.09.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: 12 eylül, darbe, seçim,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • güzel bir tahlil yazısı...

    sn. kıllıoğlunun yazısı her zamanki gibi,okkalı bir yazıdır.selam ve saygılarımla...

    berkant gizemli | KatılıyorumKatılmıyorum (6.7/10 puan) | 18 Eylül 2009 16:23

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

İsmail Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Sanatçının ciddiyeti
    2. Başkanlık Sistemi
    3. Gençlik ve Kapitalizm
    4. Meçhule seyahat
    5. Tiyatro ve sanat
    6. Gaddarlığın ve zulmün ciynakları
    7. Özgüven ve özeleştiri
    8. Hukukta temel norm sorunu
    9. Afganistan, NATO ve Türk askeri, niçin?
    10. İktidar üzerine aykırı düşünceler
    1. Muhammed-ül Emin
    2. Sınanan özgürlük
    3. Bütünleştirme mi, bütünleşme mi?
    4. Filistin sorunu ve ötesi
    5. Yerlilerin başkaldırısı
    6. Sivil toplum
    7. Sn. Numan Kurtulmuş’u izlerken
    8. Devletin çöküşü ve helikopter kazası...
    9. Algılama ve gerçek
    10. Millî Gazete’yi okumayan Bakan
    1. Devleti işletmek...
    2. “Yanıyor güneşte petek”
    3. Klinik bir vak’a
    4. Yargılamazsan, beslersin...
    5. M.Ü. İlahiyat Fakültesi’nin 50. Yılı
    6. Darbenin anatomisi
    7. Korku
    8. Prof. Dr. Necdet Aral Hoca’nın ardından...
    9. Kongreye giderken
    10. Ağaca değil, ormana bakmak
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Akdağ: "Kürtaj kesinlikle aile planlaması yöntemi değildir"
    2. Yemen'de çatışma: 6 ölü
    3. TTNET süreli internet paketleri
    4. Kağıthane'de yine kağıt üretilecek
    5. Şehir hatları, yaz tarifesine geçiyor
    6. "Yorgunluk", deveci armudunda rekolteyi düşürecek
    7. Güçlü hafıza için elma suyu
    8. Sezaryen oranlarında dünyada ilk üçteyiz
    9. Yağışlar bal üreticisini umutlandırdı
    10. "Mavi Marmara" baskının yeni görüntüleri ortaya çıktı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Dalga askeri aşamadı
    9. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek