Hani bir hikaye vardır. Zengin bir ailenin çocuğu yakut taşının ticaretini yapmak ister. Babasının dostlarından bu işi yapan birinin yanına gider ve yakut ticaretinin sırlarını öğretmesini ister. Baba dostu tacir, gencin avucuna bir yakut taşı verir ve bir sene bu taşı elinde taşımasını ister.
Genç bu durumdan pek memnun olmaz ama tacirin dediğini tutar ve bir senen taşı elinde gezdirir. Bir senen sonra baba dostu tacire gider ve seneyi doldurduğunu söyler.
Tacir, yeni bir taş daha verir ve bir sene de bunu taşımasını söyler. Zaten bir senedir istemeden taş taşıyan genç bu tavsiyeye kızar ve hem taşın hakiki olmadığını hem de bir sene daha zaman kaybetmeyeceğini söyler.
Bunun üzerine tacir, "İşte şimdi yakut ticaretine başlayabilirsin. Çünkü sahtesiyle hakikisini ayırabiliyorsun" der.
Bunun üzerine o genç büyük bir yakut taciri olur. Eline fırça almadan yüz tane resim üzerine kitap okuyan adam resim yapabilir mi?
Karnı aç adam on tane yemek kitabı okusa karnı doyar mı? On tane yemek kitabı okumaktan çeyrek ekmek yemek mide için daha iyidir.
İmam Ebu Hanife "el-Alim ve-l-müteallim"/Alim ve öğrenci" isimli eserinde Yahudiler, Hıristiyanlar ve Mecusiler, hepsinin Allah'a iman ettiğini ancak Allah'ı tanımlarken sapıttıklarını anlatır ve bir örnek verir. Adam elindeki siyah üzüm tanesine "İnci" dediğini, elinde ayva olan birisinin "İşte inci bu" dediğini, elinde yuvarlak bir çamur olan birinin de "işte hakiki inci budur" dediğini naklettikten sonra işte bu üçü inciyi tanımamakta birleşiyorlar. Yahudiler "Üzeyir Allah'ın oğludur" demekle, Hıristiyanlar "İsa Allah'ın oğludur" demekle, Mecusiler Allah'a ortak koşmakla, Allah'ı tanımamada birleşiyorlar" diyor.
Öğrencisi soruyor, "Peki "Allah" kelimesini nereden biliyorlar?" Öğretmen: "Doğuştan kör bir insan anasından duyarak gece, gündüz, sarı, siyah kelimelerini bilir ama gerçeğini bilemez."
Şimdi inci hangisi? Bunu tespit için ne yapmalı? Dünyamızda demokrasi olduğuna göre oylayalım. "Siyah üzüm tanesine inci diyenler, siyah kağıdı atsınlar, ayva tanesine inci diyen sarı kağıdı atsınlar, çamur yuvarlağına inci diyenler gri kağıdı sandığa atsınlar" denir. Oylanır, böylece hangisi çok oy alırsa onun dediği inci olur ve ülkede bir sorundan kurtulur mu? Kurtulmaz.
Birileri de diyor ki: "inci olmayan şeylerin oylamaya sokulması yanlış. Bu, evrensel değerlere aykırı. Oylamaya katılanların hepsi yüzde yüzü çamura inci dese bu geçersizdir" diyor.
"Vay gerici, yobaz, çağdışı adam, sen nerelerden çıktın" diyerek üzerine yürüyorlar.
Peki, ama "Evrensel değerleri" kim belirleyecek? İçtiğimiz suyun, soluduğumuz havanın, kokladığımız çiçeğin, yediğimiz buğdayın kanununu kim koyduysa, özetle evreni kim yarattıysa evrensel değerleri de o belirler.
Yaratmayan, kendisi yaratılan biri kendisi gibi yaratılan hakkında değer biçerse bu hakiki değer olmaz, izafi değer olur.
Biz, bu dünyada iyi bir Müslüman olarak yaşamak ve İmanla Rabbimizin huzuruna gitmek istiyoruz. Bunun için bize yol gösteren Rabbimizin kitabını okuyalım.
Allah için canını vermeye hazır bir çok Müslümanımız var ki, Allah'ın kendisine yol kılavuzu olarak gönderdiği Kur'an'ı okumasını bilmez.
Neyi nasıl yapacağını düşmanının günlük yaptıklarını okuyarak ve onun yaptığının karşıtını/zıddını yaparak yanlışa düşer.
Biz, dünyayı ahiretin tarlası bilmişiz.
Bakara süresinin 197'inci ayetinde Rabbimiz, "...Azık edinin şüphesiz azığın en iyisi takvadır. Ey akıl sahipleri Ben'den sakının" buyurur. Takva azığı da bu dünyada kazanılır.
Tarlanın dikenlerden temizlendiği gibi dünya tarlasında pıtrak dikeni gibi insanlara batan, dünya insanının malını çalmak için devletler kuran eşkıyadan dünyayı temizlemek de Müslüman'ın azıklarından sayılır.
Tevbe süresinin 111'inci ayetine göre Müslümanlar, mal ve canlarını Cennet karşılığında Allah'a satan en büyük tüccardırlar.
Öyle ise yakutu tanıyan gençten daha fazla canımızı, dünyamızı ve cenneti yaratanın, bunlara Kur'an'da verdiği kıymete göre değer biçelim. Buyurun her gün gazetelerden okuduğunuz kelime sayısından fazla olsun Kur'an-ı Kerim'den okuduğunuz kelime sayısı. Sonucun nasıl olduğunu bir örnekle yarın sunacağım.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



