milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • AKDAĞ: "KÜRTAJ KESİNLİKLE AİLE PLANLAMASI YÖNTEMİ DEĞİLDİR"
  • YEMEN'DE ÇATIŞMA: 6 ÖLÜ
  • TTNET SÜRELİ İNTERNET PAKETLERİ
  • KAĞITHANE'DE YİNE KAĞIT ÜRETİLECEK
  • ŞEHİR HATLARI, YAZ TARİFESİNE GEÇİYOR
  • "YORGUNLUK", DEVECİ ARMUDUNDA REKOLTEYİ DÜŞÜRECEK

Yanlışları eleştirmek yıpratma anlamına gelir mi?

19 ARALIK 2009
CMT 03:25

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Ülkemizde özellikle Yargı ve TSK'ya yönelik zaman zaman gündeme gelen eleştiriler anında yargının ya da TSK'nın yıpratılmaya çalışılması olarak nitelendirilip karşı hamle geliştiriliyor. Halbuki ülkemiz ve insanımız için hayati önem taşıyan bu kurumların yıpratılması için çalışmanın bir anlamı olamaz. Buna karşılık siyasilerin her gün muhatap olduğu eleştiri sınırlarını aşan saldırılar karşısında nedense Yargı ve TSK konusunda gösterilen hassasiyet gösterilmiyor. Bu ülkede siyasilere herkes vurabilir. Böyle olunca yasama ve yürütmeye her türlü atış serbest ama TSK ve Yargı'da zaman zaman yaşanan yanlışlar sebebiyle bunların gündeme getirilmesi, ne oluyor diye sorulması bu kurumların yıpratılması olarak nitelendirilebiliyor, eleştirilerin sahipleri çeşitli damgalar yiyor. Vurulan damgaların başında hainlik geliyor. Bu ülkenin hainlerini ve kahramanlarını belirlemek sanki belli çevrelere bırakılmış bir hak gibi. Böyle olunca ister istemez ötekileştirme gündeme geliyor. Vatandaşlar arasında ötekileştirme sonucunda biz ve onlar ayrımının oluşması kadar bir ülkeye yapılabilecek kötülük olmadığını düşünüyorum.

Nedense her kurum içinde birtakım yanlış yapanların olabileceği kabul edilmek istenmiyor. Elbette her yanlış bir kasıtlı davranışın sonucu olamaz. Bazen ihmaller, bazen bilgi eksikliği gibi durumlar istenmeyen sonuçların ortaya çıkmasına vesile olabilir. Yanlışların sebebinin ortaya çıkabilmesi için hangi kurumda olursa olsun yanlışları yapanların hesap vermeleri gerekir. Bu hesap verme işinde de insanların kafasını bulandıracak gelişmeler olmamalıdır. Oluyorsa ister istemez bazı sorular gündeme gelecektir. Bu sorular belki darbe dönemlerinde gazete sayfalarına ve televizyon ekranlarına yansımaz ama fısıltı gazetesinde konuşulur durulur. Bu da söz konusu kurumları yıpratır.

Elbette bu tür tartışmalardan bugünkü şartlar devam ettiği sürece sonuç almak mümkün değildir. Eleştirilerin sahipleri mi yoksa eleştirilenlerin mi haksız olduğu net bir şekilde ilgili kurumlar tarafından ortaya konulamadığı sürece karşılıklı suçlamalar devam edip gidecektir. Bu ise ülkemizin gelişmesini, atağa kalkmasını engelleyecektir.

Netice itibariyle diyebiliriz ki yeni bir sivil anayasaya ihtiyaç vardır. Bundan da önemlisi zihniyet değişikliği şarttır. Çünkü, istediğiniz anayasayı ve yasaları yapın zihniyet değişmediği sürece istenen sonucun alınması mümkün olmaz. Yeni bir Anayasa ve yasaların hazırlanması elbette iktidarı ve muhalefeti ile siyasilerin işidir. Bir diğer ifade ile Yasama Organı'nın bunu gerçekleştirmesi gerekiyor. Ama siyasilerin bir bölümü halkın seçtiklerini Yüce Divan'a göndermekle tehdit ederken Yasama ve Yürütme'nin uğradığı saldırılar karşısında ortak bir karşı tavır geliştiremiyorlarsa yapılacak fazla bir şey kalmaz. Ve zaman zaman da siyasilerin, akademisyenlerin ve medyanın bir bölümünün fırça yemesi doğal bir hale gelir. Doğal olmayan bir durum doğal gibi algılanıyor ve ona göre muamele görüyorsa ne yapabilirsiniz ki?

Hemen belirteyim ki tüm bunları bir ümitsizlik içinde yazıyor değilim. Artık herkes bu ülkede birlikte yaşamak zorunda olduğunun bilincine varmalıdır. Kim, nerede ve hangi makamda bulunursa bulunsun sokaktaki vatandaşla yasalar karşısında eşit olduğunu unutmamak durumundadır.

Bazı kişi ve kurumlar, insanların can güvenliğini, hak ve hukuku korumak için yasalar tarafından verilen gücü kişisel anlayışlarını dayatmakta kullanmaya kalktıkları takdirde o ülkede birlik ve beraberliğin sağlanması mümkün olmaz. Bunun için uzaklara gitmeye gerek yok. Ülkemizde yıllarda beri yaşananlar bunun örneğidir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 19.12.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: tsk, yasama, gazete,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Abdülkadir Özkan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Akdağ: "Kürtaj kesinlikle aile planlaması yöntemi değildir"
    2. Yemen'de çatışma: 6 ölü
    3. TTNET süreli internet paketleri
    4. Kağıthane'de yine kağıt üretilecek
    5. Şehir hatları, yaz tarifesine geçiyor
    6. "Yorgunluk", deveci armudunda rekolteyi düşürecek
    7. Güçlü hafıza için elma suyu
    8. Sezaryen oranlarında dünyada ilk üçteyiz
    9. Yağışlar bal üreticisini umutlandırdı
    10. "Mavi Marmara" baskının yeni görüntüleri ortaya çıktı
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Dalga askeri aşamadı
    9. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek