milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • AKDAĞ: "KÜRTAJ KESİNLİKLE AİLE PLANLAMASI YÖNTEMİ DEĞİLDİR"
  • YEMEN'DE ÇATIŞMA: 6 ÖLÜ
  • TTNET SÜRELİ İNTERNET PAKETLERİ
  • KAĞITHANE'DE YİNE KAĞIT ÜRETİLECEK
  • ŞEHİR HATLARI, YAZ TARİFESİNE GEÇİYOR
  • "YORGUNLUK", DEVECİ ARMUDUNDA REKOLTEYİ DÜŞÜRECEK

“Yanıyor güneşte petek”

04 NİSAN 2008
CUM 01:30

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Ölümün sade/yalın ve gerçekliği karşısında, hayat, muammalı, karmaşık, bir bakıma belirsiz ve adeta gölge gibidir, dense yeridir. Hayatın yaşanılan bir anına bile tam bir güven ile tutunmaktan emin değiliz. İçe çekilen soluğu veremeyebileceğimiz gibi, ihtiyacımız olanı da alamayabiliriz. Bir anlık diyoruz, ama an bile bir süreyi, bir mesafeyi ifade eder. Alıp vermede, gerçekte an sözkonusu olabilir mi? Dahası an olarak kavrayış alanına dahil ettiğimiz olgu aslında olup bitenin zihnimizin ötesinde, aklımızın asla ulaşamayacağı bir dünyada cereyan etmesi olmalıdır.

Hayatı duymaya, anlamaya, anlamlandırmaya yeteneğimiz ve gücümüz, belki de sadece bize görünen yüzüyle, yeterli sayılabilir. Sayılabilir, derken, bir ihtimal durumundan çok bir zorunluluk halini işaret ediyorum. Gerçekten hayatı duyduğumuzu, anladığımızı, anlamlandırdığımızı varsaymak, farzetmek, öyle bir kabulle kendimizi ikna etmek zorundayız. Ama bunu bir zorunluluk biçiminde algılamış olmamızı yumuşatma gereği duyarak bir tür razı olmuşluğumuzu adeta bir paye olarak kendimize ayırıyoruz. Aslında hayatı duyumsadığımız, anladığımız, anlamlandırdığımız yolla kanaatımız pek öyle açık seçik gözükmüyor.

Belki de bu mahiyet ve niteliği dolayısıyla hayat muammalı, karmaşık, belirsiz ve adeta gölge gibi devinir halde ancak sezinlenebilir mesafede seyrediyor. Fakat zihnimize, aklımıza, duyarlığımıza yansıyan olarak çıkarttığımız izlenim onu bize bir gerçeklik algısıyla döndürüyor gibidir. Platon idealar dünyası-gölgeler dünyası, Kant duyulur dünya (phenomenon)- aşkın dünya (noumenon) ayrımını yapma durumuna bu itkiyle mi varmışlardı? Pek de dışarda tutulmaması gereken bir itki sayılabilir bu.

Aynı bağlam ve anlamda, ama bir metafor olarak Gazali ve Descartes’in simgesel örneklerini de hatırlayabiliriz. Diyorlardı ki, mealen, hayat olarak kavranılır düzeye çektiğimiz hal, aslında bir uyku halimizdir. Öyle ya gördüğümüz rüyada yaşadığımız olanca olaylara rağmen, hiç katılmadan, ama katılmışlığımızı yaşadığımız bir hareketsizlik içinde dururuz. Sırtüstü yatmış olabiliriz, sağ tarafımız üzere bulunabiliriz. Üstelik rüyanın dizginsiz bir an üzerinde cereyan etmesinin bilinçsiz bir gözlemcisi ancak, olabilmemize karşılık, yattığımız anın asla bilinci ya da bilinçsizliği algısına erişmeyiz. İşte Gazali, daha sonra da Descartes bu durumdan ayıkmamız olmasın ölüm!

Ne varki, sade/yalın ve gerçek oluşuyla ölümü duymamız, anlamamız, kavramamız zorun da ötesinde zor bir nitelikte kendini konumlandırıyor. Çünkü zihnimiz, aklımız sade/yalın ve gerçek olanı kavrama hususunda pek öyle donanımlı, pek öyle yetenekli ve güçlü görünmüyor. “her canlı ölümü tadıcıdır” sade/yalın ve gerçek olan bildirimi ancak duyumsadığımızı, anladığımızı farzederek tavır alabiliyoruz. Neşatî’nin “Gittin ammâ ki kodun hasret ile cânı bile” mısraındaki “giden” ile “cân”ın ilişki ve ayrımı her türlü açıklamayı yıkacak düzeyde beliriyor.

Ama insan olarak “bizcileyin” anlatımı Cahit Sıtkı bütün sadeliği içinde kavranılamayacak olanı sezdirir gibi sesleniyor:

“Gitti gelmez bahar yeli;

Şarkılar yarıda kaldı.

Bütün bahçeler kilitli;

Anahtar Tanrı’da kaldı

“Geldi çattı en son ölmek.

Ne bir yemiş, ne bir çiçek;

Yanıyor güneşte petek;

Bütün bal arıda kaldı.”

TEŞEKKÜR: Sıkıntılı günlerimde dostluklarını ve desteklerini esirgemeyen tanıdık-tanımadık tüm kardeşlerim yanımda sevgili A.Haydar’a, İbrahim Tenekeci’ye, Necdet Kutsal’a, İbrahim Balcı’ya, EvrenKaradayı’ya, Şaban Kurt’a, Osman Sarı’ya, Osman Kılıç’a, Cemil Çiftçi’ye, Yasin Doğru’ya, İhsan Deniz’e, Alim Yıldız’a, Ömer Erinç’e, Mehmet-Haydar İncimez’e, Coşkun Canlı’ya, Av. Bekir Kırmacı’ya, Ecz. Ali İhsan Şereoğlu’na, Prof. Dr. Ali Köse’ye, Prof. Dr. Ali Durusoy’a, Prof. Dr. Mazlum Uyar’a, Prof. Dr. İlhanKutluer’e, Prof. Dr. Ramazan Kaplan’a, Prof. Dr. Tahir Gören’e, Prof. Dr. Bekir Karlığa’ya, Prof. Dr. Mahmut Kaya’ya, Y. Prof. Dr. Harun Anay’a, Y.Doç. Dr. Ekrem Demirli’ye, Derviş Pakdil’e, Metin Yener’e, Av. Mehmet Ali Bulut’a ve isimlerini buraya kaydedemediğim dost ve öğrencilerime teşekkür eder, sağlık ve afiyet dilerim.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 04.04.2008 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • çok güzel

    sayın hocam sizi hayatımda örnek alarak yaşıyorum tüm davranışlarınız ve yaşam tarzınız beni mutlu edıyor yazılarız çok güzel benim en çok sevdigim yazarlar arasında birinci geliyorsunuz o kadar hayat dolu bi insansınız ki hayatınız da yapmış oldugunuz başarıları kendime örnek alarak yaşıyorum iyiki varsınız hocam ..

    SAYGILARIMLA:İSMAİL kıllıoglu

    farklı | KatılıyorumKatılmıyorum (6.7/10 puan) | 25 Şubat 2009 21:44

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

İsmail Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Sanatçının ciddiyeti
    2. Başkanlık Sistemi
    3. Gençlik ve Kapitalizm
    4. Meçhule seyahat
    5. Tiyatro ve sanat
    6. Gaddarlığın ve zulmün ciynakları
    7. Özgüven ve özeleştiri
    8. Hukukta temel norm sorunu
    9. Afganistan, NATO ve Türk askeri, niçin?
    10. İktidar üzerine aykırı düşünceler
    1. Muhammed-ül Emin
    2. Sınanan özgürlük
    3. Bütünleştirme mi, bütünleşme mi?
    4. Filistin sorunu ve ötesi
    5. Yerlilerin başkaldırısı
    6. Sivil toplum
    7. Sn. Numan Kurtulmuş’u izlerken
    8. Devletin çöküşü ve helikopter kazası...
    9. Algılama ve gerçek
    10. Millî Gazete’yi okumayan Bakan
    1. Devleti işletmek...
    2. “Yanıyor güneşte petek”
    3. Klinik bir vak’a
    4. Yargılamazsan, beslersin...
    5. M.Ü. İlahiyat Fakültesi’nin 50. Yılı
    6. Darbenin anatomisi
    7. Korku
    8. Prof. Dr. Necdet Aral Hoca’nın ardından...
    9. Kongreye giderken
    10. Ağaca değil, ormana bakmak
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Demir bariyerler ok gibi saplandı, yolcular ölümden döndü
    2. Destici: 'Dosya kapatılıyor mu' endişesi taşıyoruz
    3. Yağışlar Trakya'daki barajları doldurdu
    4. BM: Hule'deki çocukları Şebbihalar katletti
    5. Avustralya iki Suriyeli diplomatı sınır dışı ediyor
    6. İran'a yeni bir "siber" saldırı
    7. "Telefonlar ile tablet bilgisayarlar gözleri kurutuyor"
    8. Sokaklarından çöp ve kanalizasyon suyundan geçilemeyen şehir: Kerkük
    9. Ülkelerin "kötü alışkanlıklar" raporu
    10. Anaç sığır ve buzağı desteklemeleri, bugün yatırılıyor
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek