milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • AKDAĞ: "KÜRTAJ KESİNLİKLE AİLE PLANLAMASI YÖNTEMİ DEĞİLDİR"
  • YEMEN'DE ÇATIŞMA: 6 ÖLÜ
  • TTNET SÜRELİ İNTERNET PAKETLERİ
  • KAĞITHANE'DE YİNE KAĞIT ÜRETİLECEK
  • ŞEHİR HATLARI, YAZ TARİFESİNE GEÇİYOR
  • "YORGUNLUK", DEVECİ ARMUDUNDA REKOLTEYİ DÜŞÜRECEK

Yalnız doğurandır doğruyu bulan…

17 NİSAN 2010
CMT 02:05

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Sağlıklı bir insan olmanın en önemli sağlaması, gündelik hayat içinde fetvalara duyduğumuz ihtiyaç sıklığıyla belirlenir. Bu çok somut, anlaşılır ve izaha muhtaç olmayan bir yaklaşımdır. Yaşantımızı belirleyen hususları neye göre ayarladığımızla ilgili bir şeyden söz ediyorum elbette. Adına ömür denilen yolculuğumuzun son bir yıllık muhasebesini göz önüne getirdiğimizde, meseleler karşısında duyduğumuz tedirginlik, 'nasıl' olduğumuzu da ortaya koyar. Bizler, yani yaşama tutkuyla bağlanmayanlar, Hakikati aramakla mükellefiz. Ancak hakikatin nerede olduğunu nerden bileceğiz? Doğrunun ve yanlışın nerede olduğunu nasıl anlayacağız? Hakikat hırkasının hırsızlarca giyilmediğini nasıl fark edeceğiz?

Burada bir paragraf açıp, yazının giriş kısmı ile bundan sonra devam edecek kısmı üzerine birkaç şey söylemek gerekecek; bu yazının daha henüz ilk paragrafı bile, bazı okuyucular katında 'klasik' bir konuşma olarak okunacak ne yazı ki. Klasikler, bugün bir tekrar aracı olmuyorsa aslında önemlidir, diyerek ilk paragraftan mütevellit bu yazıyı 'klasik bir konuşma' olarak algılayacak okurların, 'klasik' okurlar olduğunu belirtmeliyim.

Bir tekrarlar okuru... Yetmişli yıllar Türkiye İslamcılığının olumsuz sonuçlarından biridir bu. İnsanların ciddi bir kısmı, sizinle bir hakikat arama yolculuğuna çıkmaktan imtina eder. Bunun yerine, ağzınızın içine bakmalarının altında, kimin haklı kimin haksız olduğunu öğrenme rahatlığı yatar... Ancak belli kıstaslarla aranılan hakikat, bize her zaman doğruyu ve yanlışı büyük oranda netlikle verir. O halde sormak zorundayız; doğru nerdedir, yanlış nerdedir?

Peşinde bir ömür tüketilen bu zor soruların, yaratılmış olmamızın hikmetlerine işaret eden tarafları da var. Bununla beraber hakikat, peşinde bir ömür tüketilecek kadar da meşakkatli bir mesai istiyor. Ancak kolay sağlamaları var. Doğruyu ve yanlışı görmek için, kolay sağlamalara bakmamız yeterli olacaktır. Doğruyu kim söyler, yanlışı kim yapar?

Doğru nedir?

Öncesinde şunları izaha kavuşturalım; doğru nedir, yanlış nedir? Felsefe Terimleri Sözlüğü'nü dinlersek doğru'nun karşılığını 'düşünme (mantık) yasalarına uygun olan' diye verecektir. Matematik Terimleri Sözlüğü'nü dinlersek, 'düz açı' cevabını verir ki doğru nedir sorusunun karşılığında elimizde hiçbir şey olmaz. Büyük Türkçe Sözlük ise 'gerçeğe uygun olan' der. Basitçe anlaşılabileceği üzere, 'doğru'nun ne olduğu konusunda bile insanın elinde karmaşık bir izahat var. Yanlış için de benzer şeyleri ortaya çıkarmak mümkün.

Doğru'nun karşılığını, 'düşünme yasalarına uygun olan' diye alırsak, işler daha da çığırından çıkmış olur. Zira 'düşünme yasaları da nedir?' diye bir soruya cevap aramakla meşgul oluruz. 'Müslüman'ca bir duruş sergilemek' hem teoride hem de eylem bazında tutarlılığı gerektirir. Şunu söylemeye çalışıyorum; doğrunun/güzelin/faydalının ve yanlışın/çirkinin/zararlının ne olduğunu yalnızca Âlemlerin Rabbi olan Allah belirler. Dolayısıyla durumlarla ya da ilişkilerle ilgili, bir şeyin iyi ya da kötü, doğru ya da yanlış olduğunun bilgisini bize yalnızca İslam verir. Bu cümle, söylendiğinde rahatlıkla ağızdan çıkan kolay bir cümledir. 'Evet, elbette her şeyi Allah bilir' demekten daha rahatlatıcı bir cümle yoktur bir Müslüman için. Ama mesele öyle değil.

Allah'ın her şeyi biliyor olmasından şüphe etmek, kişinin mümin olma vasıflarını yitirmesine sebep olur. Bunu söylemiyorum. Bizler, neyi biliyoruz? Bilmemiz gerekenleri nereden ve nasıl bileceğiz? Soru da budur sorun da budur. Daha önemlisi, hakikat hırkasını hırsızların sırtlarına geçirmediklerini nasıl anlayacağız?

Hz. Âdem'den bu yana, dünya üzerinde insanoğlunun tecrübesinin çoğaldığını söyleyebiliriz. Milyonlarca yıldır dünyadayız ve artık dünyayı çözmüş olmamız gerekirdi. Ancak milyonlarca yıldır yaşayan şeytanın, insan üzerindeki tecrübesinin çoğaldığını da fark etmek gerekir. Buna göre, şeytan da insanı çözmüş olmalıydı. Ama ne şeytan tamamıyla insanı çözebilmiştir, ne de bizler tam anlamıyla dünyayı çözebilmiş durumdayız. Debelenip duruyoruz.

Doğruyu kim söyler?

Doğruyu yalnızca doğru ağızlar söyler. Bu yargı, doğru olanın ne olduğunun yaklaşık resmini elimize verir niteliktedir. Doğru ağızları görmek sanıldığından daha kolaydır. O ağızların kimin ekmeğini yediğine bakarak, bu karmaşa dünyasını kendimiz için izahı mümkün kılabiliriz.

Sadece bir çift tedirgin gözü etrafta gezdirerek ve hangi sözlerin kimler tarafından söylendiğine kulak kesilerek yargılarımızı muhkemleştirebiliriz. Doğruyu bulmak, hakikati bulmanın ilk adımlarından biri olduğuna göre, yürümemiz gereken bu yol bizler için hayati bir konum ifade etmektedir.

Bu çağın en büyük bunalımı, hakikat hırkasının hırsızlarca kullanılmasında yatıyor. Tarih boyunca her devir kendi çocuklarını üretmiştir. Devre bakarak çocuklarını tanıyabiliriz. Hangi şartlarda, hangi ağızların kimlerin ekmeğini yediğine dikkat etmek gerekir. Bu dikkat bizi doğruya yaklaştıracaktır. İslamcılığı soysuzlaştırarak ortaya çıkmış üretim araçları sayesinde zengin ve popüler olanların İslamcı düşünceye yönelttikleri eleştirilerin ancak bu dikkat sayesinde 'doğru' olmadığını fark edebiliriz.

Daha açık söylersem, kamu otoritesinin liberal alçakların eline geçtiği bir dönemde kimler hangi araçlar vesilesiyle popüler olmuşsa, onların da tamamının liberal birer alçak olduğunu söyleyebiliriz. Onlar hiçbir vakit bir güzellik doğuramazlar, tamamı sadece bir üretim sonucudur.

Bunların hiçbiri 'doğru'yu söyleyenler olamazlar.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 17.04.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: fetva, sağlık, insan, müslüman,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Yusuf Genç

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Numan Kurtulmuş yepyeni bir ülkenin habercisi olabilir!
    2. ‘Kılıç kımıldadığı müddetçe düşman kımıldamaz’
    3. Uzun sözün kısası
    4. İnsanlar ve domuzlar!
    5. Haber siteleri neyin haberini verir?
    6. Ali Şükrü Bey niçin öldürülmüştü?
    7. Yalnız doğurandır doğruyu bulan…
    8. İyi göremeyenler yavaş yürümelidir!
    9. İstanbul halkının parası, Yahudi mezarına mı gidecek?
    10. İsmet Özel’e hakkını verecek miyiz?
    1. Cumhuriyet 29 Ekim 1923’te değil, 7 Haziran 1924’te kabul edildi!
    2. İsmet Özel’e hakkını verecek miyiz?
    3. Numan Kurtulmuş yepyeni bir ülkenin habercisi olabilir!
    4. Bir İsmet İnönü portresi
    5. Sait Faik’in hikâye dünyası
    6. İzmir suikastını, İsmet İnönü mü tertip ettirdi?
    7. John Maynard Keynes’i yıkmanın on altın kuralı
    8. Malcolm X ve Fidel Castro
    9. Ana haber sunucusu kaç paralık teröristtir?
    10. Türkiye’de muhafazakârlık
    1. Ana haber sunucusu kaç paralık teröristtir?
    2. Mançurya da kahrolur, niye kahrolacaksa*
    3. Bin hırkayla üşüyün, bin lokmayla boğulun
    4. İsmet Özel’e hakkını verecek miyiz?
    5. Gördüğümüz yer, durduğumuz yerdir
    6. Kâfire mucize gösteremezsiniz
    7. Kılıçlarımızı ancak kalkanı almak için bırakmalıyız!
    8. İzmir suikastını, İsmet İnönü mü tertip ettirdi?
    9. Hasan Aycın ve Kudüs Ey
    10. Ümmetin namusu, tüfeklerin namlusundadır!
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Demir bariyerler ok gibi saplandı, yolcular ölümden döndü
    2. Destici: 'Dosya kapatılıyor mu' endişesi taşıyoruz
    3. Yağışlar Trakya'daki barajları doldurdu
    4. BM: Hule'deki çocukları Şebbihalar katletti
    5. Avustralya iki Suriyeli diplomatı sınır dışı ediyor
    6. İran'a yeni bir "siber" saldırı
    7. "Telefonlar ile tablet bilgisayarlar gözleri kurutuyor"
    8. Sokaklarından çöp ve kanalizasyon suyundan geçilemeyen şehir: Kerkük
    9. Ülkelerin "kötü alışkanlıklar" raporu
    10. Anaç sığır ve buzağı desteklemeleri, bugün yatırılıyor
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek