Hâlâ yaz mevsimine geçemedi şu Arap Baharı hikayesi... Daha ne kadar bekleyeceğiz derken geçen hafta internette rastladığım merhum Erbakan Hocamızın bu konuda verdiği tek cümlelik veciz mülakat zihnime takıldı: 'Arap Baharı mı? Siyonizm kadro değiştiriyor.
Devrilen devrimci Kaddafi
Bugün facebookumda Kaddafi'nin kulağını çektiğim resmi yayınladım. Kaddafi'nin Arapça yazılışı 'Kazzafi' şeklinde. Adamı saran iktidar hırsı öylesine güçlü ki kendisine bağlı aşiret reisleri ve hatta öz oğlu bile artık bu işin sonunun geldiğini görmelerine rağmen adamın 'kaz zaafı' modunda direnmesi onun insandışı halini yansıtıyor. Ben de onu facebookumda bir güzel kulağını çektiğimin resmini yayınlayıp diğer savaş suçlularına ibretlik ettim... Darısı Suriye'de Cuma baskıncısı Esed'in başına.
Rahmetle andıklarımız
'Veren de o alan da o nedir senden gidecek / Telaşını gören de can senin zannedecek'. Necip Fazıl Kısakürek... Bu Ramazan sezonunda ebediyete intikal eden dostlarımız İstanbul İHL arkadaşımız Kaptanpaşa mahalle muhtarı Ali Rıza Sivritepe, çevre profesörü Ferruh Ertürk abimiz ve Kanal 7 spikeri Hafız Cemalettin Tül'ün babasına rahmet, kalanlara sabrı cemil diliyoruz...
BM raporu
BM denen bu uluslararası kuruyasacı kurumun sabıkası zaten kabarık değil mi? Dünya sisteminin Truva atı gibi çalışmakta olduğunu Bosna'da Serebrenitzaya, Sudan'a, Afrika'ya sorun, anlatsın... Geçen hafta Somali'den İHH adına çalışma yapıp gelen sevgili Recep Güzel kardeşimiz radyo programımda anlattı Birleşmiş Milletler vicdansızlığını... Daha doğrusu anlatmak istemedi, boşuna vakit kaybı olmasın onların ne yapıp/yapmadıklarına değil biz kendi işimizi yapalım adına konuştu. BM Somali kampı bütçesinin ancak % 9 oranını oradaki ihtiyaç sahiplerine vermekte onun dışında kalan % 91 bütçe ile kendi kaldıkları mekanları ihya ederek keyif yapmaktalar. Bizzat İHH olarak ihtiyaç sahipleri için başvurdukları talepte bulundukları ilaçları bile vermemekte diğer yardım taleplerinde de aynı tavrı göstererek sonuçta 'biz sizinle çalışmak istemiyoruz' diyerek uluslararası muteber STK olan İHH'yı bile dışlamaktan çekinmemekteler o mahrumiyet bölgelerinde.
Nesli kurutmak
Ayrıca dikkatimizi çeken ilginç bir konu da BM'nin verdikleri gıda yardımı idi! Pirincin kabuğundan ayrılmış sırf beyaz kısmı gibi yiyeceklerle yıllarca verdikleri bu tür gıda maddeleri insan bünyesinde ayrıca takviye besleyiciler de olmadığından hızla şeker hastalığı diabet yaptığından yakın bir gelecekte müslüman Afrika bölgelerinde nesli yok edecek sonuçları hedeflemekteler... Recep Güzel'in de anlatmak istediği; ancak yine bizim dışımızda oralara kimsenin hayrı yoktu şerden başka... Hayırsever insanımızın yardım ve destekleri ile yıllarca bir ve beraber olduğmuz müslüman Somali'de, Afrika'da, Doğuda, batıda her yerde, yeryüzü dirilişini bizim dirilişimizle beklemekte. Zaten oradaki bir Somalili Receb'in yardımını önce onu beyaz görüp de hıristiyan zannedince yardımını almak istememiş ama sonradan cemaatle namaz kılıp birlikte olunca biraz da serzenişte bulunarak 'siz 200 senedir neden gelmediniz, neredeydiniz?' demiş...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



