Madem sinema en güçlü silah... Neden biz de aynı silahı kuşanıp birinci sınıf kalitede film çekmeyelim?
Madem potansiyel var, o halde ne duruyoruz. Bu bakımdan Kurtlar Vadisi Filistin, İsrail'i yönetenleri rahatsız ediyor ve bu noktada meseleyi bam telinden yakalıyor.
Almanları anlamak mümkün değil. Almanlar, Kurtlar Vadisi Filistin filminin gösterimini "İsrail karşıtı propaganda" yaptığı gerekçesiyle durdurmuş. İsrail yerine Almanya'nın rahatsız olması ne tuhaf.
Halbuki Hollywood yıllardır tüm Almanları "nazi" benzetmesi yaparak öteledi.
Yıllardır sinema diliyle suçlanan bu millet değil mi? Halen Alman sinema salonlarında kendilerini "vahşi, barbar, katliamcı" olarak gösteren filmler vizyonda değil mi? Nasıl olur da kendilerini aşağılayan ve töhmet altında bırakan bir düşünceyi korumaya çalışırlar?
Hollywood, Yahudilerin en güçlü silahı. Ürettiği filmlerin yüzde 90'ı İsrail yanlısıdır. Sinema dilini çok iyi kullanabilen ve bunu propaganda aracına dönüştüren başka bir millet var mıdır?
Ne zaman İsrail bir katliam yapsa, hemen ardından "Hitler mağduru mazlum bir millet" film vizyona girer. Zihinler sürekli olarak "ezilmiş bir toplumu" izleyerek oyalanır.
Schindler'in Listesi filmini izleyen etkisini uzun müddet üstünden atamaz. Gerçekten iyi bir kurmacayla kotarılmış en güzel Yahudi propaganda filmi.
Hatırlayın, İsrail 2002 Mart'ında yine Gazze'yi topa tutmuştu. Hatta, Yaser Arafat'ı beş hafta boyunca ofisine hapsedip, dünya ile resmen alay ettiler. İşte tam bu kanlı dönemde bir "nazi" aleyhtarı film vizyona girdi: Piyanist.
Bu yapımı, bir de 9 Oscar ödülü vererek gündemde tuttular. Maksat "Ey Dünya, bakın biz de fırınlarda yandık, katliama maruz bırakıldık" dedirtmekti.
Sonra yine Gazze'yi bombalarla dövdüler. Katliam dünya kamuoyunun gözü önünde cereyan ederken, bu sefer, Adolf Hitler'e başarısız bir suikast düzenleyen Albay Claus Von Stauffenber'i canlandıran bir film vizyona girdi. Üstelik ünlü bir isim yani Tom Cruise'yi oynatarak. Film tutmadı. Ama propaganda amacına ulaşmış oldu.
Quentin Tarantino'nun son filmi "Soysuzlar Çetesi" de Yahudilerin Almanları aşağıladığı yüzlerce filmden bir tanesi. Brad Pitt'e rağmen, film tutmadı. Ama onu da ödüle boğdular. Bu sefer biraz ileri gittiler ve bu filmde "Nazi"ler Hitlerle birlikte bir sinema salonunda toptan yakılıyordu. Filmin finalinde,"İşte Yahudinin intikam yüzü bu" diye kahkaha atan bir kadın, aslında dünyaya şu mesajı veriyordu: Yahudiler nerede olursa olsun "intikamını bir şekilde alır."
Yahudilerin film ve propaganda silahıyla zihinlere bilinçaltı mesaj göndererek devamlı "mağduriyetini" hatırlatmaları, onların kanlı katliamlarını örtmek için bir araç olduğunu, bugün bütün dünya biliyor. Ancak yüksek sesle dile getirmekten kaçınıyor herkes.
Yahudilerin düşmanca propaganda filmlerine rağmen, Almanların ciddi manada "Yahudi eleştirisi"ne yönelik film çektiğini hatırlayanınız var mı?
Almanların "nazi" izlerini silmek için yıllardır "anti/semitizm" korkusuyla Yahudilerin aleyhine tek kelime konuşmaması acaba, Berlin'de Yahudilere ait ev, dükkan ve sinogoglara saldırıp yüzlerce kişiyi öldürdüğü 9 Kasım 1938'in izlerini silebilmek için mi?
Muhtemelen öyle. Çünkü yıllardır kendileri hakkında çekilen yüzlerce filme başka nasıl tahammül edebilirlerdi.
Ancak Almanlar şu gerçeği de göz ardı etmemeli:
Geçen yılın ilk dokuz ayında Almanya'da sekiz yüz Yahudi düşmanı 14 bin de aşırı sağcı şiddet eylemi kaydedilmiş. Polisin hakkında soruşturma açtığı 471 eylemcinin sadece 4'ünün tutuklandığına dikkatinizi çekerim. Demek Alman aleyhtarı filmler, içten içe Alman ırkçılığını da harekete geçiriyor.
Gelelim Kurtlar Vadisi Filistin'e. İsrail bilindiği gibi TRT 1'de gösterilen "Ayrılık" dizisine kafayı takmış, ekrandaki görüntüye tahammül edememişti. Küstah bir açıklama yaparak Türkiye'ye nota vermeyi ihmal etmediler. Halbuki ekranda gösterilen sahneler gerçekti. İsrail'i rahatsız eden nokta, bu gerçeklerin film diliyle dile getirilmesiydi.
Bu şunu gösteriyor. Sinema diliyle bir takım söylemleriniz olabilir. Nitekim Kurtlar Vadisi Filistin, Gazze'ye insani yardım malzemeleri götürmeye çalışan gemilere yapılan kanlı baskını dile getiriyor. Fragmanda Mavi Marmara gemisi baskınını bundan daha iyi anlatılamazdı herhalde.
Madem sinema en güçlü silah... Neden biz de aynı silahı kuşanıp birinci sınıf kalitede film çekmeyelim?
Madem potansiyel var, o halde ne duruyoruz. Bu bakımdan Kurtlar Vadisi Filistin, İsrail'i yönetenleri rahatsız ediyor ve bu noktada meseleyi bam telinden yakalıyor.
Bizlerin artık "Geceyarısı Expressi" kompleksini üzerimizden atmanın zamanı geldi.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



