Beni yoktan var ettin ve toprağa (balçığa) nefesinden can verdin. Ve insanoğlunu öyle sevdin, öyle güvendin ki onu Cennet Bahçe'nde yarattın.
Beni kainata yeni bir varlık olarak yarattın. Beni mahlukat aleminde "yaratılmışların en şereflisi" kıldın. Çamurdan mayaladığın bedenimin göğüs çatısına ruh, nefs, ve gönül tahtlarını kurdun. Bana sonsuzca düşünen akıl, duygular üreten bir ruh bağışladın...
YA RAB!
Ateşten yarattığın iblis kibirinden insanı yarattığında ona düşman oldu. Ve o iblis, insanoğlunu senin yüce bilgin altında doğru ile yanlış, ilahi olanla dünyevi olan, iyi ile kötü arasında bir sürekli bir savaşa soktu. Kibrini ve ihtirasını insanoğluna aşıladı.
Önce Cennetimi sonra var edilme hikmetimi kaybettim. Ceza ve imtihan için indirildiğimiz dünyada kendimi güçlü, ölümsüz ve her şeyin hakimi saydım...
Varlığımızın başlangıcından bu yana süregelen bu savaştan sana yakışan kullar olarak çıkanlardan olmak ne büyük mutluluk olurdu Ya Rab.
Ama biliyorum ki Allah'ım, ben de bu savaşın çoğu cephesinde yenildim. Bilerek ve bilmeyerek yenildim. "Şeytana uydum."Beni bağışla Ya Rab.
Çünkü insan olarak bana bağışladığın can'ın, can'a ait aklın kaynağını unuttum. Nefsimi kirlettim, gönlümü iyiliklerine ve güzelliklerine kapadım.
Benim içimde ve dışımda akıp giden zamanı duymadım. Fani olanla, ebedi olanı karıştırdım. Kendime ölümsüzlük yakıştırdım. Bana bahşettiğin gideni hatırlama; gelecek olanı tasarlama yeteneklerimi doğru kullanmadım.
EY YÜCE YARADANIM,
Nimetlerle doldurduğun dünyayı eşyalarla boşalttım. Kendimden doymak bilmeyen yeni bir varlık, yeni bir nefs ürettim. Eşyaya ve insana hükmetmeye çalıştım. Dünya nimetlerinin ardından şeytanca kurgularla bıkmadan usanmadan koşturdum.
Eşyadan putlar yaptım. Eşyası olmayanı aşağıladım. Yaratılmış olanla değil sahip olduklarımla gururlandım.
Yaratılmış olduğumu unutarak çevremin hakimi olmaya, saltanat sahibi olmaya uğraştım. Sana, sadece sana ait olan üstünlüklere heves ettim.
Daha fazla servet için bize bağışladığın tabiatın göğsünü hançerlemeyi, suyunu kurutmayı, yeşilini katletmeyi, toprağını çölleştirmeyi marifet saydım, kâr haneme yazdım.
Mal-mülk ile, iktidar-ikbal ile fanilere ait zaaflardan kurtulacağımı sandım. Malı-mülkü Allah için değil, Millet için değil; kendi yeteneğimle kendim için kazandığıma inandım. Mülkle şeref ve haysiyete, mülkle üstünlüğe, mülkle ölümsüzlüğe ulaşılacağını sandım. Unuttum ki bütün mülk ALLAH'ındır. Göklerin ve yerin mülkü senindir Ya Rab.Gücünde, kuvvetinde, kudretinde kaynağı sensin Ya Rab.
Verdiğin nefsten kibir, ihtiyaçtan ihtiras, sevgiden şehvet ürettim.
YA RAB!
Hiçbir canlıya bahşetmediğin akıl ve gönül zenginliğine rağmen günahkarım. Vicdanımı susturarak, imanımı uzaklaştırarak yaşadım.
Ola ki gönül zenginliği yerine hasislik, merhamet yerine gaddarlık, huzur yerine nefret ürettim.
Ola ki çok insan kalbi kırdım, çok kul hakkı yedim.
Ola ki ne olursa olsun kâr etme şehvetine garkolup hileli mal ürettim ve sağlam diye sattım.
Ola ki, ihtiyaçları olmadığı halde gereksiz malı, insanların kafalarını karıştırarak aldırdım.
Ola ki eşyadan üstünlükler ürettim, eşyayı insandan, imandan değerli kıldım.
Ola ki benim hatalarımdan çok er işsiz, çok hane aç kaldı...
Ve benim gibi iblisle birlik olanların kurduğu haksız düzenlere ses çıkarmadım, alkışladım ve onlara yandaş oldum.
Kavgaya, savaşa, kıyama, istilâ ve eziyetlere seyirci kaldım. İffetini, onurunu koruyamayacak kadar ezilen insanlarla kardeş olduğumu unuttum.
Ve ben bu hırsım, bu açgözlülüğüm nedeniyle YARADAN'ın bahşettiği toprağa gönül dolusu ve huzur içinde çıplak ayakla basamadım, kendimi dünyanın yeline, rüzgarına bırakamadım. Ağaçlarla sallanıp, kuşlarla dillenemedim; sularla çağlayıp bulutlarla uçamadım. Seher vaktinin tadını, yıldızların görkemli şölenini, gökyüzünün enginliğini, aydınlığın gücünü ve gölgelerin kıymetini bilemedim. Ve bütün yaratılmışlarla birlikte sana dönemedim, seni zikredemedim.
Hep bir nedenim, hep bir çabam, hep bir işim-uğraşım oldu. Hep dünyaya ait kaldım. Hep iblisle aynı masaya oturdum, onu içimde ve aklımda taşıdım.
Şehvet ve ihtiras kılavuzum, hırs ve iktidar mağlubiyetim oldu.
Ben mağlup kullarındanım YA RAB!Şimdi bu Arafat meydanında mahşerin provasında Hz.Nuh'un feryadıyla itiraf ediyorum enni malrubun fantasır yenildim Ya Rab.Sen bana yardım et. Günah işleyenlerdenim. Sana yüz akı ile gelen, tertemiz gelen kullarından olamadım. Beni bağışla ve benim kendimi yeniden var etmeme, nefsimi terbiye etmeme yardımcı ol.
Kurumuş gönlümü aç, kalp gözümü geri ver, akıl ve vicdanımı temizle...
Çünkü sen yaradansın. Esirgeyen ve Bağışlayansın!
Çünkü ben aciz bir kulum ey Yüce Yaratan!


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



