milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

10 ŞUB 2012 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DERİN SAVAŞ
  • BİLMECE YUMAĞI
  • 'ORTADA SUÇ FALAN YOK'
  • DAVASININ ERİYDİ
  • TEZKEREYLE Mİ DÖNECEK?
  • FİDAN'I KİM HARCAMAK İSTİYOR ?
  • DIŞA BAĞIMLI OLARAK BÜYÜK DEVLET OLUNAMAZ
  • BİR ÜLKENİN BAŞBAKANI, EMPERYALİST PROJE İÇERİSİNDE YER ALABİLİR Mİ?
  • FATİH'İN KARADAN YÜRÜTTÜĞÜ GEMİLERİN BELGESİ BULUNDU
  • BÇG'Yİ DE GÖRÜN

Waldo sen neden gemide değildin? Henry sen neden gemidesin?

07 HAZİRAN 2010
PZT 03:00

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Ellinin üzerinde ülkeden, yedi yüze yakın insanî yardım gönüllüsü... Ellerinde tertemiz yürekleri, yüreklerinde insanlık dışı muamelelere terk edilen Filistinlilerin çığlıkları...

Toprakları işgal edildiğinden beridir saldırılar, sözde güvenlik önlemleri, ekonomik ambargolar, iç ve dış tehditler arasında yaşayan Filistinliler önce karanlığa gömülmüş, ülkedeki yaşam standardı yoksulluk sınırından açlık sınırına indirilmişti. Ardından Gazze, İsrail'in yarı açık cezaevi haline getirilmiş, en aşağılık davranışlara maruz bırakılmış, insanlık dışı katliamlara sabretmiş, ağlamış, ağlamış. Anaların gözyaşları, bebeklerin sesi gökyüzünü parçalamış.

Kuşlar vurulmuş. Kuş seslerinden mahrum bırakılmış Gazze'li çocuklar, kuş seslerine kavuşmalarını umut ederken silah sesleriyle karşılaşmış, feryat ve silah sesleriyle büyümüş.

Nuh'un Gemisi'ni bekleyen çocuklar

Filistin, Ortadoğu'nun kalbidir. Asya'da bulunan ülkeleri Afrika'dakilerle birleştiren bir köprüdür. 1948'den beridir Ortadoğu coğrafyasında özellikle de Filistin'de akan kanın durdurulması için bir başkaldırının geçekleşmesi, bir manifestonun yazılması elzemdi. Yazılacak olan manifesto şimdiye kadar ki yazılmış manifestoların en üstünde yer almalı, en ulvî duygularla yazılmalı, mürekkebini yeryüzünün can damarlarından almalı, herkese ulaştırılmalı ve tarih boyunca da hep akıllarda kalmalı idi.

Gazze "Nuh'un Gemisi"ni bekliyordu. Dünyanın her tarafından vicdan sahibi insanların "Artık Yeter" demelerini, toplu bir çığlık yükseltmelerini, "bir" olmalarını bekliyordu. Medya bombardımanı yaşanan dünyamızda, vicdan sahibi medyaların birleşeceği ve İsrail'in riyakâr sözlerinin üstüne gideceği bir anın gelmesi, güneşin yeniden doğması, kuşların yeniden ötmesi, anaların feryatlarının dinmesi için yola çıkılmıştı.

Edward Said: Birileri seslerini yükseltmeli

İsrail askerlerinin Tevrat'ta geçen "öldürmeyeceksiniz" emrini neden dinlemedikleri konusunda Karl Marks, "Yahudi Sorunu Üzerine" incelemesinde yıllar önce şöyle bir tespitte bulunmuştu: "Yahudi'nin sırrını dinde aramamamız, tersine dinin sırrını gerçek Yahudi'de aramamız gerekir. Acaba Yahudiliğin dünyasal temelleri nelerdir? Kar fırsatını ele geçirmek pratik zorunluluktur. Acaba Yahudiliğin dünyadaki ibadeti nedir? O da kârdır. Tanrıları kimdir? Bu da maldır."

Tanrıları "mal" olan vicdansız bir grup asker yüzünden, merhamet ve şefkatsiz, sevgisiz ve aşksız bir grup insan(!) yüzünden, tüm dünya ağlamak zorunda mıydı?

Bir uyanış gerekiyordu. Yaşadığı dünyanın tüm sorunları karşısında kendini sorumlu gören bir eylem adamı olan Edward Said'in çığlığı gibi bir çığlıkla uyanış...  Siyonizme taş atarak şöyle diyordu Edward Said: "Bu taşla yirmi iki yıllık işgalden sonra topraklarımızdan çekilen bir orduya "yürrüüü, bir daha da sakın buralarda görünme" dedik. Sağlıklı bir anarşi, zafer sarhoşluğu var. Ben ve Babel Fatma'daki diğer insanlar, hayatımızda ilk kez kazandık..." Sözlerine şöyle devam ediyordu Said: "İsrail politikaları bölge için tam bir felaket getirdi. Güçlerini her artırdığında veya Filistinlilere verdiği felaket bir yana etrafındaki yıkıntıyı her genişlettiğinde kendisine karşı duyulan nefret de arttı. Dünya İsrail'i kınamamakta. Bu çirkin eylemlerin kendilerini temsil etmediğini hissedenlerin, durdurulması yönünde istekte bulunma zamanı gelmedi mi artık?"

Hakan Albayrak'ın deyimiyle, bedeli çok ağır da olsa birilerinin bir çığlık atması gerekiyordu, o çığlık çok ağır da olsa atıldı. Filistin'e gitmek için içinde kadınların, çocukların, yaşlı insanların da bulunduğu İnsani Yardım Gemisi'ne 31 Mayıs 2010 tarihinde ateş açıldı. Yüreklerinin ve yardım malzemelerinin haricinde hiçbir şey taşımayan insanlara, dünyanın gözü önünde, uluslararası sularda helikopterler, hücumbotlar ve ağır silahlarla saldırıldı.

Vicdan ayaklanması

İnsanlıktan nasibini alamayan Siyonistler, silahsız insanların üzerine bomba attı, ateş açtı, öldürdü. Barışın kapılarını tüm dünyaya kapatan İsrail, 546 yolcu ve 29 mürettebattan oluşan; bir yaşındaki çocuğun, seksen yaşındaki amcanın, ömrünün baharında gençlerin, her şeyini geride bırakıp da yola çıkmış bir kadının, mütebessim çocukların, dünyanın merhametsizlikten kuruyacağı korkusuyla 'o gemiye binip' yola çıkan ellerinden yüreklerini taşıyan insanların gemisini vurdu.

İsrail yalnızca uluslar arası hukuk kurallarını ve savaş etiğini değil; aynı zamanda dünya vicdanının sorumluluğunu kalbinde taşıyan bir grup vicdan sahibi insanı görmezden geldi. TV Net muhabiri Sümeyye Ertekin'in de anlattıkları, manifestonun yazılmaya başlandığı tarihi bir anın başlangıcını işaret ediyordu: "Gemimizde sabah ezanı okunmaya başlanmıştı. Okunduğu anda etrafımızda hücumbotlar birikti. 10'a yakın helikopter, 30'un üzerinde hücumbot, 4 tane fırkateyn, 2 tane denizaltıyla etrafımızı çevirdiler. Hücumbotlarla gemiye giremeyince, helikopterle ateş ederek indirme yaptılar. Ses bombası ve gaz bombası attılar. Daha sonra hepimizi güverteye çıkarmaya başladılar. Hem fiziksel hem psikolojik işkence yaptılar. Bana "İsrail'i seveceksin, Filistinlilerden nefret edeceksin" tamam mı diye üzerime geldiler..."

Bosna savaşında direnişe de katılan Hakan Albayrak, yaptığı ilk açıklamada yaşadıkları üç günü şöyle özetlemişti: "Uluslararası sularda, Gazze'ye 73 mil mesafede, sivil bir gemi, yüzlerce İsrail askerinin saldırısına uğradı. Sabah namazı vakti, millet sabah namazı kılarken, botlarla, savaş gemileriyle, helikopterlerle, sis bombalarıyla, ses bombalarıyla, önce plastik mermiler, sonra gerçek mermiler... Böyle bir şey bekliyor muyduk, İsrail'den her şeyden bekliyorduk ama uluslararası sularda buna cüret edebileceklerini sanmıyorduk. Canlı kalkan olmaya hazırdık. Gazze'ye yardım gönderen insanların emanetine sahip çıkmak için, üzerimize düşeni yapmaya kararlıydık. Uzun bir hikâye bu, ellerinden geleni yaptılar bizi sindirmek için. Ama yılmayacağız, Gazze'ye özgürlük kampanyamız devam edecek. Gazze'den Peru'ya kadar dünyanın dört bir yanında Gazze'ye bu vicdan ayaklanmasına destek veren, herkesle birlikte İsrail'i bu konuda dize getireceğiz. Bu eylemden önceki dünya ile bu eylemden sonraki dünya artık aynı dünya değil."

Waldolarımız yanımızda mı?

"Dünyaya gelmek bir saldırıya uğramaktır. Doğan bebek havanın ciğerlerine olan saldırısının verdiği acıyla haykırır. Soğuk saldırır bize, sıcak saldırır. Açlığın, hastalığın, korkunun saldırılarını savuşturma yoluyla yaşarız, hayatta kalırız. Yaşıyor olmak, savaşıyor olmaktan başka bir şey değildir. Bir gün son nefesimizi verdiğimizde bize yapılan ilk saldırıyı tamamen püskürtmüş oluruz. Savaş bitmiştir" cümleleriyle başlayan İsmet Özel'in "Waldo Sen Neden Burada Değilsin" kitabı, Waldolarımızın yanımızda olmasıyla "güç birliği" içerisinde olabileceğimizi ifade eder. Waldolarımız yanımızdaysa, aydınlar fonksiyonunu yerine getirmiş, toplum marifete ermiş demektir. O halde herkes çevresindekilere, arkadaşlarına, dostlarına kısacası 'Waldo'larına bu soruyu sormalıdır.

Filistin için, Gazze için, İnsani Yardım Gemisi için, insanlık için, kuşlar için söyleyecek bir sözümüz, yapacağımız bir eylem, yazacağımız bir yazı, haykırabileceğimiz şarkılarımız olmalı. 'Waldo'larımızla birlikte Mavi Marmara şiirimizi yüksek sesle okumalıyız kâinata. Her daim Gazze'yi hatırla(t)malı, umudun düşmanı vicdansız İsrail askerlerine karşı "yüreği sevgi şefkat ve merhamet dolu iyi insan"ı her zaman göstermeli, pişmanlıklarıyla azap çekmelerine vesile olmalıyız.

Hangi görüşten, inanıştan, kültürden, kimlikten olursa olsun; gemide bulunan insanların yaşama ve Gazze'ye yardım götürme hakkının tüm ideolojilerden üstün tutmalı, tankla, topla, tüfekle, sürdürülen vahşete karşı elimizdeki tüm sanatsal araçlarla da mücadele edebilmeliyiz. Entelektüel, siyasi, ekonomik, duygusal ve psikolojik olarak her cephede çabalamalı, gerektiğinde Rachel Corrie gibi buldozerlerin önünde dikilmeli gerektiğinde Edward Said gibi ufacık çocukları öldürmekten zevk alan İsrail askerleri taşlamalıyız.

Bu saatten sonra, Filistin davası bir grubun, cemaatin, topluluğun değil dünyanın ayaklarına batırılmış bir diken olduğunu asla unutmamalıyız. Bu dikeni çıkarmak, vicdanı olan her insanın görevi, her insanın sorumluluğundadır. Mutlaka herkesin yapabileceği "bir şey" vardır. "Bir şey her şey için, her şey bir şey içindir" diyen Goethe gibi o "şey" için çabalamalı, yapılanlara "şahit" olmalıyız.

Gazze'de dirilmek

Bugün Nuh'un Gemisi'nden, İnsani Yardım Gemisi'ne bir yol haritasının çıktığına aşikârız. Yeryüzünün ancak hakikati gören gözlerle aydınlığa çıkacağının bilinci ve şuuru içindeyiz. 1995 yılında Sırpların soykırımıyla, Saraybosna katliamında Avrupa'nın suskun kalmasına içerleyen Fransız entelektüel Bernard Henry Lévi'nin "Avrupa Saraybosna'da öldü" dediği gibi, bizler de Gazze'ye duyarsız kalarak Gazze'de ölmeyelim. Gazze'de dirilmenin umutlarını taşıyalım, tohumlarını ekelim 'Waldo'larımızın yüreklerine...

Gazze'ye yalnızca merhamet taşıyanların merhametsizce vurulmasına mahşer gününde şahitlik edeceğimize ant içelim.

Haydi Waldo, gel yanımıza, yerin yüreğimizdedir.

Gün, birleşme vaktidir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 07.06.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ihh, gazze, yardım, gemi, israil, hatay, bursa, afganistan, kaza, uçak, saldırı, asker, yaralı, el cezire, kelepçe, ahmet davutoğlu, yunanistan, yayın, görüntü, muş, dua, chp, mhp, saadet partisi, ikt,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Yunus Emre Tozal

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Kâinatın Zikri: Karıncanın Aşkı
    2. Dünyanın İncisi Endülüs
    3. Vahdettin: "Ayasofya'ya çan takmak isteyenlere ateş ediniz!"
    4. Fûzulî Divanı...
    5. Hakikat pınarını temaşa eden göz
    6. Hukuk Risalesi
    7. Vahyin kâtibi Hz. Ali
    8. Kur’an’daki Anne...
    9. Popüler dindarlığın durakları: “türbeler”
    10. Yaraya merhem: “Yahudileşme temayülünden uzaklaşma”
    1. Geometri bilmeyen buraya giremez!
    2. Abdülhamit bir fikirdir
    3. Güldürürken düşündüren derviş: Nasreddin Hoca
    4. Avrupa'nın Elli Büyük Yalanı
    5. Filistin’e entelektüel bir bakış
    6. Ruh sürgününden hakikat arayışına Ayşe Şasa...
    7. Hüznün Şiiri: Şairin Filistin’i
    8. Söz ve medeniyet ekseninde Dil ve İmkân...
    9. Kâinatın Zikri: Karıncanın Aşkı
    10. Türk demokrasisinin canlı şahidi:Yalnız Demokrat Ferruh Bozbeyli
    1. Geometri bilmeyen buraya giremez!
    2. Hüznün Şiiri: Şairin Filistin’i
    3. Sevgili…
    4. Avrupa'nın Elli Büyük Yalanı
    5. Hıra’da Dem’lenen ilk ve son harf
    6. Güldürürken düşündüren derviş: Nasreddin Hoca
    7. Sevgiliye ulaşmak için...
    8. Pir Aşkına
    9. Türk demokrasisinin canlı şahidi:Yalnız Demokrat Ferruh Bozbeyli
    10. Söz ve medeniyet ekseninde Dil ve İmkân...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Kültür

    1. Topkapı Sarayı'nın hafızası
    2. Mısır sanat tarihinde Osmanlı damgası var
    3. Çöpleri sanat eserine dönüştürdüler
    4. Özlem Özkan'dan Dönüşüm sergisi
    5. Muğla'da sema gösterisi yapıldı
    6. Dervişin halleri
    7. Tarihi eserler için koşu
    8. Ahmet Kabaklı mezarı başında anıldı
    9. Tasarımcı el sanatı ustası kazanacak
    10. Üretimini yaptığı enstrümanı çalamıyor
  • Diğer

    1. Öğretmenlere yüksek lisans imkanı
    2. Halep'teki patlamalar: "25 ölü, 175 yaralı"
    3. Böyle bir dayatmaya muhalefet olarak kesinlikle boyun eğmeyeceğiz
    4. Suriyeli muhaliflerin sınır dışı edilmesine tepki
    5. Kampta İslam dinine saygısızlık had safhada
    6. ''Mobil'' aile hekimlerinin iş yükü hafifleyecek
    7. 881 yıldır ezan sesi yükselen cami
    8. Kazakistan'dan Kaşagan uyarısı
    9. Su kuşlarının sığınağı: Mogan
    10. RİDA, Afrika ve Türkiye'de 4 binden fazla yetime ulaştı
  • Çok Okunanlar

    1. Gün ortasında camileri yaktılar
    2. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    3. “AKP’nin dindar nesli böyledir!”
    4. Tezkereyle mi dönecek?
    5. Fatih'in karadan yürüttüğü gemilerin belgesi bulundu
    6. Derin savaş
    7. BÇG'yi de görün
    8. Mersin'de muhteşem Milli Gazete gecesi
    9. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    10. Bilmece yumağı
  • Çok Yorumlanan

    1. Fidan'ı kim harcamak istiyor ?
    2. Cübbeli Ahmet Hoca'yı Kamalak savunacak
    3. Türkiye tohum üretim ve ihracatında rekor kırdı
    4. Haniye İran'a gidiyor
    5. İstifa eden başkana tutuklama
    6. Uluslararası Af Örgütü endişeli
    7. Sinemanın Ankara'sı
    8. Humus'ta kan durmuyor
    9. Sahabe sadece inandık demekle yetinmemişti...
    10. Polonya'da 62 ölü var!
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Haberler | Bisiklet Mağazası | Bebek Mağazası | ticaretmerkezi.com.tr | Kombi | Bebek Ürünleri

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek