milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • "YORGUNLUK", DEVECİ ARMUDUNDA REKOLTEYİ DÜŞÜRECEK
  • GÜÇLÜ HAFIZA İÇİN ELMA SUYU
  • SEZARYEN ORANLARINDA DÜNYADA İLK ÜÇTEYİZ
  • YAĞIŞLAR BAL ÜRETİCİSİNİ UMUTLANDIRDI
  • "MAVİ MARMARA" BASKININ YENİ GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI
  • DİYABET SONUCU OLUŞAN KRONİK YARALARA ÇÖZÜM İSVEÇ'TEN

Vergi şampiyonu kim olsun?

29 MART 2010
PZT 01:40

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Devlet bir insan gibi doğar, büyür, yaşlanır ve ölür. Devletin oluşmasının ilk aşaması göçebeliktir, yeni üretim araçları keşfedildikçe yerleşik hayata geçilmeye başlanır. İnsanın ihtiyaçlarının artması iş bölümünü doğurur, iş bölümü üretimi arttırır, üretim artışı tüketim artışı ve refah artışıdır. Refah artıkça lüks malların tüketim artar, böylece israf artmış olur. Devlet ihtiyacını karşılamak için daha fazla vergi almaya başlar ve daha fazla vergi alması toplumun iktisadi faaliyetlerini zayıflatır, toplumsal hayatta 'Derin uçurumlara' neden olur ve böyle devam ederse de yıkılır.

Elbette ki, bir devletin hayatiyetini sürdürmesi, bazı temel fonksiyonlarını icra etmesi için vergilendirme yapması elzemdir. Ancak, devletin, insanların malına ve kazancına el koyma anlamına gelen vergileme gücü ve yetkisi de sınırlı ve kurallara bağlı olmalıdır. Vergileme adil ve makul olmalıdır. Vergi yükünün miktarı vatandaşlar tarafından önceden bilinmelidir. Bu miktar sık sık değişmemelidir. Yoksa Prof. Dr. Atilla Yayla'nın dediği gibi vergi 'Acı bir meyve' haline dönüşür ve onun tadını bilen insanlar da bu meyvelerden olabildiğince az yerler. Kayıt dışına kaçmak için ellerinden geleni yaparlar ve bunu da mubah olarak görürler. Maalesef bugün de Türkiye'de bir kesim, devlet tahakkümünün sürmesini istediği için mükelleflerden ödeme güçlerini aşan vergiler talep ederek 'Acı meyvenin' yenmesini istemektedir.

İşte ünlü İslam âlimlerinden İbn-i Haldun, ağır vergilerin ekonomiyi çökerttiğini bundan 700 yıl önce ortaya koymuştur. "Mukaddime" adlı eserinde yakından izleme fırsatı bulduğu devletlerden yozlaşmanın ve çöküntünün başlamasının "dördüncü baba"da, yani soyun dördüncü hükümdarında başlayacağını belirtir. Bu tabii ki ortalama bir rakamdır, ama durumu açıklar. Haldun, eserinde şunları yazmıştır: "Toplumun (hanedanın) oluşumunun başlangıcında vergiler, küçük matrahlar karşılığında yüksek vergi hâsılatı sağlar. Toplumun (hanedanın) genişlemesi ile birlikte, vergiler büyük matrahlara karşılık düşük vergi hâsılatı sağlar."

Burada İbn-i Haldun şuna dikkati çekmektedir; eğer yöneticiler yozlaşırsa ve kendi çıkarlarını gözetirse, haliyle masrafları artar ve halka daha fazla vergi yüklemelerine neden olur. Ve bu vergiler de halkın karşılayamayacağı düzeylere kadar yükselir."

İbn-i Haldun'un düşüncelerine benzer görüşleri ileri süren başka iktisatçı ve düşünürler de vardır. Örneğin 18. yüzyılda filozof David Hume şunları yazmıştır: "Ağır vergiler, endüstriyi tahrip eder. Ağır vergiler, işçilerin ücret artışı talep etmelerine neden olarak (sonuçta) bütün malların fiyatlarını artırır."

Adam Smith ise Milletlerin Zenginliği adlı eserinde şu görüşleri ifade etmiştir: "Yüksek vergiler, bazen vergiye tabi malların tüketimini azaltmak ve bazen vergi kaçakçılığını teşvik etmek suretiyle, düşük vergilerden sağlanacak hâsılattan daha düşük bir hâsılat sağlar. Gelirin azalması, tüketimin azalmasının bir sonucu olarak ortaya çıkmışsa, çözüm yollarından birisi vergi oranlarını indirmektir."

İbn-i Haldun, Mukaddime adlı eserinde devamında şunları yazmaktadır: "Vergi konuları üzerine düşük vergiler yüklendiğinde bu, yükümlülerin çalışma ve bir şeyler yapma arzularını geliştirir. Düşük vergiler vergi yükümlülerini tatmin edeceği için, kültürel teşebbüs büyür ve artar. Öte yandan, kültürel teşebbüsün büyümesi ile birlikte, yükümlülere tarh edilen vergi matrahı genişler. Netice olarak, kişisel matrahların toplamı ile vergi geliri artmış olur."

Büyük düşünür bu tespitleri yüzlerce yıl önce ortaya koymuş. Ders alınsın diye! Lakin kapitalist düzenin 'büyük balıklar, küçük balıkları yutar' anlayışının hüküm sürdüğü günümüz dünyasında 'küçük balık' olma ısrarını anlaşılmaz bir şekilde sürdüren ülkemizde de iktidar seçkinleri devletin bütçesini, herhangi bir şirketin muhasebesi zanneden bir anlayışla yönetiyorlar. Haliyle, böyle bir yönetim anlayışından vergi adaleti ve eşitliği beklemek hayalcilik olur. Şuna emin olabilirsiniz; Maliye teşkilatında bile hiç kimse mevcut vergi mevzuatına tam hâkim değildir. Dolayısıyla rantiye sınıfından vergi alamayan, kayıt dışılığın önüne geçemeyen bir devlet de, faturayı 'kaz' olarak görülüp bağırtılmadan yolunması gereken vatandaşa keser. Bunu yaparken ilginç yöntemler bile geliştirir, 'vergilemenin kanunla yapılması gerekir' ilkesini çiğneyerek kanun çıkarmak yerine kanun hükmünde kararnameler çıkarır vs.

Dolayısıyla 'kutsallık' atfedilen vergilendirilme Türkiye'de bir 'soygun aracına' dönüştürülmüştür. Ekmek aldığınızda, benzin aldığınızda, süt aldığınızda bunu çok da farkına varmadan hissedersiniz. Demem odur ki; herkes gelir düzeyi farkı gözetmeksiniz aynı vergiyi öder bu ülkede. Peki, bu böyledir böyle olmasına ama başka gerçekler de ortaya çıkmaz mı? Tabi ki çıkar! Bir kere alınan vergilerin yükselmesine rağmen, devletin gelirlerinde azalma baş gösterir. Yüklenen vergiler ve angarya dolayısıyla vatandaşta üretim isteği azalır, halk yabancılaşır.

Burada yine İbn-i Haldun'a müracaat edelim. Ona göre, devlet ekonomik hayata müdahale etmemelidir. Bu durumu Mukaddime'de şöyle açıklamaktadır: "Çünkü vergi yüzünden pek az yararını görüyor diye, halk artık üretime istekli değildir, ürünüyle vergi yüküyle ve emeğiyle, emeğinin meyvesini ve yararını karşılaştıran halk, tüm isteğini yitirmiştir. İşte, tüm bunlar olunca, çoğu emekçi eller, üretimden geri çekilir ve devletin toplayabileceği vergi de az olur."

Aşırı vergileri ve sömürüyü bu şekilde tanımlayan İbn-i Haldun, angarya kavramını da aynı çerçevede değerlendirir ve en büyük zulüm olarak tanımlar. Bu durum "umran"ın çöküşe geçmesidir. "Umran"ın yani toplumsal yaşamın ve üretimin çöküşü, zulmün devlet politikası haline gelişi, devletin yıkılışının kaçınılmazlığını da beraberinde getirir.

O halde bu ülkede toplam vergi gelirlerinin yüzde 70'i dolaylı vergilerden elde ediliyorsa ve 'bir vergi şampiyonu' ilan edilecekse, Süleyman Yaşar'ın tabiriyle bu şampiyonun 'dar gelirli vatandaş' olması gerekir. Ne diyelim; inşallah o günler çok yakınımızdadır.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 29.03.2010 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: vergi, maliye, ,
benimde söyleceklerim var

yorumcular

toplam 1 yorum|yorum rssrss

  • şampiyon olmak

    valla bu ülkede böyle 'yolunacak kazlar' bulunduğu sürece şampiyon olmak işten bile değil zaten.

    ahmet tekin | KatılıyorumKatılmıyorum (5.0/10 puan) | 29 Mart 2010 22:02

Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Necmettin Çakmak

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Terör belası olmasaydı...
    2. Ovalarımızdan borç akıyor!
    3. İşsizin parasına göz dikenler
    4. İsrail tohumlarına hayır!
    5. Bu anlaşmalar iptal edilmedikten sonra..!
    6. 28 fidanı daha aldı kara zindan
    7. Yetim büyüdü, yetimler bıraktı...
    8. Çiftçiler nasıl yaşıyor?
    9. Et ithalatıyla kim terbiye edilecek?
    10. Tefecilik yap, faizden kazan, sonra da vergi rekortmeni ol!
    1. Terör belası olmasaydı...
    2. Doğu insanı ne istiyor, ne diyor?
    3. Milli gelir yükseltilecek; yükselt!
    4. İşsizlik kağıt üzerinde nasıl düşürülüyor?
    5. Enflasyon düşse ne olur, düşmese ne olur?
    6. Tefecilik yap, faizden kazan, sonra da vergi rekortmeni ol!
    7. Modern tefeciler tek tuşla soyuyor!
    8. Burnumuza yeni halka takılacak!
    9. Bitlisli çok mu şey istiyor?
    10. Yetimlerin hakkını kim yiyecek?
    1. Cipe binip ‘caka satan’ haramzadelere!
    2. Fakirlik üreten büyüme!
    3. Yetimlerin hakkını kim yiyecek?
    4. IMF gitti, dertler bitti mi?
    5. Vergi şampiyonu kim olsun?
    6. Tefecilik yap, faizden kazan, sonra da vergi rekortmeni ol!
    7. Et ithalatıyla kim terbiye edilecek?
    8. Çiftçiler nasıl yaşıyor?
    9. Özelleştirme sevdası…
    10. Krizin sadece adı değişti
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Demir bariyerler ok gibi saplandı, yolcular ölümden döndü
    2. Destici: 'Dosya kapatılıyor mu' endişesi taşıyoruz
    3. Yağışlar Trakya'daki barajları doldurdu
    4. BM: Hule'deki çocukları Şebbihalar katletti
    5. Avustralya iki Suriyeli diplomatı sınır dışı ediyor
    6. İran'a yeni bir "siber" saldırı
    7. "Telefonlar ile tablet bilgisayarlar gözleri kurutuyor"
    8. Sokaklarından çöp ve kanalizasyon suyundan geçilemeyen şehir: Kerkük
    9. Ülkelerin "kötü alışkanlıklar" raporu
    10. Anaç sığır ve buzağı desteklemeleri, bugün yatırılıyor
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek