milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • GÜÇLÜ HAFIZA İÇİN ELMA SUYU
  • SEZARYEN ORANLARINDA DÜNYADA İLK ÜÇTEYİZ
  • YAĞIŞLAR BAL ÜRETİCİSİNİ UMUTLANDIRDI
  • "MAVİ MARMARA" BASKININ YENİ GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI
  • DİYABET SONUCU OLUŞAN KRONİK YARALARA ÇÖZÜM İSVEÇ'TEN
  • SÜTÜ TERCİH ETMEYENE AYRAN ÖNERİSİ

Veda tavafının sahih olmasının şartları 3

20 KASIM 2011
PAZ 00:25

[-] Normal [+]
  • Aile Hayat
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Veda tavafı, adı üzerinde. Bu, bir vedalaşmadır. Her vedada hüzün vardır. Özellikle kişinin, sevdiğine veda etmesi çok zordur. Birkaç günlük "Rahman'ın misafirliği" sona ermiş ve huzurdan ayrılmanın zamanı gelip çatmıştır. Hacının kalbi, birkaç hafta önce Kâbe'ye, huzura kavuşmanın heyecanı ile çarparken, şimdi bu mukaddes zamandan ve mekandan ayrılmanın dayanılmaz hüznü ile çarpmaya başlar. Hemen her hacı şunları düşünür bu veda tavafında:

Acaba Kâbe-i Muazzama'ya bir kez daha kavuşmak nasip olacak mı? Dünyada Kâbe'ye kavuşma imkânını veren ALLAH Teâlâ, acaba ahirette de kendisini, huzuruna kabul buyuracak mı? Cennet ve Cemaline kavuşmak mümkün olacak mı? Acaba Kâbe ile gerçekleşen geçici ve sembolik vuslat, ahirette gerçek ve ebedî vuslata dönüşecek mi? İşte bu duygu ve düşüncelerle, "beynel-havfi ver-recâ" yani "korku ile ümit arasında" Kâbe'ye veda eder. Günlerdir gözüyle gördüğü Beytullah'ı, bundan sonraki hayatında gönlüyle görmek, hac esnasında edindiği tecrübeyi gönül bağıyla sürdürmek üzere veda eder. Günlerdir kalbini verdiği Kâbe'yi yükler yüreğine ve beraber döner memleketine.

Hacda takva ile donanmış olanlar, beş vakit namazda hep Kâbe'ye yönelecekleri için aslında fiziken ayrılsalar da, kalpleriyle O'ndan ayrılmış olmayacaklardır. Önemli olan hacının, kutsal iklimde kazandıklarını kaybetmemesi ve bundan böyle verdiği söze aykırı bir hayat tarzına sürüklenmemesidir.

Haccın tamamlanmasından sonra şayet hac heyecanı kaybolmaya, Kâbe'de Kâbe'nin Rabbiyle, Beytullah'ta Beyt'in Sahibiyle olmanın verdiği derin mutluluk sönmeye, Kâbe-i Muazzamaya duyulan hürmet hisleri körelmeye başlamış ve onun yerini geçici heveslerin, basit zevklerin, laubalileşmenin alması gibi bir tehlike baş göstermişse, Mekke-i Mükerre-meyi terk etmek kalmaktan evladır. Çünkü Kâbe etrafında yapılan küçük kabahatlar bile büyük günah hükmüne geçer ve suçlu ekseriya hemen orada cezasını bulur. Bu sebeple Mekke-i Mükerreme'de uzun süre kalmanın Kâbe'ye duyulan şevki azaltacağı, mekânın kudsiyet ve şerefine uymayan hatalara, edebe aykırı hal ve hareketlere düşülmesine sebep olacağı kaygısıyla hacıların ülkelerine erken dönmeleri öğütlenmiştir. Nitekim Hz.Ömer (R.A.) hacdan sonra hacılara hitaben:

"Ey Yemenliler! Yemeninize, ey Şamlılar! Şamınıza, ey Iraklılar! Irakınıza gidin! Tâ ki ALLAH Teâlâ'nın evi hakkındaki hürmetiniz baki kalsın!" buyurmuştur. (Gazalî, İhyâ, 1/243) Ebû Hureyre (R.A.) den rivayete göre Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz de:

"Yolcu sefere âid işlerini bitirince ailesine dönmede acele etsin"(Buhârî, Umre:19, 2/639, No:1710, Cihâd 136, No:2839, Et'ime 30, No:5113; Müslim, İmâret:179, No:1927; Muvatta, İsti'zân:39) buyurmuşlardır.

Ancak dâima zikirle, ibâdetle meşgul olan sâlih insanların Kâbe etrafında bulunmaları onların ecr ve sevabını artırır, eksiltmez. Bu sebeple, mezkûr hükmün sadece günah işlemesi muhtemel olan avam için olduğunu kabul etmek gerekir.

Hacdan dönen kimseler nasıl hareket etmeli?

ALLAH Teâlâ'nın verdiği en büyük nimetlerden biri olan zaman, su gibi akar ve bir daha geri gelmez. Hele bu "sayılı günler" olursa, bir de Kutsal iklimde coşku ve heyecanla geçirilen sınırlı bir zaman dilimi ise, bir rüya gibi gelir insana. Daha o mübarek mekânlara alışayım, doyasıya yaşayayım derken, yoğun hac görevlerinin tamamlanmasıyla bir de bakarsınız ayrılık vakti gelivermiştir. Hacı "Kavuşmak güzel de, bir de ayrılık olmasa!" diye hüzünlenir. Belki de ilk defa kendi evine dönüşüne sevinemez.

ALLAH Teâlâ'nın evinden ayrılıp, kendi evine gidesi gelmez. Zoraki annesinden koparılan küçük bir çocuk misali, boynu bükük, gözü yaşlı, yüreği dağlı, hüzünlü bir şekilde çaresiz veda eder.

Aslında fani olan insanın geçici ömrü de böyle değil mi? İnsanın hayatı da nihayet sayılı günlerden ibaret değil mi? Keşke geçirdiğimiz zamanlar, hep bu iklimde geçirdiğimiz günler kadar bereketli ve iyi değerlendirilmiş olsa...

"Taze hacılar" şimdi sudan çıkmış balığa dönmüştür. Âdeta Cennet gibi bir iklimden, günah soğuğuyla dolu bir dünyaya dönüşün şaşkınlığı içerisindedirler. Tıpkı kızgın demirin suya daldırılışı gibi. Muhabbe-tullahın âdeta elle tutulur, gözle görülür hale geldiği, kâinatın sevgilisinin kokusunun hissedildiği beldelerden ayrılmak kolay mı?

Kâbe'den ayrılırken, hacının kalbinde fırtınalar eser. Bir taraftan böyle bir imkâna kavuştuğu için, içinde taşıdığı sonsuz şükür duygusu, dünya Müslümanlarıyla beraber olmanın sevinci, İslâm tarihini yerinde okumanın kazancı, ALLAH Teâlâ'nın misafiri olmanın verdiği iç huzur, haccı ifa etmenin verdiği hoşnutluk; diğer taraftan henüz Kâbe'ye, Zemzem'e ve Arafat'a doyamadan, belki de bir daha kavuşamamak üzere ayrılık... Haccının kabul edilip edilmediğinden emin olamadan ayrılık. Belki de şeytanı dize getiremeden, nefsini dizginleyemeden ayrılık... Yeterince arınamadan, manevi dirilişi ve silkinişi tam olarak gerçekleştiremeden ayrılık...

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Aile Hayat bölümü’nde 20.11.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: hac, umre, ibadet, mekke, medine,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Mehmet Talü

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Cennet, annelerin ayakları altındadır (2)
    2. Cennet, annelerin ayakları altındadır (1)
    3. Annenin evlat üzerindeki hukuku
    4. Regaib Gecesi (2)
    5. Regaib Gecesi (1)
    6. On emir (2)
    7. On emir
    8. Ana-babaya teşekkür, Allah Teâlâ'ya şükürdür
    9. Anneler günü... (3)
    10. Anneler günü... (2)
    1. Muharrem ayı ve fazileti
    2. Gökten inen bütün belâlar Safer ayının son çarşambasında iner
    3. Sefer Ayı (2)
    4. Safer ayı
    5. Sefer Ayı
    6. Aşûre günü hakkında!
    7. Kadının kocası üzerindeki hakları, kocanın vazifeleri
    8. Daima tevbe ve istiğfar edelim! (2)
    9. Kurban kesim zamanı
    10. Cemaati bölme girişimleri
    1. Efendimiz (s.a.v) açık bir uyarıcıdır
    2. Mevlid kutlanması, bid'at-i seyyie değildir (5)
    3. “Es-salatü ve’s-selamü aleyke ya Resûlellah”
    4. Oy vermek büyük bir sorumluluktur
    5. Mevlid Gecesi
    6. Hesabı sorulacak
    7. İçinde alkol bulunan gazlı içeceklerden uzak durun...
    8. Yılbaşı, toplumsal bir isyandır (6)
    9. Mevlid okutmak bid’at mıdır? (2)
    10. Berat gecesinde yapılan ibadetin fazileti büyüktür
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Aile Hayat

    1. Kaybetmekten korkarız
    2. Erken düşen süt dişleri gelişim problemlerine yol açıyor
    3. Kardeşliğin zirvesi
    4. Vakit Nakittir
    5. İftira edenlerden Allah korusun
    6. Türkiye'de yılda 10 bin çocuk kalp rahatsızlığıyla doğuyor
    7. Çocuklarda okul fobisi
    8. MS hastaları için internette yanlış bilgilendirme tuzakları
    9. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    10. En ağır imtihanları onlar yaşadı
  • Diğer

    1. Demir bariyerler ok gibi saplandı, yolcular ölümden döndü
    2. Destici: 'Dosya kapatılıyor mu' endişesi taşıyoruz
    3. Yağışlar Trakya'daki barajları doldurdu
    4. BM: Hule'deki çocukları Şebbihalar katletti
    5. Avustralya iki Suriyeli diplomatı sınır dışı ediyor
    6. İran'a yeni bir "siber" saldırı
    7. "Telefonlar ile tablet bilgisayarlar gözleri kurutuyor"
    8. Sokaklarından çöp ve kanalizasyon suyundan geçilemeyen şehir: Kerkük
    9. Ülkelerin "kötü alışkanlıklar" raporu
    10. Anaç sığır ve buzağı desteklemeleri, bugün yatırılıyor
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek