Ey ashabım! Cahiliyyet devrinde güdülen kan davaları da kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası; Abdülmuttalib'in torunu Rabiatül-Haris'in oğlu Amir'in kan davasıdır. Cahiliyet devrinden kalan bütün örf ve adetler kaldırılmıştır. Ancak Kâbe'ye dair hizmet işleri ve hacca gelenlere su vermek adetleri bakidir. Kasten öldüren kısas edilecektir. Sopa ve taşla öldürülen ise kasten öldürülmüşe benzer. Sopa ve taşla öldürülenin yüz deve diyet hakkı vardır. Bunu artıran cahiliyyet devrinin insanı gibidir. Zulmetmeyiniz, zulmetmeyiniz, zulme uğramayınız!
Ey insanlar! Artık şeytan bu topraklarınızda kendisine tapılmaktan ümidini kesmiştir. Fakat tapılmanın dışında basit gördüğünüz amellerinizde şeytana uymanız onu memnun kılacaktır. Dininizi muhafaza hususunda ondan çok sakınınız.
Ey insanlar! Kadınların haklarına riayet etmenizi ve bu hususta ALLAH Teâlâ'dan korkmanızı tavsiye ederim. Çünkü onlar, emriniz altındadır. Sizin üzerinizde kadınlarınızın ve kadınlarınız üzerinde de sizin karşılıklı haklarınız vardır. Kadınlarınızın üzerinde olan sizin haklarınız şunlardır: Kadınlarınızın: Aile yatağına sizden başka hiçbir kimseyi ayak bastırmamaları, izniniz olmadan sevmediğiniz hiçbir kimseyi evlerinize almamaları, fuhuş ve rezalette bulunmamalarıdır. Şayet kadınlar bu yasaklananlardan birini yaparlarsa, ALLAH Teâlâ, siz erkeklere kadınları hafif bir şekilde dövmenize, onları yataklarında yalnız bırakmanıza ve evlenmelerine mani olmanıza izin vermiştir. Şayet kadınlar bu fena hallerinden vazgeçer size itaatte bulunurlarsa, üzerinizde onların hakkı şudur: Kadınlarınızın rızkını ve mutad olan giyim eşyasını temin etmektir.
Kadınlar sizin yanınızda yardımcılardır. Bir şeye malik değillerdir. Siz kadınları ALLAH Teâlâ'nın emaneti olarak aldınız. Onları ALLAH Teâlâ'nın emriyle kendilerinize hanım edindiniz. Kadınlar hakkında ALLAH Teâlâ'dan korkun, onlara karşı merhametli davranın, hayrı tavsiye edin. Hiçbir kadın erkeğinin izni olmaksızın evinden birşey harcayamaz. Ashaptan bazıları yemek de mi veremez? deyince, Resûlullah (S.A.V.) efendimiz şöyle buyurdu: Yemek insanların en değerli malıdır.
Ey insanlar! Mü'minler ancak kardeştir. Bir Müslümana, Müslüman kardeşinin malından hiçbir şey helal değildir. Ancak isteyerek verdiği helâldir. Haksızlık da yapmayın. Haksızlığa da boyun eğmeyin.
Ey ashabım! Nefsinize de zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.
Ey ashabım! Benden sonra kâfirler gibi olmayın. Birbirinizin boynunu vurmayın. Ben sizlere ALLAH Teâlâ'nın kitabını ve Peygamberinin sünnetini bıraktım. Onlara sarıldığınız müddetçe asla doğru yoldan şaşmayacaksınız.
Ey İnsanlar! Rabbiniz birdir. Hepiniz Hz. Âdem (A.S.)ın çocuklarısınız. Hz. Âdem (A.S.) ise topraktandır. ALLAH Teâlâ katında en hayırlı ve kıymetli olanınız en çok takva sahibi olanınızdır. Şüphesiz ki ALLAH Teâlâ çok iyi bilen ve her şeyden haberdar olandır. İyi bilin ki, arabın arab olmayana; arab olmayanın arap olana, sarı ırktan olanların zencilere, zencilerin de sarı ırktan olanlara üstünlüğü ancak takva iledir.
Ey insanlar! ALLAH Teâlâ'dan korkun, halife olarak başınıza burnu, kulağı kesik bir köle dahi seçilmiş olsa, ALLAH Teâlâ'nın kitabıyla hükmettiği müddetçe onu dinleyin ve ona itaat edin.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




