Van depremi, milletçe aklınızı başınıza alın, kendinize çeki düzen verin demek istedi.
- Sayın Başbakan'ın canına tak diyen ilk acı gerçeke, yıkılan binaları yapan müteahitlerin ve diğer elemanların, çimentodan, demirden, kumdan çalmaları, denetcilerin, görevlerini iyi yapmamış olmalarıdır.
- Onun için bu konuda çok ciddi, çok rijit önlemler alınmalı ve ağır cezalar tertip edilmelidir.
Acaba buna benzer ayıplar, kusurlar, eksikler, sadece bu kesimdemi mevcuttur. Ah keşke böyle olsa, işimiz bu derece kolay olsa...
Ama ne yazıkki, meselenin boyutu bu kadar küçük ve işimiz bu kadar basit ve kolay değil...
Bizce hastalık çok daha şümullü ve çok daha vahimdir.
Vahimdir çünkü çarpıklık ve eksiklik, eğitim sistemimizdedir...
Biz Milli Görüşçüler olarak, teşhisimizi isabetle koymuş, bize önce ahlak ve maneviyat reformu lazım, aksi halde problemlerimiz gittikçe derinleşerek ve devleşerek gider, içinden çıkılmaz hal alır demiştik...
Bilindiği gibi tarih boyunca yaratılışımız maneviyatçı bir temel yapıya sahiptir. Bu sebepten gençliğimizi yetiştirirken, yeni nesillerimize sadece bilgi ezberlettirmekle yetinmeyelim, onlara ecdadımızın sahip olduğu üstün ahlak ve maneviyatımızı da aşılayalım kararına varmıştır.
Zira materyalist görüş, maddeci felsefe yaratılışımızla asla bağdaşmaz, bundan mutlaka büyük sıkıntılar doğar görüşünü savunmuştuk.
Bakınız adli yılın açılışı münasebetiyle konuşan yüksek dereceli bir hakimimiz, neler söyledi? Yargıtay'a milyona yakın dava dosyası birikti, biz bu işin içinden çok zor çıkarız diye şikayet etti.
Gerek cezai ve gerek hukuki ihtilaflar o kadar hızla artıyor ki bu anormal gidişe ancak bir başarılı ahlak reformu yapmak suretiyle dur diyebiliriz.
Şayet temel bir ahlakî yapıya kavuşarak, hakka hukuka kendiliğinden riayet eden, saygı duyan, bir huzur ve saadet devrini yakalayamazsak, Başbakanımızın dediği gibi, cezaları ve yasakları mütemadiyen artırarak bir normal ve problemsiz toplum hayatına erişemeyiz.
Zira kesin bir gerçektir ki, kırk çürük yumurta, bir sağlam yumurtanın yerini tutmaz, kabahat yumurtada değil, onu çürümüşlüğe terkeden ihmalkar yöneticilerdedir.
Evet Van depremi, Van minüt ihtarında bulundu. Bilindiği gibi ülkemiz faaliyet halinde olan fayların mevcud olduğu bir ülkedir. Allah göstermesin, daha şümullü ve daha vahim zor ihtihanlarla da karşılaşabiliriz. Canım sizde kimbilir ne zaman böyle bir badire olur diye yan gelip yatmayalım. Amma, bütün manevi ve maddi depremlerin zararının en aza indirilmesi için yeni nesillerimizi kendiliğinden hakka hukuka riayet eden bir idealle yetiştirmeliyiz.
Düsturumuz "Her işin başı ahlak ve maneviyat" olmalıdır. Rahatın huzurun saadetin yolu budur...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



