milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YAĞIŞLAR BAL ÜRETİCİSİNİ UMUTLANDIRDI
  • "MAVİ MARMARA" BASKININ YENİ GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI
  • DİYABET SONUCU OLUŞAN KRONİK YARALARA ÇÖZÜM İSVEÇ'TEN
  • SÜTÜ TERCİH ETMEYENE AYRAN ÖNERİSİ
  • "KKKA HASTALIĞI TEDAVİSİNDE TROMBOSİT DESTEĞİ ÇOK ÖNEMLİ"
  • "YILANLI TEDAVİYE" İZİN İSTEĞİ

Vaat kültürü Yarım cumhuriyet yarım altın!

01 MAYIS 2011
PAZ 01:55

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Hayatı sevimsizleştirmek için illâ politikacı mı olmak lâzım? Yakın bir geçmişte kendini bulunduğu makama "birileri"nin getirdiği cümle âlem tarafından bilinen bir siyasetçi çıkıp da şöyle bir söz ederse siz ne düşünürsünüz? "Seni birileri getirdi diye birileri mi götürecek? Onurlu insan o koltuktan hemen kalkar." Üniversite yerleştirme sınavlarındaki (ÜYS) yapıldığı ileri sürülen usulsüzlüklerle ilgili son günlerde yapılan tartışmalar üzerine, ana muhalefet partisi başkanı Kılıçdaroğlu, ÖSYM başkanına böyle sesleniyordu (Radikal, 24 Nisan 2011).

Bunu bir kenara yazıp Kılıçdaroğlu'nun "siyasî kültür"e neler kattığını görmeye çalışalım. Bu halin, siyasetin ne kadar basitleştirilip bakkalcılık, lokantacılık, kırtasiyecilik yapıldığının tipik bir göstergesi olarak, Kılıçdaroğlu'nun seçim vaatlerine bakmakta yarar vardır, ülkeyi yönetmeye talip olanları tanımak adına...

Vaatler: Düşük gelirli bölgelerde (herhalde en çok oy aldığı kadıköy, Beşiktaş, Şişli vb. yerler olsa gerek!) çocuk merkezleri kurulacak (çocuk bulabilirse tabii!). Her doğum için aileye yarım altın verilecek (bu vaat onların cumhuriyet anlayışını yansıtması açısından çok ilginç geldi bana, tam cumhuriyet diyemedikleri gibi yarım cumhuriyet de diyemiyorlar, her halde onun için "yarım altın" demişler. Zaten onların kafasında her şey yarım: Cumhuriyetin yarısı, demokrasinin yarısı, adaletin yarısı...), bebekler için bez ve mama verilecek (oysa doktorlar ve özellikle tıp, "anne sütünün yerini hiçbir şeyin tutamacağını söyleyip, "Bebeklere mama vermeyin anne sütüyle besleyin" diyorlar). Çocuklara (gençlere değil) bir öğün iki tas yemek verilecek (tabak diyemiyorlar, çünkü onlar, milletin çocuklarına hep karavanayı lâyık gördüler), bir kutu süt verilecek (herhalde sütler CHP markalı olacak). Gebelik hizmeti verilecek. Hiçbir çocuk oyuncaksız kalmayacak, hatta bunun için gezici oyuncak kütüphaneleri kururulacak (bunların her işi oyun ve "oyuncak"). "Aile sigortası projesi kapsamında çocuk desteği ile çocuk başına aylık 45-100 lira arası, çocuk eğitim desteği ile 40-60 lira arası yardım, sigorta kapsamındaki çocukların her eğitim yılı başında kitaplarını ve kirtasiyelerini ücretsiz karşılamayı taahhüt ettik" (en büyük projeleri de bu! İnsanın içinden "yerim senin projeni" demek geliyor).

XXI. yüzyılda bir Türkiye düşününüz ki, aileler çocuklarının karınlarını doyuramıyor, zorunlu ihtiyaçlarını karşılayamıyor, hatta basit bir oyuncak bile alamıyorlar. Ülkeyi geleceğe taşıyacağını vaat eden siyasetçiler, kişi başına millî geliri 10.000 doları bulmuş, her geçen gün binilen arabaların sayısı ve kalitesi artan, düne oranla maddî yaşam kalitesi yükselmiş, hatta normal insan ömrü CHP'nin iktidar olduğu 1940'lı yıllardaki yaş ortalamasını ikiye katlamış, böyle bir ülkede onların nerelerde kaldığının tipik bir göstergesidir vaatleri. Eğer gerçekten söylenenlere muhtaç aile varsa ki vardır, bunlara yardım seçim vaadi olamaz ve olmaması gerekir. Çünkü sosyal hukuk devleti bunları karşılamakla mükelleftir, zaten devlet onun için vardır.

Sırf muhalefet olsun diye, "Sınırsız çocuk sahibi olunsun diye doğum süresini üç aya indireceğiz" ironisinden farksız fantazilerin peşinde olmak siyaset yapmak olmasa gerek!

CHP'nin yalana dayalı siyaseti, en cahilinden en okumuşuna kadar cümle âlem tarafından bilinmektedir. Onlar hiçbir zaman değişmedi, dün ne iseler bugün de aynısıdırlar, değişim emaresi göstermezler, gösteremezler. Onların en büyük marifeti milletin değerleriyle kavga etmektir. "Demokrasiden yanayız ama..." diyerek her türlü insanî hakkın önüne set çekerler. Meselâ 1940'lı yıllarda yaptıkları en büyük icraatları milleti ekmek karnesine mahkûm etmek olmuştu. Şimdi de sütü, mamayı, oyuncağı karneye bağlamak istiyorlar.

Daha sonraki yıllarda da kenarından köşesinden iktidara bulaştıklarında da ülkeyi krizlerin eşiğine getirme becerisini göstermişlerdir her seferinde.

Bugün birçok belediyeyi yönetiyorlar. Ne yazık ki, belediyecilikte yaptıkları da, diğer partilere mensup yönetimlerin halk adına elde ettikleri kazanımları, yandaşlarına çar çur etmenin yanı sıra; yapılan faaliyetleri akamete uğratmak, çeşitli alavera dalaverelerle kazandıkları belediyelerdeki kültür merkezlerinin, sokak ve caddelerin adını değiştirmek, yapılan binaların üzerine Atatürk'ün slüetini yerleştirip gayri meşru işlerini, onun resimleri altına sığınarak meşrulaştırmaya çalışmak olmuştur.

İstanbul Maltepe'de önceki belediye başkanı döneminde yapılıp, açılış aşamasına getirilen ve seçimi kazanacağını umduğu halde kazanamayan belediye başkanının beceriksizliği yüzünden bir türlü hizmete sokulamayan kültür merkezine, siyaseten yıpranmış birinin adını vermek gibi korsan faaliyetlerde bulunmak, tam da onların gerçek yüzünü göstermektedir. Kendileri bir şey yapmazlar, fakat hazıra konmasını çok iyi bilirler. Oysa böyle bir durumda CHP başkanının dediği gibi "onurlu bir kişi", öncelikle kültür merkezini yapıp açılış aşamasına getiren belediye başkanının da olurunu alarak ortak bir isimde karar kılınması gerekmez miydi?

Yapılabilirliği olan projelere elbette saygı duyulur. Fakat yüz günde ülkenin ekonomisini düzelteceğim, herkese iki anahtar vereceğim, süt-mama, altın dağıtacağım şeklindeki vaatler çılgınlığın ötesinde vatandaşa hakaret anlamı taşıyan yalanlardır. Söz konusu vaatler, köklü partiyiz diye övünenelerin siyasetinin kalitesizliğinin de tipik bir göstergesidir.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 01.05.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: ysk, seçim, akp, parti, sandık, oy, hazine, yardım, seçmen, fuar, saadet partisi, mhp, türkeş, konya, sakarya, şanlıurfa, rtük, bdp, veto,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Dr. İhsan Alperen

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Necip Fazıl ve sigara
    2. İntikam
    3. Şehir tiyatroları üzerinden oynanan "tiyatro" ve "su"yun devrimi
    4. "Muhafazakâr"a bak!
    5. Düğün konuşmaları!
    6. Mazlumların gözyaşlarını Terkos suyu mu sandınız?
    7. Tuzak var!
    8. Vedalar geldi aklıma!
    9. Dershaneler
    10. Türkân Saylan adı
    1. Sömestr tatili, dinlenmek ve hobiler geliştirmek için büyük bir fırsat
    2. Aristokrat olunur mu?
    3. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    4. Şehvet kuyusu
    5. Dogma
    6. “Sıralardaki Heyecan”dan
    7. İlâhiyat Fakültesi Camii’nde bayram namazı
    8. Din ve hayat
    9. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    10. Kim anlar bizim halimizden?
    1. Yürüyüşüm değişti
    2. Bir müdür tanıdım!
    3. 'Eyvah! O da mı kötü yola düştü?'
    4. Evet mi hayır mı?
    5. İlâhiyatçı akademisyenlerin din sunumu
    6. Hangi mezheptensiniz?
    7. Millî Eğitim’in bayramda öğretmenevi zulmü...
    8. Din Adamı mı?
    9. Gücüme gidiyor!
    10. İkna Yöntemleri: “Zor kullanmak , para ile satın almak ve inandırmak”
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Demir bariyerler ok gibi saplandı, yolcular ölümden döndü
    2. Destici: 'Dosya kapatılıyor mu' endişesi taşıyoruz
    3. Yağışlar Trakya'daki barajları doldurdu
    4. BM: Hule'deki çocukları Şebbihalar katletti
    5. Avustralya iki Suriyeli diplomatı sınır dışı ediyor
    6. İran'a yeni bir "siber" saldırı
    7. "Telefonlar ile tablet bilgisayarlar gözleri kurutuyor"
    8. Sokaklarından çöp ve kanalizasyon suyundan geçilemeyen şehir: Kerkük
    9. Ülkelerin "kötü alışkanlıklar" raporu
    10. Anaç sığır ve buzağı desteklemeleri, bugün yatırılıyor
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek