Bismillah... Uzun, çileli ve yorucu bir yolculuktan sonra siz sevgili okurlarım sizlerleyim... Hastanede beni ziyarete gelen Bünyamin Yılmaz, Hüseyin Altınalan ve Zafer Acar, Mahmut Bıyıklı, Yunus Emre Özsaray dostlarıma, kardeşlerime "Gazetemi ve okurlarımı özledim" demiştim.
Şimdi ilk günün heyecanı ve acemiliğiyle bilgisayarımın başındayım. Ne yazacağımı düşünürken hastalığım ve yaşadıklarımdan söz etmeyeceğim. Artık bir dönüm noktasındayız. Doktorlarımın ifadesi bu. Olumlu anlamda. Umarım bundan böyle sizlerle bir ayrılığım olmaz. Bu uzun ayrılığımı ve yazamayışımı, yıllardır yazmakta olduğum gazetemde hiç ara vermeksizin, izin kullanmaksızın geçirdiğin yıllara sayarsınız.
Yoğun bir dönemde geçiyoruz.
Gazetemde bir yönetim yeniliği oldu. Aşinası olduğumuz birçok arkadaş artık yok. Bu arada gazeteye yeni katılan arkadaşlarımız oldu. Bundan böyle yenileri de olacak. Başta Prof. Dr. Burhanettin Hoca'nın yazılarını zevkle haz alarak okuduğumu belirtmeliyim. Sevincim gazetemin yeniden tiraj alması oldu.
Yazamadığım şu dönmede Orta Doğu'da önemli değişimler yaşanıyor. Tam bir girdap. Benim gördüğüm ABD ile İsrail'in batılı ülkelerin rahat oldukları ve bir endişe içinde olmadıkları. Mısır buna örnek verilebilir. Bunları uzun uzun konuşacağız.
Türkiye bu hafta sonunda yeni bir seçime gidiyor. Ortalık toz duman. Üç partili ve bağımsızlar arasında geçen bir seçim görüntüsü veriliyor. Diğer partiler hiç gündemde yok. Evde olduğumdan hemen bütün televizyon kanalları iktidar partisinin mitingini ya canlı ya da uzun özetler halinde veriyor.
Üslup bakımından oldukça seviyesi düşük bir siyasal arena. Toplum da bunu kanıksamış durumda, keyif alıyor.
Gazeteme arada bir aksasa da hemen her gün ulaşıyorum. Dağıtıcının gadri olmasa Milli Görüş hareketinden haberdar oluyorum.
Milletvekili adayıyım. Ama dört duvar arasına sıkışmış bir durumdayım. Hiçbir çalışmada bulunamadığım için içim içimi yiyor. Kimi dostlarımla haberleşerek olan biteni kısmen de olsa haber alıyorum. Hemen herkesin ortak kanaati "Bize eskiden olduğu gibi tepki gösterilmiyor." Medya ve reklâm istediği gibi yönlendiriyor kitleleri.
Orta Doğu'da olanların bir başka versiyonu Türkiye üzerinden gerçekleştiriliyor. Türkiye'nin kendisi de bu durumda.
Uçurum büyüyor. Gelecek umudu Milli Görüş'te ve gençlikte. Şimdi daha çok çalışma, okuma, kendini geliştirme sürecine girilmeli. Milli Görüş kendi içinden yeni kopuşlara fırsat vermemeli. Bu, sağlam bir düşünce, bilgi ve bilinçle olabilir ancak. Bir okuma programı yapılmalı gençler arasında.
AKP, Müslüman gençliği ve Milli Görüş'ten götürdüklerini sekülerleştirdi.
Kürt kavmiyetçiliği, Kürt gençlerini ve Müslüman tabanı sekülerleştirdi.
CHP ulusalcı çizgiden büyük ölçüde uzaklaştırılıyor. Henüz evrim aşamasında.
MHP'yi de bir çizgiye doğru çekme çabaları ve oyunları sürüyor.
Diğer partiler bu seçimden sonra artık siyasal tarihin mezarlığında yerlerini alacak. Görünüm öyle.
Uzun bir aradan sonra yazılacak o kadar çok konu var ki. Gündeme kapılmak yerine düşünce ağırlıklı yazılar yazma çabasında olacağım.
Şu son on beş gün içinde o kadar çok okuyorum ki. Bu konuyu ayrıca ele alacağım. Şu sıralar roman ve öykü okuyorum.
Aylar sonra yazıya ilk adımımı attım.
Sevgi ve dua ile.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




