Dünyanın bütün doktorlarını Konya ovasında toplasanız, ellerine bir kağıt bir kalem verseniz ve iki soru sorsanız.
Sorulardan biri "Şarap, rakı, votka, şampanya, viski size göre uyuşturucu sayılır mı? deseniz.
İkinci soru olarak "Bu uyuşturucular, insana zararlı mıdır? Deseniz nasıl bir cevap çıkar?
Bütün doktorlar hamile bayanlara alkol almayı yasakladığına göre ne diyecekleri bellidir.
Kendileri kullananlar bile birinci sorudakilere "evet uyuşturucudur" diyecekler, ikinci soruya da "Evet zararlıdır" diyecekler.
Buna rağmen bir kısım doktorlarımız uyuşturucu kullanıyor mu evet kullanıyor.
Demekki akıllı olmak veya eğitimli olmak uyuşturucunun önünü alamıyor.
Ege'nin şirin bir ilçesinde konferansımdan sonra şehrin ünlü doktoruyla otelin oturma salonunda sohbet ederken Doktor, "Hocam, uyuşturucunun önlenmesi için İlkokuldan itibaren eğitim şart" dediğinde "Eğitim" kelimesine itiraz etmiyorum ama kimin eğitimi?
Sen bir doktor olarak rakıyı, şarabı, viskiyi, şampanyayı, da uyuşturucu kabul ediyor musun? Dediğimde başıyla evet dedikten sonra ben devam ettim ve "Sen istediğin üniversiteden istediğin yüz eğitimli Profesör seç, ben ise hiç seçmeyeyim ve İzmir'in ilk mahallesinden başlayarak yüz tane imama soralım bakalım hangi tarafta uyuşturucu daha fazla tüketiliyor? Dediğimde,
"Ben kaybettim" demişti.
Bir zamanların uyuşturucu satıcısı, hırsızların baş tutucusu, kadın taciri ve her türlü kirli işler yapan, Amerikan senatörlerinin kanunsuz işlerini yapan zenci Malkolm X, hapishanede iken İslâm'la tanıştıktan sonra bütün bu kötülüklerden uzaklaştığını ve Amerikanın en medeni insanı haline geldiğini Amerikalılar biliyor.
Amerika'da uyuşturucunun çoğunu Amerikan senatörleri ile üst düzey okumuş insanlar içerlermiş.
TRT'den bir bey, yıllar önce anlatmıştı, "Zeki Müren ölünce Türk Sanat Müziğinin kadife sesli yakışıklı sanatçısı filana teklif götürdüler ve eğer kıyafetlerinizi ve makyajınızı bizim belirlememize izin verirseniz seni onun boş bıraktığı koltuğa çıkarırız" dediler ama o beyefendi kabul etmedi" demişti.
Yeni nesil, önündeki örnekleriyle büyüyor.
Biri çıkıyor, uluslararası sanatçı olmanın yolu, uyuşturucudan ve "gay"lıkten geçer zannediyor ve öyle olmasa bile öyle zannedilecek pozlar veriyor.
İslami eğitim yasaklandıktan sonra yetişen yeni nesil, yeni eğitim metoduyla, kadın ticaretiyle, uyuşturucu ticaretiyle, organ ticaretiyle, çek- senet mafyalığıyla, hazineye hortum takmayla, patrona veya parti liderine yağdanlıkla, yabancı ülkelere ajanlıkla ün yapmaya un kazanmaya başladılar.
Dünyanın neresinde olursa olsun uyuşturucu ticaretini, fuhuş ticaretini, organ ticaretini, banka içi boşaltmayı, batıda eğitim almış birkaç dil bilen, yaşları kırkın üzerinde olan insanlar yaparmış.
Profesör Dr. Özcan Köknel beyin hazırladığı "İnsanlık Tarihi Boyunca Uyuşturucu Sorunları" isimli eserin 322 inci sayfasında İngilizlerin, Çin'e afyon satmaya kalktığını, Çin devletinin yasak koyduğunu, bu yasağın kalkması için İngilizlerin Çin'e harp ilan ettiğini ve yasağı kaldırttığını, 1773'den 1903'e kadar on milyar beş yüz milyon altınlık uyuşturucu satıldığını haber verir. (Gelişim yayınları, 1976)
Medeni, demokrat, üniversiteleriyle meşhur, bilimin merkezi, hümanist İngilizlerin eğitimsiz olduğunu söyleme cesareti olan varsa buyursun söylesin.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



