Çin İşkencesi tabirini duymayan var mıdır dünyada.? Çin'in 1949'dan beri işgal ettiği Doğu Türkistan'daki Müslümanları ortadan kaldırmak için uyguladığı son yöntem ergen çocuklarını alıp çok uzaklarda üç beş yıllığına işe götürüp kötü ortamlarda batakhanelerde başkalaştırdıktan sonra evlerine iade etmeleri. Okulda, camide, sokakta dini eğitimin yıllardır yasak olduğu bu dış dünyaya kapalı zulüm ülkesinde aile içi imanlarıyla ayakta kalabilen İslam kardeşlerimize Doğu Türkistan başkenti Urumçi'de yapılan son katliamla birlikte soykırım uygulaması açık bir hal almış gözükmekte... Maalesef son dönemlerde Balkanlardan, Ortadoğu'ya, Afganistan'dan Uzakdoğu Türkistan'a kadar uzanan İslam coğrafyasında dünya sistemi Müslümanların kanını akıtmakta canını yakmakta ısrarla devam ediyor. Ne Birleşmiş Milletler, ne Uygar Dünya İnsan Hakları umursamakta bu durumu. Yeryüzü Müslümanlarının umudu, gözü yine bu topraklarda. Ya Müntakim Allah...
HAFTANIN NÜKTESİ
Malatyalı imam
Celal Tilgen, Malatya'daki Şeker Camii'nin imamı Şeker Hoca. Ama bu lakabı sadece camiye borçlu değil. Vaazlarını laptopla veriyor. Vaaz arası reklam alıyor. Vaazını 'Malatyaspor Galatasaray'ı yensin, âmin' diye bitiren ama kimseden tepki almayan bir din adamı.
Şeker Hoca bir âlem hoca Teravih namazında eli boş gelen kadınlara:
Televizyon programlarına börek çörek yapıp gidersiniz, buraya eliniz boş geliyorsunuz!' diye takılıyor. Şeker hoca Basın Yayın Halkla İlişkiler mezunu. Yaşını sorduğumuzda '52 modelim!'diyor. İşte sorular ve cevaplar:
Cemaatiniz camiden taşıyormuş. Nedir bunun esbab-ı mucibesi?
'Zebanilerden, cehennemde kaynayan kazanlardan, cehennem ateşinde yananlardan bahsetmem. Cami korkutma yeri değil, sevdirme yeridir. Adam camiye zaten dert, ızdırap içinde geliyor. Bir de cehennemden mi bahsedeceğiz?'
Camide promosyon uygulamanız varmış?
'Gelenleri caminin monoton havasından kurtarmak lazım. Camiye gelen çocuklara camiyi sevdirmek gerekir. Onlara sorular soruyorum, bilseler de bilmeseler de şehirler arası bilet, çeyrek, cumhuriyet altını veriyorum.'
'Şeker Camii'ne yalınayak gelinmesini yasakladım. Ayağında mantar, egzama, başka bir hastalık olabilir. İnsanlar o ayakla basılan yere secde ediyorlar. Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı'na cemaate galoş giydirelim dedim. Henüz alamadım ama 1000 tane alıp koyacağım camiye.' 'Bir zaman cami yeni yapıldığı zamanlarda 4 avize gerekiyordu. Halde çalışan birine; 'Sen camiye avizeleri getir, ben senin reklamını yapayım!'dedim. Cami doluyken cemaate; 'Namazın farzı kaç diye sorsam aranızda bilen olur, bilmeyen olur. Haydi ondan da vazgeçtim, abdestin farzını sorsam onu da bilen olur, bilmeyen olur.. Ama kaliteli, ucuz sebze ve meyvenin hal binası No: 47 Şahin Topaloğlu'nda satıldığını bilip oraya gidersiniz!' dedim. 15 gün sonra avizeleri getirdi. 'Hocam, gelen giden benim dükkânı soruyor, caminin başka ihtiyacı var mı?


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



