milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • DİYABET SONUCU OLUŞAN KRONİK YARALARA ÇÖZÜM İSVEÇ'TEN
  • SÜTÜ TERCİH ETMEYENE AYRAN ÖNERİSİ
  • "KKKA HASTALIĞI TEDAVİSİNDE TROMBOSİT DESTEĞİ ÇOK ÖNEMLİ"
  • "YILANLI TEDAVİYE" İZİN İSTEĞİ
  • "OKUL SÜTÜNÜN YANINDA BAL DA DAĞITILSIN" ÖNERİSİ
  • YAPAY TOHUMLAMA İLE SAĞLIKLI ARI KOLONİLERİ YETİŞTİRİLECEK

Üstad Necip Fazıl Sempozyumu

02 KASIM 2011
ÇAR 00:55

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

26 Mayıs 1904'te İstanbul'da doğan ve 25 Mayıs 1983'te burada vefat eden Necip Fazıl'ın, ölümünden 28, doğumundan 107 yıl sonra, 29 Ekim Cumartesi günü Fatih-Ali Emiri Efendi Kültür Merkezi'nde, İBB Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı/Kültür Müdürlüğü tarafından "Üstad Necip Fazıl Sempozyumu" düzenlendi. Dönemi aydınlarınca "Prens" ünvanıyla hitap edilen ve kendisinin de onurla kabullenmesinin tarihi dayanağı vardır. Horasan bölgesinden Emir Bektat'a kadar çıkan Kısakürekler, Oğuzlar'a mensup Zülkadir (Dulgadir) kolundandır. Kahramanmaraş'ta Bektutiye mahallesi ve camisi vardır. "Prens"i "emir" karşılığı düşünmek gerekir. Dedesi Mehmet Hilmi Efendi'nin ve Üstad Necip Fazıl'ın bu aidiyet duygusu doğal olarak Maraş'a bağlar onları.

Necip Fazıl'ın bir günlük de olsa bir sempozyum çerçevesinde anılması, sadece bir tanıtma ya da ölüm veya doğum günü dolayısıyla yapılan bir etkinlik olarak görülmemelidir. Zaten tanıtılmaya ihtiyacı yoktur. Düşünceleriyle, sanatıyla ve yaptığı mücadeleyle hâlâ diri, canlı ve yaşar haldedir. Böyleyken Necip Fazıl'ın gündeme gelmesi, aslında bir bilinç yenilenmesi, bir muhasebe ve muhakeme, bir yönüyle de bir özeleştiri, en önemlisi de ona olan bağlılığın bir göstergesi şeklinde değerlendirilmesi yerinde olacaktır.

Sempozyumun tasarlanmasında, düzenlenmesinde ve gerçekleştirilmesinde eski Bahçelievler Belediye Başkanı ve Büyük Doğu'nun, Necip Fazıl'ın gönüldaş ve bağlısı Muzaffer Doğan beyin emeğini, gayretini ve ısrarını öncelikle belirtmek, dolayısıyla tebrik etmek gerekir. Sanıyorum Haziran ya da Temmuz ayından itibaren çalışmaya başlamıştı. İlk olarak Necip Fazıl Kısakürek adını Bahçelievler Kültür Merkezi'ne vermişti.

Necip Fazıl olmaksızın yerli düşüncenin, eşdeyişle İslam düşünce ve davasının son yüzyılını tam olarak kavrayabilmenin imkânı yoktur. Mevzi olarak bir çok değerli ve saygın isim vardır. Necip Fazıl ve Büyük Doğu hareketi, daha doğrusu akımı temel olmak üzere Diriliş, Edebiyat, Mavera ve Yedi İklim dergileri çevresi, bu ana damarı çeşitli yönleriyle besleyip geliştirdiler, farklı boyutlarda katkı sağladılar. Bu hareket ve dergi çevrelerinin ortak paydaları, inanç olarak sıkı sıkıya bağlanılan İslam'ın aynı zamanda bir uygarlık, yapısını oluşturduğu düşüncesiydi. İnanç, düşünce, sanat ve eylem sütunları temelinde bir bilinç ve mücadele ruhunu uyandırmak ve bunu eser düzeyine taşımak, başlıca faaliyet oldu. Ne yazık ki henüz bu uygarlık mücadelesinin düşünce, sanat ve eylem boyutlarıyla tarihi yazılmış değildir ve bu boşluk dünden bugüne sürmektedir.

Bir yönüyle Necip Fazıl Sempozyumu sezinlenen tarih boşluğunun farkına varılmasının bir yansıması olarak da görülebilir. Bir başka ifadeyle, başta Türkiye olmak üzere İslam dünyasında kendi varlığının farkına varma devinimi dalga dalga kıyıya vursa da neye ve nasıl istinat edeceğinin kararını belirleyebilmiş sayılamaz. Necip Fazıl ve Büyük Doğu damarı burada bir zarureti simgelemektedir.

Sempozyum'da Necip Fazıl temelinde ele alınıp ortaya konulan görüş ve değerlendirmeler, bir açıdan söz konusu dayanak ve zarureti işaret etmişlerdir. Necip Fazıl özelinde ortaya çıkan yaklaşımların ortak ifadesi bu bakımdan anlamlı ve önemlidir. Katılımcıların Necip Fazıl ve Büyük Doğu akımını kuramsal yönde kavramış ve içselleştirmiş olmaları yanında, belli düzeyde onu tanımış, birlikte yaşamış olmaları ayrıca dikkat edilmesi gereken bir husustur. Bu şahsiyetlerin başında, her ne kadar oturumlarda konuşmacı olarak yer almasa da, bastonuna dayanarak gelip kısa bir konuşma yapan Prof. Dr. Süleyman Yalçın, Prof. Dr. Nevzat Yalçıntaş, İsmail Kahraman yer alır. Prof. Dr. Necmettin Talu, Mustafa Miyasoğlu, Doç. Dr. Şükrü Karatepe, Bekir Oğuzbaşaran, A.Vahap Akbaş, Dr. Necmettin Türinay, Abdurrahman Şen, Dursun Ali Taşçı, Prof. Dr. İbrahim Kavaz, Fazlı Karaman, Necip Fazıl'ın düşünce, sanat ve eylem yönlerini eserleri temelinde tahlil ederken tarihi ve somut gözlemlere de dayanmışlardır.

Av. Numan Güzey'in konuşması, kültürel birikimi, vukufiyeti ve duyarlığı bakımından ayrıca vurgulanmayı hak ediyor. Doğrusu Kültür ve Sosyal İşler Daire Başkanlığı başında bulunmasına sevindim ve umutlandım. Yeri gelmişken belirtmek gerekir ki, Kültür Bakanlığı ve İstanbul Kültür Müdürlüğü'nün, bu denli önemli ve anlamlı bir sempozyumla görünmemesi, doğrusu açıklanır gibi değildir. Gerçekten Kültür Bakanlığı'nın, bakanının ve birimlerinin işlevi nedir diye sormadan edemiyor insan.

Ayrıca dinleyiciler, gençler özellikle hanımlar, ilgilerinin ötesinde, dikkat ve alıcı tutumları dolayısıyla teşekkür ve tebriki hak ediyorlar.

İki nükte, anekdotu da paylaşmak istiyorum. Birincisini Numan Güzey nakletti. Üstadın Paris'te öğrenciliğinin başlangıç yılları. Üstad gider bir top açık renk kumaş alır ve otuz tane elbise diktirir. Bu elbiselerin her gün birini giyer. Rahmetli Ali Fuat Başgil de birlikte gidenlerden. Üstad her gün açık renk elbise giymesine rağmen, herhangi bir leke olmaması dikkatini çeker ve merakla nasıl oluyor da böyle temiz giyindiğini sorar. Üstad durumu izah eder ve mesele anlaşılır. Aynı kumaştan otuz takım elbise ve her gün bir takımı giyilen aynı renk. Ve şaşkınlığa uğrayan Başgil.

İkincisi Yalçıntaş hocanın tanık olduğu bir hatıra: Son günlerinde, Süleyman Yalçın, Ayhan Songar ile Üstad'ı ziyaret ederler. Dışarı çıkamamakta ve hareketleri kısıtlıdır. Yalçın ve Songar hocalar, muayene, tetkik vb. sonra bacaklarında çıkan yaralarla birlikte baştan aşağı Üstadı silip temizlerler.

Üstad Necip Fazıl ve Ayhan Songar hocaya rahmet, Süleyman hocaya uzun ömürler, sıhhat ve afiyetler dilerim.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 02.11.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: sempozyum, yedi iklim, diriliş,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

İsmail Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Sanatçının ciddiyeti
    2. Başkanlık Sistemi
    3. Gençlik ve Kapitalizm
    4. Meçhule seyahat
    5. Tiyatro ve sanat
    6. Gaddarlığın ve zulmün ciynakları
    7. Özgüven ve özeleştiri
    8. Hukukta temel norm sorunu
    9. Afganistan, NATO ve Türk askeri, niçin?
    10. İktidar üzerine aykırı düşünceler
    1. Muhammed-ül Emin
    2. Sınanan özgürlük
    3. Bütünleştirme mi, bütünleşme mi?
    4. Filistin sorunu ve ötesi
    5. Yerlilerin başkaldırısı
    6. Sivil toplum
    7. Sn. Numan Kurtulmuş’u izlerken
    8. Devletin çöküşü ve helikopter kazası...
    9. Algılama ve gerçek
    10. Millî Gazete’yi okumayan Bakan
    1. Devleti işletmek...
    2. “Yanıyor güneşte petek”
    3. Klinik bir vak’a
    4. Yargılamazsan, beslersin...
    5. M.Ü. İlahiyat Fakültesi’nin 50. Yılı
    6. Darbenin anatomisi
    7. Korku
    8. Prof. Dr. Necdet Aral Hoca’nın ardından...
    9. Kongreye giderken
    10. Ağaca değil, ormana bakmak
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Demir bariyerler ok gibi saplandı, yolcular ölümden döndü
    2. Destici: 'Dosya kapatılıyor mu' endişesi taşıyoruz
    3. Yağışlar Trakya'daki barajları doldurdu
    4. BM: Hule'deki çocukları Şebbihalar katletti
    5. Avustralya iki Suriyeli diplomatı sınır dışı ediyor
    6. İran'a yeni bir "siber" saldırı
    7. "Telefonlar ile tablet bilgisayarlar gözleri kurutuyor"
    8. Sokaklarından çöp ve kanalizasyon suyundan geçilemeyen şehir: Kerkük
    9. Ülkelerin "kötü alışkanlıklar" raporu
    10. Anaç sığır ve buzağı desteklemeleri, bugün yatırılıyor
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Kadın garson zorunluluğu
    8. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    9. Dalga askeri aşamadı
    10. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek