Hacca ve umreye tekrar tekrar gitme sevdâsının sebebini nasıl anlatsam bilmem ki? Sözü fazla uzatmadan kısaca izah etmeye çalışayım: Şahsen ben, Tevhid hakikatını kâmil mânada, aynel yakin, hakkal yakin derecesinde görmek için, İslâmiyetin nasıl emniyet, huzur, güven ve sâadet demek olduğunu elle tutarcasına tekrar tekrar hissetmek için, o mukaddes beldelere giden o ihlaslı kardeşlerimi görüp halimden utanmak için, günah deryasıyla kuşatıldığımız bir atmosferden bir müddet için kurtulup, Cennet’e giden yolun kokusunu hissetmek için gitmekteyim. Hacca ve umreye tekrar tekrar gidişi tenkit edenlere şunu söylemek isterim. Meselâ ben hayatım boyunca deniz kenarında veya başka bir yerde “tatil” yapmamışım. Bir o şekildeki tatilin maliyetini hesaplayın, bir de umrenin. Umrenin maliyetinin çok daha düşük olduğunu görürsünüz. Umreye gidişte âcizane düşüncem şudur. Lüks otellerde konaklayıp, açık büfe yemek yiyerek “lüks târifeye” dahil olmak yerine, o tarzda bir kişinin harcayacağı parayla aile fertlerinden iki kişiyi daha götürmeyi tercih ederim. Tâ ki onlar da o mânevî güzellikleri görsünler, o mübarek beldenin kokusunu duysunlar, oradaki nurânî haletten istifade etsinler, feyz alsınlar...
Kâinata bakınız muhteşem bir âhenk, sükunet ve kardeşlik, teâvün, teânuk görürsünüz. O mukaddes beldelerde Müslümanların haline bakınız, bir halimlik, bir sadelik, sımsıcak bir kardeşlik, muhabbet görürsünüz. O anda otomatikman akla şu düşünce gelmekte: Cenab-ı Hak kâinata nasıl bir kanun koymuşsa, o kanunla bütün bu kâinatı nasıl âhenkle çalıştırıyorsa, Müslümanlar nasıl Allah’ın kulu olduklarını hatırlayıp derin bir itaatla o kainattaki âhengin, nezafetin, nezahetin, güzelliğin bir misalini sergiliyorlarsa, bütün dünya Müslüman olsa her yanda bu huzur olur.
Resûlullah (S.A.V.) Efendimizin yaptığı umreler:
Abdullah b. Abbas (R.A.) ve Enes b. Malik (R.A.)’den rivayete göre Resûlullah (S.A.V.) Efendimiz dört umre yapmıştır. Veda haccı ile birlikte olan dışında, hepsi de Zilkade ayında olmuştur. Bu dört umre şunlardır:
1- Hudeybiye senesi yapılan umre: Gerçi bunda umre için niyet edilip ihrama girildiği halde, Mekke müşriklerinin izin vermemesi yüzünden tavaf ve sa’y yapılmamıştır ama kurban kesilmiş, tıraş olunmuş ve ihramdan çıkılmıştır. Bu sebeple bu da bir umre kabul edilmiştir. Bu umre Hudeybiye sulh anlaşması gereğince ertesi yıla bırakılmıştır.
2- Ertesi yıl yapılan umre, Umretu’l-kaza. Açıkladığımız gibi bu umre hicretin yedinci yılında yapılmıştır. Buna Umretü’l kazıyye ve Umretü’s-sulh adları da verilir.
3- Huneyn ganimetlerinin taksim edildiği yer olan Ci’râne’den yaptığı umre.
4- Veda haccı sırasında Hacc-ı kıranla yaptığı umre. İşte bu umresi zilhicce ayında olmuştur. (Buhari; Megazi:33; No:3917; 4/1525, Müslim; Hac: 35; No:217; 2/916, Ebû Davud; Menasik: 80; No:1994; 1/610, Tirmizi; Hac: 6; No:816; 2/221, İbn-i Mace; Menasik: 50)
Borçlanarak umreye gitmek
İzah edildiği gibi, bir Müslümana umrenin sünnet olması için servet yönünden umre yapma imkanına sahip olması gerekir. Bu itibarla servet yönünden umre yapma imkanına sahip olmayan kişilerin, ödeyemiyecek bir şekilde borçlanarak umreye gitmeleri caiz olmaz.
Umre yolunda, insanlara yüz suyu dökmek
Umre yolculuğunda başkalarına yük olmamak, başkalarını rahatsız etmemek için hususen azığımızı yanımızda götürmemiz gerekir. Çünkü Hz.Peygamber (S.A.V) Efendimiz: “İnsanlara yüz suyu dökmekten koruyacak kadar azık temin et! Hazırladığınız azığın en hayırlısı da takvâdır” (İbn-i Ebi Hatim, Tefsir, 1/351, No:1844) buyurmuştur.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



