Taşlanan otobüsler kimlerin? Bizlerin... Bu otobüsleri kimlerin paralarıyla hizmete sokuyorlar? Bizlerin paralarıyla... Taşlanan, molotof kokteyli atılan bu otobüslerin içinde seyahat edenler kimler? Sen, ben, o, biz, siz, onlar! Yani hepimiz, kısaca: biz... Kürt'ü, Laz'ı, Çerkez'i, Türkü vs si... Fakiri, zengini, Alevi'si, Sünni'si...
Otobüs işletmesi adaleti nispeten sağlamış vaziyette. Zengin tabakanın oturduğu semtlere de aynı otobüsler gidiyor, daha yoksul kesimlerin oturduğu mahallelere de... Sarıgazi'ye de aynı arabalar gidiyor, Bostancı'ya da... Bostancı'da zengin Türkler ve zengin Kürtler, Aleviler, Sünniler, Sarıgazi'de de zengin ve fakir Kürtler, Türkler, Aleviler, Sünniler oturuyor.
Ama otobüsler Sarıgazi'de taşlanıyor. Sarıgazi'nin avuçlarına taş sıkıştırılmış çocukları, kendilerini tehdit eden bilinçsiz ve aymaz büyüklerinin sıkıştırmasıyla hem zengin hem de fakir Kürt'ün, Alevi'nin, Sünni'nin, Laz'ın Çerkez'in otobüsünü taşlıyor. Enteresan değil mi? Belki de dağda teröristle çarpışan Mehmetçik de aynı otobüse biniyor, Mehmetçik'e kurşun sıkan terörist Mehmet de!
Üstelik çocukların ellerine taş sıkıştırıp belki Hakkarili, belki Bingöllü, belki Diyarbakırlı İETT şoförünün kafasına fırlatan ve fırlattıran aymazlar bir gün sonra acaba hangi ulaşım vasıtasıyla işlerine, okullarına ya da gezmeye, alışverişe gidiyorlar? Taş attıkları otobüslere binenler aslında kendilerini taşlıyorlar. Farkında değiller. Kim bilir belki bir gün bir vicdansız, bir gün kendisinin bindiği otobüse bir taş atıverir de o taş kendi kafasına düşüverir.
Yaklaşık iki yıl evvel bir yazı yazmış ve o yazıda terörün dağlardan şehirlere doğru akacağını öngörmüştük. Tahminlerimiz gerçekleşti. Nereden gelirse gelsin kim gerçekleştiriyor olursa olsun terör artık şehirlerde yuvalanıyor, daha yakıcı sonuçlar doğuruyor. Otobüslere atılan Molotoflarla insanlar ölüyor, Muş'un Bulanık kazasında olduğu gibi şehirlerde cam pencere indiren sempatizanların baskılarından canı yanan esnaf alıyor silahı eline, kendince bir cezalandırma yöntemi gerçekleştiriyor. Korkulan odur ki, DTP'nin kapatılmasından sonra ülkenin doğusunda ve batısında seçilmiş bazı şehirlerde teröre çanak tutacak kimi girişimlerde bulunulacak ve etnik/siyasi çatışmanın şiddet ve ölümle sonuçlandığı olaylar vuku bulacak. Şimdi tam bu noktada bir yanılgı ve manipülasyona dikkat çekmek istiyorum.
Bahsettiğimiz nitelikte çatışmalar, sokak olayları vuku bulunca yetkililer bu olaylarda hep bir provakatör arıyorlar. Suçu provakatörlerin üstüne atıyorlar. Sanki oradaki kitleyi sadece provakatörler galeyana getiriyor, nedense olayların gerçek tarafları hiç ortada yok.
Şimdi beyler güldürmeyin insanı. Evet, birkaç olayda birkaç provakatör olayların gidişatını değiştiriyor olabilir. Ama bugünlerde medyada çok sık sorulan şu soruların cevabını verin lütfen: Ülkede Türk-Kürt çatışmasını körüklemek isteyenler sadece ve sadece provakatörler mi? Muş'ta camını taşlayan göstericiye ateş açan öfkeli vatandaş provakatör mü? Otobüse molotof atarak Serap'ın ölümüne sebebiyet verenler provakatör mü? Türk'e ağız dolusu küfürler savuran cahil Kürt, Kürt'e toptancı bakış açısıyla nefret duyan ve ağza alınmayacak hakaretlerde bulunan bilinçsiz Türk provakatör mü?
Güneydoğuyu, Doğuyu toptan yakın gitsin, sorun otomatikmen çözülür diyen siyasetçiler ve resmi yetkililer provakatör mü? Kundaktaki bebeğe kurşun sıkmış teröristi madden ve manen besleyen, siyaseten destekleyen, İmralı avukatlığı yapanlar sadece ve sadece provakatörler mi? Bunlar bütün bu olup bitenlerin neresindeler? Her şeyi provakatörler yapıyor, gerçek failler nedense ortada yok!
Bu ülkede Kürt'ü Türk'e, Türk'ü Kürt'e karşı kışkırtanlar neden hak ettikleri cezayı bulmuyorlar? Neden hiç kimse gerçek kardeşlikten ve gerçek çözümden dem vurmuyor? Ortalarda hep bir provakatör var olup biten her şeyi onlar gerçekleştiriyor, olaylar hep provakatörler üzerinden okunuyor, yorumlanıyor. Nerde bu işin gerçek tarafları? Neden ortalarda yoklar. Mesela devlete karşı vatandaşı kışkırtan, vatandaşa karşı devleti kışkırtan, etnik ve mezhebi ayrımcılık üzerinden kendilerine saltanat üretenler neredeler? Bu soruların cevaplarını dürüstçe verebildiğimiz zaman meseleler kendiliğinden çözülmüş olacak.



Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



