Allah (CC) okuyucularımdan razı olsun, Ramazan ayı boyunca telefonlarım susmadı, e-mail’lerim durmadı, fax’ıma kağıt yetiştiremedim.
Konu, benim 4 ciltlik Sorumsuzca Söylenen Sözler adlı kitabımın taklidinin çıktığı ile ilgili.
Aramalardan çıkan ortak cümle şu:
Hocam, Mehmet Paksu .... ..... senin Sorumsuzca Söylenen Sözler kitabını önüne koymuş, ortaokul üçüncü sınıf talebesi gibi benzetmiş/kopyalamış. Öylesine ustaca aşırmış ki, pes doğrusu. Nesil yayınları da “bu kitabı” yayınlamış. Helâl olsun adamlara.
Daha çok enteresan e-mail’ler var. Sanki fail-i malum benmişim gibi utancımdan köşemde nakledemiyorum.
Birisi “Hocam, kapaktaki yazılar bile aşırma. Tepeden tırnağa desem yalan söylemiş olmam” diyor.
Bir okuyucum Tempo dergisinden Elif Çakır imzalı, kitapla ilgili bir yazı göndermiş. Bir de not düşmüş:“Moral FM’in popüler programcısı 30 kitap yazarı Mehmet Paksu’nun son kitabı kopya.
Hocam kitaplarınız araklanıyor haberiniz var mı?
Malum zatın önceki kitaplarını bir grup arkadaşla incelemeye aldık. Sizi haberdar edeceğiz. Selâmlar.”
“İnsanı Uçuruma Götüren Sözler” “kitabı”yla şimşekleri üzerine çeken Mehmet Paksu’nun kitab ve gazete köşesi “yazı”larından çok enteresan örnekler gönderenler de var. Şahsen bu zata hiç yakıştıramadım.
Mehmet Paksu ile ilgili gelen yazı örneklerinden biri de “Peygamberimizin Güzel Ahlâkı” adlı kitabını “Güzel Ahlâk” bölümü olan “Adab-ı Muaşeret” adlı kitaptan (yazarı: B.B.) nasıl aktardığı ile ilgili, bana gelen yazı da çok önemli. Yazar B.B. ile telefonla görüştüm. Aman Ya Rabbi! Duyduklarıma inanamadım. Mehmet Paksu ismine bir de mensubu bulunduğu câmiaya şaşırdım: Hasbu’nallahu ve ni’mel vekil...
Bugün gazetesinden örnekler de geldi. Onlara değinmiyorum.
Aldığım e-mail’lerde “kim bu adam?” diyenler var. Kısaca cevaplayayım:
* Gaziantep’li imiş...
* Edebiyat Fakültesi’nden mezun muş...
* Moral FM’de program yapıyor muş...
* “Kitapları”Nesil yayınlarından çıkıyor muş...
*Bugün gazetesinde köşe yazarlığı yapıyor muş...
Müsadenizle bir not düşmek istiyorum: M. Paksu’nun malum “kitabı”nı iki gün önceki Pazartesi günü aldırdım.Şöyle bir baktım. Acımakla üzülmek, gülmekle surat ekşitmek, gözlerimi bir noktaya dikip üf’lemek arasında gidip geldim. Neden mi? Hem arz edeyim, hem de sorayım.
Bu zat kendisini tanıttığı bölümün son paragrafında “şu tarihte şu isimli hanımla evlendim, şu isimlerde de çocuklarım oldu” diye beyanda bulunmuş.Hangi okuyucunun bu bilgilere ihtiyacı var, merak ettim doğrusu. Aklıma meşhur üstadlardan birinin sözü geldi. Bir yazısında okumuştum: “Kişiliği olmayan kadınlar dişiliğini kullanırlar” diyordu. Mehmet Paksu için ben böyle demiyorum.O, delikanlı meşhurlarımızdandır.
Kamuoyuna sesleniyorum:
Birçok yazarın başı aşırmacı ve kopyacılarla dertte. Namuslu yazarlar, çizerler bu konuyu lütfen birlikte gündemde tutalım. TV programcıları lütfen bu konu ile ilgili açık oturumlar düzenleyin. Bu hastalık sağda da, solda da var. Önüne geçilebilir belki.
Okuyucular sizler de lütfen gerçeğiyle sahtesini, hakikisiyle benzerini ayırt ederek okuyunuz.
Vatandaş! Sorumsuzca Söylenen Sözler kitabımın beşinci cildi baskıya hazır. İstersen tekrar etmeye lüzum kalmasın diye senin imzan ile yayınlayalım. Ne dersin?


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



