İsrail Dışişleri Eski Bakanı ve parti başkanı Tzipi Livni bir sembol ve bir gösterge. Siyonizm'in önemli temsilcilerinden, eski bir MOSSAD ajanı. İsrail'in son dönem öne çıkan isimlerinden biri. Zaman zaman yaptığı çıkışlarla hakiki yüzünü gösteriyor.
Hamas komutanı Muhammed el-Mahbub 20 Ocak'ta Birleşik Arap Emirlikleri başkenti Dubai'de bir otelde MOSSAD ajanları tarafından öldürülmesinin ardından yaptığı açıklamada eylemi desteklemişti. Kendisi de eski bir ajan olduğu için bu eylemin doğal bir durum olduğunu yaklaşımıyla ifade etmiş oldu. El-Mahbub olayı da bir bakıma üstü örtüldü, unutulmaya terk edildi. Olmasa ne olacaktı ki?
Tzipi Livni, Gazze savaşı yüzünden bir İngiliz mahkemesi hakkında tutuklama kararı çıkarmış, o da İngiltere ziyaretini iptal ederek Londra'yı kınamıştı. Bu tutum karşısında İngiltere'de bir yasa değişikliğine gidiliyor. İngiltere Başbakanı Gordon Brown savaş suçlarından tutuklama kapsamını daraltacak yeni bir yasa üzerinde çalıştıklarını duyurdu. Yeni yasa, bu tür tutuklamalar için bireysel başvuruları engelliyor, sadece devlet savcılarına yetki tanıyor. İşin düğümü burada.
AB sınırları içinde anti semitik söylemler suçtur. Yakın zamanda bir vatandaşımız Filistin'i imleyen bir tişört giydiği için hakkında soruşturma açılmıştı. Yahudi aleyhtarlığı suç kapsamında olduğu için, onlara ilişkin her eylem sıkı bir takibe uğramakta. Tabii Müslümanların eylemleri ve dayanışmaları da suç unsuru.
Bu nasıl bir güçtür ki İngiltere'ye geri adım attırıyor. Bu nasıl bir güçtür ki, fiili bir suç suç olmaktan çıkarılıyor. Bu nasıl bir güçtür ki, el-Mahbub cinayetine katılanlar İngiltere pasaportu taşıyarak Dubai'ye giriyor, orada cinayet işliyor.
Muhafazakâr ve köle ruhlu Müslümanlar son dönemlerde yeni bir söylem geliştirdiler. Siyonizm, Yahudilerin Müslümanlara dönük tutumları, uluslararası güç ve örgütlenmeleri görmezlikten geliyorlar. Dönüp şunu söylüyorlar: "Bunları ne çok abartıyorsunuz!". Ya da her şeyin altında onların parmağını arıyorsunuz. Bir zamanlar Arapları suçlayan Türkler: "Onlar korkaktır. İsteseler onları [Siyonist Yahudileri] tükürükleriyle boğarlar." Ne yazık ki böyle düşünen Müslümanlar onlara teslim olmuş durumdadırlar.
Bir süre önce bu kalemin sahibi, bu köşede 1. Dünya Harbi öncesinden sonrasına kadar Siyonist Yahudilerle İngiltere işbirliği sonucu neler yaptıklarını ayrıntılarıyla anlatmıştı. Filistin'de Yahudi devletinin kuruluşu, Çanakkale harbi, Mısır savaşı vs. Bugün de, İran kuşatmasında, Irak işgalinde, şu sıralar sürmekte olan Afganistan savaşında Amerika, İngiltere ve İsrail birlikteliğinin nasıl yürüdüğü, Türkiye de dâhil birçok Müslüman topluluklarını oluşturan devletlerin de nasıl aracı olduklarını görüyoruz. Irak, Türkiye üzerinden işgal edildi. Suriye'deki kimi tesisler İsrail savaş uçakları tarafından Türkiye üzerinden vuruldu. Afganistan'daki Amerika güdümündeki işgal sürecinde Amerikancı Karzai yönetimine Türkiye destek veriyor. Onların polis teşkilatlarını ve Kabil'deki askerlerini eğitiyor. Dolayısıyla Türkiye de bu çarkın içinde.
Türkiye'de taban zorlaması ve bilinci olmasa onlara göre her şey yolunda gidecek. Ne yazık ki bu çarkı bozan bir manevi güç var Türkiye'de.
İsrail tek başına kalınca büyük bir güç değil. Onu güçlü ve etkili kılan Amerika- İngiltere ve Yahudi birlikteliğidir. Asıl merkezi bunlar oluşturuyor. Onlara destek veren diğer güçler de devreye giriyor.
İsrail'in yakın zamanda AB'ye girmesi söz konusu. Zaten onlara göre bir zamanlama yapılmakta. AB'yi de çekip çevirmede bir güç olarak belireceği muhakkak. AB'ye sokulmak istenen modern Türkiye onların bir parçası haline gelecek. Süreç bunu gösteriyor. Tzipi Livni'nin şahsında Yahudilerin gücüdür bu. Medyalarıyla kimi rezil kimi vezir ettikleri de ortada. Başka söze gerek var mıdır?


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



