Dedelerimiz çeşmeler inşa etmişler, hanlar kurmuşlar, hamamlar kurmuşlar, kervansaraylar kurmuşlar, imarethaneler açmışlar, camiler ve mescitler yapmışlar...
Ve buralardaki bütün hizmetler BEDAVA...
Şimdi biz atalarımızdan, ecdadımızdan, dedelerimizden hiç utanmadan camilerin tuvaletlerini dahi paralı yapmışızdır!
İşte, son zamanlarda hep 'KRİZ' diyoruz, kriz ile yatıp kriz ile kalkıyoruz...
Ama bütün bunlar olurken biz hep uyarıyor, uyandırmaya çalışıyor ve diyoruz ki;
Krizi boş verin, "SOSYAL TUFAN"ı bundan dolayı beklemek durumundayız...
Hattâ beklemeye de gerek kalmadı; ilmî, dinî, iktisadî ve siyasî alanlar başta olmak üzere, hayatın her alanında "SOSYAL TUFANLAR" içinde değil miyiz?..
Artık halkımız UYANMALI ve organize olmalıdır.
Halkımız uyanmalı ve aklı başına gelmelidir.
Başka çare, çözüm ve çıkar yol yoktur.
Artık devletimiz ve belediyelerimiz de UYANMALI ve akıllanmalıdır. Bu arada askerlerimizin de aklı başına gelmelidir. Böylesi sahtekârlıklardan ve aldatılmalardan halkımız, devletimiz, belediyelerimiz kurtulmalıdır.
Yeşil mürekkeple boyalı 'dolar' denen karşılıksız kâğıdı ABD denen devlet IMF aracılığıyla kredi olarak verecek, ben de ona BORÇ ve FAİZ diye ödeyeceğim?!.
Ne ile ödeyeceğim?
Tuvaletimi yaparken toplanan vergilerle!
Allah aşkına, siz hiç düşünmüyor musunuz, sizin hiç aklınız çalışmıyor mu?!.
ERBAKAN'ın ve bizim kırk yıldan beri "ADİL DÜZEN" ve "ADİL EKONOMİK DÜZEN" olarak anlattıklarımızı ve yazdıklarımızı 'anlamadık' diyorlar...
Anlamadılar veya anlayamadılar değil, buz gibi anladılar.
Ama anlamak istemediler... Veya anlamamazlıktan geldiler...
Şu hâle bakar mısınız; devlet, tuvaletteki kasiyer aracılığıyla tuvalete giden vatandaşlarından bile artık vergi alıyor imiş! Vergiyi o ödemiyor ki, ödeyenler tuvalete gidenler, vatandaşlar!
Felçli olan insanlar vardır. İğne batırsanız duymazlar. Haberleri olmaz...
Biz bunları kırk yıldır söylüyoruz, anlatıyoruz, yazıyoruz...
Duyan var mı?!.
Dağlar taşlar bile bunlardan daha hassastır.
Dağlara bağırsanız, size hiç olmazsa yankı verir ve o da bağırır.
Bunlar ise o dağ ve taşlardan daha sağırdırlar. Duyarlar da duymamazlıktan gelirler, anlarlar da anlamamazlıktan gelirler; yani, bile bile görmezler, duymazlar, düşünmezler...
Bunları kimlere söylüyoruz?
Türkiye'deki güç odakları bellidir; onların hepsine birden sesleniyor ve söylüyoruz...
Ama bugünlerdeki seçim atmosferinde, iktidarı ve muhalefetiyle siyasilere ve belediyecilere özellikle sesleniyor ve diyoruz ki: Artık kör, sağır, dilsiz ve beyinsiz olmayı bırakın da söylediklerimizi DUYUN, GÖRÜN, DÜŞÜNÜN!..
Tuvaletlerimizin kapılarına kadar ABD tahsildarlarını, IMF raportörlerini koyamayız; koymamalıyız. Bizi bu durumdan kurtarınız; bu arada siz de kendiniz, aileleriniz, çocuklarınız ve torunlarınızla birlikte kurtulunuz.
Artık IMF'yi def etsin, bizim tuvalet paralarımızla karşılıksız kâğıt para mesabesindeki dolarlara BORÇ ve FAİZ ödemekten vazgeçsin.
UYANALIM artık, derin uykudan UYANALIM!..


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




