Bir ülke "ben büyüğüm, büyüklüğümü herkes görmeli/anlamalı" demekle, ne kadar güçlü, kuvvetli, büyük bir ülke olduğunu anlatmış olur mu?
Ben anlatamayacağı kanaatindeyim.
Söylem yerine eylemlere bakılması gerektiğine inanıyorum.
Öyleyse soruyu şöyle sormalıyız: "Bir ülkenin büyüklüğü nasıl anlaşılır?"
Belirli parametrelere bakmamız gerekir: En başta o ülke demokratik değerlere sahip mi, insan haklarına, özgürlüklere saygılı mı? Farklılıklara tahammül edebiliyor, kimsenin inancına, fikrine karışmıyor, insanların onurlarıyla yaşayabilecekleri özgür bir ortam sağlayabiliyor mu?
Devlet/Millet kaynaşmasını sağlamış, kurumlar arasında eşgüdümü ve ortak hedefler için birlikte mücadele etme azmini pekiştirmiş, toplumsal barışı ve kardeşlik duygusunu ülkenin her yanına yaymış mı?
Güçlü bir ekonomiye sahip mi; iç ve dış borçlarından kurtulmuş mu? Cari açığı ortadan kaldırmış mı? Geliri adaletli dağıtabiliyor mu? Herkese iş ve aş bulabiliyor mu?
Toplumunu çağın gereklerine göre eğitebiliyor, meslek sahibi yapabiliyor mu? İnsan kaynağını değişen dünya şartlarına paralel olarak yapılandırabiliyor mu?
Savunma sanayiinde kendi kendine yetebiliyor, kimseye muhtaç olmadan tankını, uçağını ve diğer savunma araçlarını üretebiliyor mu?
Nükleer enerji gücüne sahip mi; bu gücü barışçıl amaçlarla etkin bir şekilde kullanabilme yeteneğini geliştirmiş mi?
Belki hepsinden önemlisi, insanları o ülkede yaşamaktan mutlu ve gururlu mu; başları dik, alınları açık mı?
Geleceğe umutla bakabiliyor, sevinçlerini, iyi niyetlerini, vicdan ve merhamet duygularını her zaman koruyabiliyorlar mı?
Ele ele verebiliyor, sevinçleri çoğaltabiliyor, acıları ve hüzünleri azaltabiliyorlar mı?
Başbakan Erdoğan'ın, sözde Ermeni soykırımı ile ilgili aldığı karardan dolayı Amerikan Temsilciler Meclisi'ne gösterdiği tepkiyi okurken şu satırların altını çizme ihtiyacı duydum: "Bir kez daha ikaz ediyorum. Türkiye çok büyük bir ülkedir. Büyüklüğünü anlamayanlar, anlayacaklardır..."
Amerikalılara Türkiye'nin büyüklüğünü anlatmanın tek bir yolu olduğuna inanıyorum: Gerçekten demokrasisisiyle, ekonomisiyle, siyasal sistemiyle, dış politikasıyla, bilim ve teknolojide gösterdiği üstün başarılarıyla, yetiştirdiği eğitimli ve üstün yetenekli insan kaynağı ile güçlü bir ülke olmak...
Türkiye büyüklüğünü bu alanlarda ortaya koyacağı gerçek başarılarla ispat edecektir.
Türkiye IMF'den borç alma ihtiyacı duymadığında, mevcut borçlarının tümünü kapattığında, işsiz ve aşsız sayısını azalttığında, savunma sanayiinde ve nükleer teknolojide atılım yaptığında, insanını mutlu ve huzurlu yaşattığında kimseye bir şey söylemesine gerek kalmayacaktır.
Türkiye'nin "büyüklüğü" önünde herkes şapka çıkartmak zorunda kalacak; kendi pozisyonunu bu büyüklüğe göre yeniden ayarlama ihtiyacı hissedecek, dünya genelindeki tüm politikalar/bakışaçıları kısa sürede değişecektir.
Bu nedenle; söylemek değil yapmak gerekir.
Söylemek kolay, yapmak zordur.
Ama tarihi de "yapanlar" yazar.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:




