milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI

Türkiye, AB ve BOP

15 TEMMUZ 2011
CUM 01:45

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Dışişleri Bakanı Davutoğlu, "Kıbrıs Rum kesiminin Kıbrıs'taki müzakereleri geciktirerek, tek taraflı olarak AB dönem başkanlığını alması halinde Türkiye ile AB arasında ilişkilerin sürdürülebileceği kanaatinde değiliz" diyerek Türkiye-AB ilişkilerinin dondurulabileceğini hatırlatmış.

Bu noktada akla pek çok soru geliyor. AB'ye üye olan bir Kıbrıs Rum kesiminin bir gün dönem başkanı olacağı bilinmeyen bir husus muydu?.. Yani beklenen bir olay değil miydi? İkincisi AB, Kıbrıs Rumlarını üyeliğe kabul ederek daha işin başında oyunun kurallarını değiştirmiş, tek taraflı davranmış, Kıbrıs Türklerini ve Türkiye'yi dışlamamış mıydı? Çünkü, Kıbrıs adasının bir kesiminin AB'ye alınması uluslararası anlaşmalara aykırıydı. Bu gerçek bilinmesine rağmen Kıbrıs Rumlarının AB'ye alınması söz konusu olduğunda Türkiye gerekli tepkiyi göstermeliydi. Yani daha o zaman Türkiye AB ile ilişkilerini dondurmalıydı. AB'ye gireceğiz diye boşuna bir çabanın içine girmemeliydi. Türkiye'nin AB ile ilişkilerinde karar merci hep karşı taraf oldu. Türkiye ricacı ve bekleme konumundan bir türlü kurtulamadı. Gerek Yunanistan'ın NATO'ya dönmesi hususunda, gerek Kıbrıs Rum kesiminin AB'ye üyeliğinde Türkiye hep aldatıldı. Elbette tek suçlu sadece aldatanlar değil, aldatılan da aynı derecede suç ortağıdır.

Bu gerçek bilinmesine rağmen hala AB kapısında beklemeye devam etmemiz, buna rıza göstermemiz doğrusu onur kırıcıdır. AB'ye rest çekelim anlamına gelen yazılarımın arkasından belli bir kesimden tepki alıyor ve bana birilerinin yazısını okumamı tavsiye ediyor olsalar da hemen belirteyim ki hiçbir sebep ve bahane dışlanmayı, dolayısıyle aşağılanmayı sineye çekmemizin gerekçesi olamaz.

Kaldı ki AB konusunda söz konusu kesim gibi düşünmek mecburiyetinde değilim. Onlar siyasi ve ideolojik mensubiyetleri gereği her ne pahasına olursa olsun AB'nin kapısında yatmayı, birilerinin lütfunu beklemeyi doğru bulabilirler. Söz gelimi AK Parti iktidarının ilk döneminde o güne kadar AB'ye karşı olanların bir anda neden ille de AB'ye gireceğiz diye tutturduklarını anlıyordum. Demokratikleşmenin önündeki engelleri aşma hususunda bunun katkısı olabileceğini düşünüyor olabilirlerdi. Böyle bir yaklaşımın fazlaca eleştirilecek bir yanı da olmayabilirdi. Birilerinin dediği gibi ince siyaset deyip geçmek mümkün olabilirdi. Ancak aradan 9 yıl geçti ve AB ile Türkiye ilişkilerinde alınmış bir mesafe yok. Çeşitli alanlarda müzakerelerin yapılmış olması, hatta hukuk alanında AB'ye uyum sağlamak için bir takım uyum yasalarının çıkartıldığını söylemek mümkündür. Ancak tüm bunlar hep bizi kendilerine benzetmeye, bir diğer ifade ile bizi biz olmaktan çıkartarak kendi renkleri ile boyamaya yönelik çabalar ve çalışmalardır. Kısacası AB bizi biz olarak bırakın arasında görmeye kendi halimizde kalmamıza bile tahammül edemiyor.

Bugün gelinen noktada AB ile ilişkilerin zaten donmuş olduğunu Sayın Davutoğlu da elbette biliyor. Bu bakımdan sözleri AB'ye bir uyarı niteliğinde olabilir. Ancak, AB'nin bu uyarıdan çekineceğini, dikkate alacağını söylemek pek mümkün değil.

Kaldı ki, bugün artık herkes tarafından AB'nin geleceği tartışılıyor. Yani bir süre sonra kendi ayakları üzerinde duramayacak bir AB ile ilişkilerin bu kadar ciddiye alınması doğru olur mu? Başbakan Yardımcısı Babacan da  yaptığı bir açıklamada Avrupa ile ilgili tüm risk göstergelerinin rekor seviyeye yükseldiğini ifade ederek, "Avrupa'da olabilecek deprem Türkiye'de de hissedilir" diyerek özellikle İtalya'daki son gelişmeler ve Yunanistan'daki sorunların bir türlü çözülemiyor oluşunun kendilerini kaygılandırdığını belirtiyordu. Kısacası AB kendi kendini kurtarmakta zorluk çekiyor, hatta geleceği tartışılırken Türkiye'nin AB'yi ilişkileri dondurmakla tehdit edişi ne kadar etkili olabilir, düşünmek gerekiyor.

Şahsen AB'ye rest çekmekte çok geç  kaldığımızı düşünüyorum. Hani "Kedinin bacağını ilk gece ayırmak" gerekirken aradan 50 yıl geçtikten sonra hamle yapmanın fazlaca bir anlamı olmaz.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 15.07.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: türkiye, ab, bop,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Abdülkadir Özkan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Barışı, barış örgütleri engelliyor !..
    2. Terörün dış destekleri biliniyor ama bir şey yapılamıyor
    3. Lüzumlu eşyalar haciz edilemeyecek
    4. Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?
    5. Eylem değil eylemsi
    6. Cumartesi günü İstanbul'da buluşalım
    7. Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
    8. Bomboş bir evde yatak odası ne işe yarar?
    9. O yalan bu yalan, fili yuttu bir yılan!..
    10. Sağlık çalışanlarının sorunları
    1. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    2. Davos'un gerçek ruhu işte bu!..
    3. Demokratik darbe olur mu?
    4. Sağcısı da, solcusu da aynı!..
    5. TV’deki öfkeli kız
    6. İşte bu olmadı Sayın Cumhurbaşkanım
    7. Bir özelleştirme ya da satış
    8. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    9. Kıbrıs unutturuluyor mu?
    10. Anayasa Mahkemesi'nin kararı belli mi?
    1. Nuh; yalan da kıvırma da sana yakışmadı
    2. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    3. Seçimler, ulusalcı laikler ve medya
    4. İslâm dünyası lafla kandırılacak sanılmasın
    5. Açılım açılmadan kapanıyor mu?
    6. Statükonun devamını isteyenler kendilerini halkın yerine koyuyor
    7. Yasalar herkesi bağlamaz mı?
    8. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    9. 28 Şubat süreci gerçekten bitti mi?
    10. Kişisel tepki mi, çetelerin rolü var mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
    10. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek