Türk tarihinin bütün dönemlerinde etkin bir yeri vardır Trabzon'un. İslami döneme geçişin önemli durakları içinde yer almıştır. Mesela, Dede Korkut biraz Trabzonlu'dur, Oğuz Kağan'ın Müslümanlık sonrası versiyonu nasibini Trabzon'dan da almıştır. Trabzon, daha çok Osmanlı'dır bir o kadar Fatih Sultan Mehmet'tir. Fetih şehri olmaktan çok, gönlünü fethe açmış bir kişidir Trabzonlu.
Cumhuriyet döneminde ise hem doğusundaki hem batısındaki il ve ilçelerin kültür, siyaset, ticarete merkezidir. Daha doğrusu bu il ve ilçelerdeki kültürün belirleyicisi hep Trabzon olmuştur.
Türkiye'nin hemen her yerinde Trabzonlu vardır, ama bu kişiler soy ve kültür bakımından Karadenizli değildir. Onların Trabzonlu olmasının sebebi Trabzonspor'dur. Altmışlı yılların ortalarında doğan birçok arkadaşım Trabzonsporludur; çünkü onların takım tutma zamanları Trabzonspor'un şampiyonluğuna denk düşmüştür. Çevre vilayetler kendilerini Trabzon ile kıyaslamışlardır hep. Hatta açık ve üstü kapalı bir rekabet de vardır aralarında. Mesela, Trabzon'un doğusundaki vilayetler Trabzonspor'u değil; Fenerbahçe'yi tutar.
Şehirleşmiş bir yer olarak Trabzon'da Karadeniz'e özgü ağız özelliği en aza inmiştir. Trabzonlu bu özelliğini çevre vilayetlere devretmiş gibidir. Kelimeleri ezerek, ağzını yayarak konuşmaz Trabzonlu. Trabzonluluğunu ağzından değil, kültüründen, duruşundan belli eder. Küfretmez, ağzı pis değildir. İstanbul başta olmak üzere ilim adamı, hoca, vaiz, hafız denildi mi öncelikle Trabzon gelir akla. Hocalarımız Trabzonludur.
Sivil bir yürek sahibidir Trabzonlu. Sivil yüreğin sembol temsilcisi de Ali Şükrü Bey'dir. Trabzonlu Ali Şükrü Bey derler ona. Cesur, cüretli, bildiğinden şaşmayan, dik duruşlu ve de mazlum. Cumhuriyet döneminin ilk faili meçhul cinayeti ile şehit düşmüş bir adam.
Trabzonlu bu hassasını hiç kaybetmedi. Sanayileşti, zenginleşti, uluslararası haline geldi ama hep sivil kaldı. Şenol Güneş mesela. 28 Şubat'ın kurşun gibi ağır havasında Yeni Şafak'ta spor yazarlığına evet demiş bir Trabzonludur o. Dünya Kupası'nda Türkiye'ye üçüncülük kazandıran kişinin Trabzonlu olması tesadüfi değildir.
Trabzon kendini Of'lu ile bir tutmaz. Doğrusu Of'lu da kendini Trabzon ile eşlemez, o hep Of'ludur. Temel'den, Dursun'dan başka bir karakterdir Of'lu. Of'lu Hocanın Sohbetleri'ni okumadıysanız büyük bir kayıp içindesiniz.
Trabzon'u Karadeniz'den çıkarın, göreceksiniz Batum'dan Samsun'a kadar ortalıkta büyük bir boşluk kalacaktır. Samsun ve Trabzon, Karadeniz'e kimlik kazandıran iki merkezdir.
Sadece ilimde değil; ilmi yaşatan ve kanatlandıran edebiyat, şiir, hikaye ve roman da neşv ü nema bulmuştur Trabzon'da. Trabzonlunun, dilini yerellikten milliliğe çıkarması ile ilgili bir şeydir bu. Cumhuriyet'ten sonra kurulan şehirler bunu bilmez; çünkü oralarda bu ince dil işçiliği görülmez. Bedri Rahmi, Yaşar Bedri, Halil Nihat Boztepe, Oktay Rıfat, Hasan İzzettin Dinamo...daha sayayım mı?
Trabzon ve Trabzonlu.
Su ve hava.
Vakfıkebir ekmeği ve Zagudak.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



