Dünkü yazımda “kayalıklar arasında tarım”dan söz ettim. Mersin bölgesinde girişimci halkımız/çiftçimiz alternatif tarım alanları oluşturmada yeni bir başarı ortaya koymuş. Bu başarı öyküsünü kısaca özetlemiş oldum. Oysa, o yazıyı yazmamın sebebi ve vesilesi bambaşka bir şeydi.
‘Sebebi neydi?’ diye sorarsanız, cevabı gayet ilginç; “topraksız tarım!”
Evet, evet, yanlış okumadınız; tekrar ediyorum, “topraksız tarım!”
Ürünlerini ekecek arazi bulamayan girişimci halkımız/çiftçimiz, tarım için yeni alternatiflere yöneliyor. Son yılların tarımdaki gözdesi seracılık, tahtını yeni bir tarım mecrasına, besinle zenginleştirilmiş akan su ya da katı ortam içinde ürün yetiştirme yöntemi olan “topraksız tarım”a kaptırmaya başlıyor gibi görünüyor!..
“Topraksız tarım” denen bu yeni sistem, özellikle bazı Avrupa ülkelerinde, topraktan gelen hastalıkların tespitini yapamayan, yanlış ilaç kullanımından dolayı insana zarar veren bilinçsiz üretime karşı sağlıklı bir yol olarak tercih ediliyor. Geleneksel seracılık yöntemine oranla 3 kat daha fazla ürün elde edildiği ortaya konan “topraksız tarım” 70 yıldır dünyada kullanılan bir sistem olsa da, Türkiye’ye ancak on yıl kadar önce giriş yaptı.
Bu tarım yöntemini ilk defa 1980’li yıllarda yaşadığım Suudi Arabistan’da görmüş, ziyaret ettiğim bilgisayar kontrolünde üretim yapılan sera şeklindeki çiftlikte karşılaştığımda hayretler içinde kalmıştım. Çünkü üretim su havuzlarında yapılıyor, suyun üzerindeki şeffaf naylon örtünün üstünde üretilen sebzelerin gövde ve ürünleri dururken, kökleri suda yüzüyor gibi görünüyordu! Çiftliği gezdiren kişi suyun içinde bitkinin ihtiyacı olan her şeyin olduğunu söyleyince, mekanizmanın nasıl kurulduğunu idrak etmiştim.
*
“Topraksız tarım” üretim tekniği son yıllarda ülkemizde de uygulanıyor. Güneydeki Adana değil ama Antalya’daki tarım il müdürü, bu tür tarımın getirisinin fazla olduğunu söylüyor. Örtü altı tarım üretiminde hastalıklara yakalanma riskinin az olduğunu belirtiyor ve Antalya’da “topraksız tarım”ın 317 dekarının plâstik, 286 dekarının ise cam alanda yapıldığı bilgisini veriyor.
Topraklı sera üretiminde dekar başına 15 ton ürün ve 2 bin 892 yeni lira gelir elde edilirken, “topraksız kültür tarımı”nda yüzde 40 verim ve 11 bin 500 YTL gelir sağlandığını belirtiyor ve bu tarz sera yatırımlarında gelecek yıl yüzde 70 oranında artış gerçekleştirileceğini bildiriyor. Böylece Antalya’dan yapılan yaklaşık 250 milyon dolarlık taze sebze ve meyve ihracatı da artacak.
Batı Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü uzmanı Dr. Suat Yılmaz ise, “topraksız tarım”da ürünlerin kalitesinin yanı sıra 12 ay boyunca üretimin yapıldığını, daha az su, gübre, ilaç ve işçilik kullanıldığını belirtiyor. Yılmaz, bu alanda Hollanda’nın 5 bin dekarla Avrupa’da ve dünyada ilk sırada yer aldığını söylüyor. Ancak ilk andaki yüksek yatırım maliyetlerinin üreticileri korkuttuğu, bu alandaki işgücünün de nitelikli olması gerektiği aktarılıyor.
“Topraksız tarım” yapan firmalardan Antalya yönetim kurulu üyelerinden Dr. Savaş Titiz’in yaptığı çalışmaya göre “topraksız tarım” ihracat artışı için de önemli bir avantaj sağlıyor.
Balkanlar, Doğu Avrupa ve Rusya gibi Türkiye’ye komşu ülkelerde artan refah düzeyi turfanda sebze piyasasını genişletiyor ve kaliteye olan talebi artırıyor.
Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Üyesi Ali Rıza Akıncı, üreticilerin modern sera yatırımlarına yönelmemesinde bazı yasal eksikliklerin de etkili olduğunu belirtiyor. Akıncı, seracıların bir sanayi tesisi gibi çalıştıkları halde, sanayi sicil kaydı bulunmadığı için sıkıntı yaşadıklarına dikkat çekiyor.
*
Yerli ve yabancı firmalar ülkemizdeki tarım fuarında buluşuyor. Tarımın Türkiye’deki anavatanı olarak bilinen Antalya ilimiz, “topraksız tarım”daki son gelişmelerin ve yeni teknolojilerin tanıtılacağı “Growtech Eurasia 2006 Fuarı”na ev sahipliği yaptı.
Fuara başta İspanya, Hollanda, İtalya, Fransa, İsrail ve Yunanistan’ın da aralarında bulunduğu çok sayıda ülke misafir edildi. 110 bin metrekarelik alanda toplam 305 yerli ve yabancı firma katıldı.
30 bin civarında ziyaretçiyi ağırlayan fuar, 3 Aralık’a kadar sürdü.
Nerden nereye?
“Topraksız tarım” yapmak bir yana; artık Avrupa ve Asya’dan bu tarım tekniği temsilcilerini bile ülkemizdeki fuarda buluşturuyoruz. Ayrıca, son yıllarda birçok yabancı firma da ülkemizin bu bölgesinde yatırım yapmak için çalışmalar yapıyor.

Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için



