milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI

Toplum Hasta

07 OCAK 2012
CMT 01:40

[-] Normal [+]
  • Kültür
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Türkiye'de hangi hastaneye giderseniz gidin bütün hastaneler her gün hastalarla doludur. Devlet hastaneleri de dolu, özel hastaneler de. Hastaneye adımınızı atar atmaz aklınızdan geçen şey demek ki milletimizin bütün fertleri hasta olmuş buraya gelmiş düşüncesidir. Efendim kamu yararı için çalışan bütün kurumlar böyle bahanesi yutulacak bir bahane değil. Hastanelerin dolu olması Türkiye sağlık sisteminde temelli büyük sorunlar olduğunun apaçık kanıtıdır. Sorunu baştan anlatmaya çalışalım.

Bir insan niye hastaneye gider? Herhalde şurada azıcık vakit geçireyim ulan bugün de hiç vakit geçmiyor yahu deyip vakit geçirmek için hastaneye gitmez. Gezip görmek için de gitmez, gezilecek bir tarafı yok. Bir insan hastaneye hasta olduğu için gider. Ağır hastaysa yakını tarafından götürülür. Peki, ülkemiz insanının yüzde beşyüzü niye hasta?
Hastalığın temel sebebi sıkıntıdır. Maddi ve manevi sıkıntı hastalığa sebep oluyor. Baştan alalım; Türkiye'de çalışanların durumu bile maddi olarak kötü, işsizleri söylemeye zaten gerek yok. Türkiye'de yaşayan bir insan asgari olarak yani en az net iki bin (2000) TL maaş alması gerekir. Ama bugün Türkiye çalışanının yüzde sekseni net iki bin TL maaş almıyor. Alamayınca da temel ihtiyaçlarını karşılayamıyor. Örneğin kirada oturan kirasını ödeyemiyor. Kaldı ki kira diye bir şey olmaması gerek; evi olmayan bir insan ev alamıyor. Barınma ihtiyacı insanın en eski ve en temel ihtiyacıdır. Birinci temel ihtiyaç karşılanamadı, ne oluyor, maddi ve manevi (psikolojik) sıkıntı başlıyor. Barınmadan sonra insanın en temel ihtiyacı yeme-içme-giyinme. Bu üç temel ihtiyaç fiyatlarına her yıl zam geliyor, hükümet zam yapıyor. Giyinmeyi bir tarafa bırakıp yeme-içme ihtiyacı üzerinde duralım.
Bir kere Türkiye insanı yeterli beslenmiyor. Alım gücü olmayınca bir insan yeterli beslenebilir mi, beslenemez. Parası olmayan bir insan eti yılda ancak bir kere yiyebilir ki ülkemizde böyledir. Kahvaltıda tereyağı, pekmez, bal ve süt olmazsa bir insan ne kadar beslenebilir. Net maaşı (cebine giren para) iki bin TL olmayan bir vatandaş kahvaltıda tereyağı, bal, pekmez ve yağlı peynir yiyebilir mi, yiyemez. Türkiye'yi yönetenler bunları bilmiyor. Türkiye'yi sadece başbakan ya da diğer bir deyişle 550 milletvekili yönetmiyor, onlarla birlikte zenginler, yüksek rütbeliler, yüksek bürokratlar, işletme ve şirket sahipleri yönetiyor. Kahvaltısında bal ve tereyağı eksik olmayan kahvaltısında hiç bal ve tereyağı görmemiş birinin halini anlamaz. Anlıyorum diyen yalan söylüyordur. Yönetimdeki mutlak monarşistlerin faciası bunlarla bitmiyor tabi, oraya birazdan geleceğim.
Türkiye'de insan vücuduna zararlı madde içermeyen bir yiyecek var mı? Ocak ayında markete gelen domateste insan vücuduna zararlı madde olmadığını hiç kimse iddia edemez. Bir haftada yetişecek bir sebze çeşitli kimyasallar kullanarak bir günde yetiştiriliyor. Türkiye'de kimyasal madde katılmamış nerdeyse hiçbir yiyecek yok. Bilumum kuru ve yaş bütün gıda maddelerinde insan vücuduna zararlı kimyasallar var. Hadi sıkıysa hasta olma!
Gelelim Türkiye'deki sağlık sistemine. Sağlık Bakanlığı'nın uygulamaya getirdiği vatandaşı soyma düzeninden önce şu vicdanı sağlıksız sağlıkçıların yani doktorların önce bir insan olması sağlanmalıdır. Türkiye'de temel yasalardan yani devletin temelini oluşturan yasalardan biri devlet çalışanının (memur, amir, doktor, hemşire vb) mesai saatleridir. Mesai saati resmî olarak saat sabah sekizde başlar akşam beşte biter. Ama doktorların bu mesaiye uyduğu hiçbir hastanede görülmemiştir. Doktor kanunen saat sekizde başlayan mesaisine en erken saat onda başlıyor. Saat onda gelen doktor öğleden sonra saat iki dedi miydi hastanede durmuyor hemen mesaisi bitiyor. Devletten aldıkları beş bin TL maaş yetmezmiş gibi bir de özel muayenehane açıp vatandaşı soyarak haksız kazanç elde ediyorlar. Özel muayenehanesine gitmek için hastanede sadece üç saat çalışıyor doktorlar. Her gün üç saat çalışarak beş bin (belki daha fazla tam bilmiyorum) TL maaş alıyorlar. Bunlara devlet ne yapsın? Her doktorun başına polis mi diksin? Vicdanı olmayan insana polis ne yapabilir. İnsanlıktan çıkmış bir insana kanun ne yapabilir.
Bir de her şehirde şehrin nüfusuna oranla yetersiz sayıda ve donanımda hastane var. Bu sebeple hastaneler her gün hasta kaynıyor. Şu komikliğe bakın; hastasın, tedavi olmak için önce hastaneden randevu alacaksın; bu uygulama ilkelliktir, vahşiliktir. Randevu ilkellik de hastanede kuyrukta beklemek ilkellik değil mi o da bir ilkellik. Bunlar insanın doğasına aykırı uygulamalardır. Randevu verilmezse ne olacak? Mecburen öleceksin, başka çare yok. Ya da, hasta bir şekilde sürüneceksin. Peki devleti yönetenler onca boş işlere milyonlarca TL harcama yaparken hastane yapmaya paraları mı yok. Var! Ama kaldırım yapmak gibi rant yok hastane yapmakta.
Toplum hasta. Çünkü rejim hasta! Çünkü sosyal düzen sağlayıcılar hasta! Kanunlar hasta! Yaptırımlar hasta! Maaş verenler hasta! Yiyecek içecekler hasta! İhtiyaçlar hasta!
Hadi sıkıysa hasta olma!

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Kültür bölümü’nde 07.01.2012 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: toplum, hasta, türkiye,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Cafer Keklikçi

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Bizim O Suskun Yoksulluğumuz
    2. 1990 Kuşağı Şairleri
    3. Örgütlü Kötülük
    4. Devrimci ve Muhafazakâr
    5. Şehir Tiyatroları veYılın Esprisi
    6. Türkiye Kültürü
    7. Suriye Meselesi
    8. "Biz kırıldık daha da kırılırız"
    9. Eğitimde Dershanelerin Yeri
    10. 2000 Kuşağı Şairleri
    1. Kitap İsimleri
    2. Bana bir tutam şiir ver
    3. Edebiyatın Değişmezleri
    4. Tahir Sami Bey’in Özel Hayatı
    5. Ayakkabı Numarası
    6. Fitne
    7. Evet, kibirli şair
    8. Yoksulluğa Zam
    9. 2010'un Kitapları
    10. Hafız Hoca
    1. Yarımca
    2. “Şapkamı kaldırıyorum İstanbul’dan Maraş’a”*
    3. Türkiye İçin Evet
    4. Çılgın Proje
    5. Anlık Değişimler
    6. Yeni bir yolculuk
    7. Vaktin boşlukları
    8. Özgürlük için kitap
    9. Ayak sesleri
    10. Bana bir tutam şiir ver
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Kültür

    1. Şiirin kalesinde Türk şiiri
    2. Hece dergisinde Kalmak
    3. Tasavvuf Seni Çağırıyor
    4. Tarım ve İnsan Ulusal Fotoğraf Yarışması için başvurular başladı
    5. Goethe Enstitüsü 2012 Grimm Yılı Edebiyat Çeviri Yarışması yapıyor
    6. Altın Koza Film Festivali jüri başkanı belli oldu
    7. Van Kalesi surları restore ediliyor
    8. Tekkeler niye kapatıldı?
    9. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    10. Zile Kalesi restore ediliyor
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
    10. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek