Türkiye Futbol Federasyonu, Olağanüstü Genel Kurul kararı aldığında futbol kamuoyunun ortak görüşü 58. maddenin bir kereye mahsus değişeceği yönündeydi.. Küme düşme yerine puan silme cezasının getirileceğine neredeyse kesin gözüyle bakılıyordu. Ancak beklenen olmadı.
Toplantının başlamasının hemen ardından gelen 1 saatlik arada yaşananlar gelinen noktanın yansımalarıydı.
Genelkurulun yapıldığı Ankara Sheraton Oteli'nin mutfağında yaşanan tartışmalar yumruklaşma boyutuna varmıştı. 3 Temmuz sürecinde öne çıkan isimlerden biri olan Orduspor Başkanı Nedim Türkmen ile Manisaspor Başkanı Kenan Yaralı'nın fiziki temasını Samsunspor Başkanı Kazım Yılmaz güçlükle engelliyordu.
Oylamanın sonucu başta Federasyon Başkanı Mehmet Ali Aydınlar olmak üzere pek çok kulüp başkanı adına tam bir şok oldu. Türk futbolunun içinde bulunduğu çıkmaz iyice derinleşti.
Gelinen süreç sonrası federasyonun nasıl bir tutum sergileyeceği merak konusu...
Şu an Federasyonun önünde 3 yol bulunuyor.
1. Tüm bu yaşananlardan sonra Mehmet Ali Aydınlar'ın da " şerefimizle geldik onurumuzla gideriz" diyerek gündeme getirdiği gibi istifa ederek seçime gitmek. Bu ihtimal hala masada. Kongre sonrası 5 günlük tatile çıkan Aydınlar'ın vereceği karar merakla bekleniyor. Muhtemel Federasyon başkanı isimleri de kulislerde dolaşmaya başladı bile. Mehmet Atalay ve Şenes Erzik ismi diğerlerine göre bir adım önde gözüküyor.
2. Genelkuruldan çıkacak karar ne olursa olsun federasyonu bağlamayacaktı. Futbol Federasyonu önceki günkü alınan kararı da dikkate almayarak istediği uygulamaları pekala hayata geçirebilir. Yani küme düşme cezasını bir kereye mahsus rafa kaldırıp puan silme yoluna gidebilir. Ancak Başkan Mehmet Ali Aydınlar "ben bu koltukta oturduğum sürece 58. madde değişmeyecek" diyerek kendini bağlamış oldu.
3. Federasyonun uygulayacağı en sert ve hayata geçirilme ihtimali en uzak olan seçenek de "58. maddeyi mevcut haliyle uygulayıp düşen düşsün kalan sağlar bizimdir" diyerek yoluna devam etmesidir.
İşin özeti önümüzdeki günler ciddi gelişmelere gebe... Yazımızın başlığına tekrar dönüp "Top yuvarlak..." diyelim ve her an yeni gelişmelere hazırlıklı olalım.
Kim ne istiyor?
Federasyon: Türk futbolunun içine düştüğü durumdan en az zararla çıkarmaya çalışıyor şuana kadar başarılı olamadı.
Fenerbahçe: 3 Temmuz'un hemen ertesinde ciddi manada küme düşme ihtimali olan Sarı Lacivertliler gelinen sürecin sonunda kısmi olarak rahatlamış durumda. En azında küme düşme ihtimalleri şimdilik rafa kalkmış gözüküyor. Bundan sonrası için 2010/2011 sezonu şampiyonluğunu kaptırmamak ve bu sezon sonunda puanlarını sildirmemek için çaba sarfediyorlar.. Genelkurulda yaptıkları çıkışın amacı da bu. Şimdilik yol almış gözüküyorlar ancak son düzlükte her şey tersyüz olabilir..
Beşiktaş: Soruşturma kapsamında yöneticisi ve teknik sorumlusu bir süre tutuklu kalan Siyah Beyazlılar 58. Madde'de yapılacak değişiklikle bu süreci en az zararla atlatmak istiyor. Henüz bir mesafe alamadı.
Trabzonspor: Bordo Mavililerde en önemli amaç 2010-2011 sezonu şampiyonluk kupasının alınması. Ancak kulüp yöneticileri tutuksuz da olsa hâlâ yargılanıyorlar. Yargılama sonrası berat ederlerse daha yüksek sesle kupa isteklerini dile getirecekler. Ellerindeki en önemli dayanak Etik Kurulu'nun kamuoyuna yansıyan raporu. Bekle gör taktiğini uyguluyorlar. Alınan yol başarı olarak görülebilir.
Ve Galatasaray: 3 Temmuz sonrası yaşanan her gelişme Sarı Kırmızılıların işine yarıyor. Elleri hem çok güçlü hem de çok rahatlar. En önemli rakipleri tarihinin en sıkıntılı günlerini yaşıyor. Sürecin başından beri Fenerbahçe'nin küme düşürülmesi için çaba sarfediyorlar.
Ezeli rekabette bir adım öne geçmeye çalışıyorlar. Bu isteklerinde kendi açılarından haksız da sayılmazlar.
Fenerbahçe'nin küme düşürülmesinden en az maddi zararı ise Galatasaray'ın göreceği gün gibi aşikar. Şu ana kadar istediklerini elde etmiş gözüküyorlar.
Şu Metris'in önü...
Mehmet Ali Aydınlar Futbol Federasyonu Başkanı... Futbolun patronu...
Futbol adına tüm yetki ve yaptırım gücü Aydınlar'da
Aziz Yıldırım ise 3 Temmuzdan beri tutuklu..
Yıldırım, çok net bir şekilde Türk futbolunu Metris'ten idare ediyor.
İster sevin ister küfredin.. Gerçek olan bu.
Aydınlar ise eli kolu bağlı olan biteni seyrediyor.
Aziz Yıldırım ilk hamlesini 13 Ocaktaki Kulüpler Birliği Toplantısı'nın tam ortasında yaptı.
Yıldırım'ın "Suçsuz olduğuna inananlar yasaları değiştirmek için bu kadar çırpınmaz, mahkeme önünde hesap vermekten korkmaz" diyerek 58. maddenin değiştirilmesine karşı çıktığını duyuruyordu.
İkinci çıkışında Platini'yi hedef alan Aziz Yıldırım UEFA Başkanına bir mektup yazarak CAS'ta devam eden dava kapsamında İddianamenin kesin delil olarak kullanılmasına karşı çıkıyordu.
Ayrıca Lyon'un 7-1'lik şike kokan galibiyeti hatırlatılarak Pilatini'ye ince mesajlar veriyordu.
Yıldırım'ın son ve en etkili çıkışı Ankara'daki Futbol Federasyonu'nun Genelkurul Toplantısı'nın hemen öncesine denk geldi. 58. madde için son hamlesini yapan Aziz Yıldırım, istediğini alıyor ve 58. madde değişmiyordu.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



