Hakkari'deki son terör saldırısı sonrası Başbakan, terörü destekleyen ülkelere işaret etti.
"Terör örgütü, nereden besleniyorsa hepsinden mutlaka bunun hesabı sorulacaktır" dedi ve örgütü taşeron olarak nitelendirdi. Onu kukla gibi kullanan, piyon gibi satın alan veya kiralayanlara karşı amansız mücadeleden söz etti.
Peki, terör örgütünü, bugüne kadar hangi ülkeler destekledi? Acaba arkasında kimler var?
Aslında cevabını, devlete ümera çok iyi biliyor zaten.
Ama Aziz Üstel, Abdullah Öcalan'ı sorgulayan Albay Atilla Uğur'un kitabından isim vererek kısaca aktarmış.
Örgütün en büyük destekçisi, Yunanistan. "Bize ta baştan beri çok destek verdi. Kamplar kurduk. Maddi desteğini de hiç esirgemedi. Teknik konularda yardımcı oldu. Sabotaj ve orman yakma eğitimlerini bize Yunan istihbaratı verdi" diyor Öcalan.
Sırada Suriye var. "Suriye'de kamplar açtık. Örgütlenmemize de izin verdi Suriye. Ticaret de yapıyorduk; yılda 1 milyon dolar kazanıyorduk. Sınırı geçerken, zaman zaman, Suriye istihbaratının (El Muhaberat) arabalarını kullanıyorduk"
Daha yeni PJAK'ı bitiren İran'ın da geçmişte destek verdiğini söylüyor Öcalan. Demek ki, bayağı bir politika değişikliği olmuş. "İran gizli servisi İttiaat'tan Sait adında biriyle görüşüyordum. Bize silah, SAM7 füzeleri ve lojistik destek sağladılar. Sonra bir hastane üç de kamp kurmamıza izin verdiler. Silah ve hayvan ticaretinden pay alıyorduk"
Sırbistan'dan 20 adet Strella füzesi satın alınmış. TNT ve C-4 gibi patlayıcıları ise bedava vermişler, Sırplar. Romanya, PKK'ya katılanların ilk eğitim gördükleri yer olmuş.
Bulgaristan'da PKK destekçilerinden. Sofya'nın merkezinde bir büro kurulmuş ve 100 kadar aile ile ilgilenilmiş.
Almanya ise en büyük destekçilerden.
"Almanya ile ilişkilerimiz 1980'de başladı. Alman devleti de ilişkilerimizde örgütü yanına alma politikası izledi. Örneğin Kani Yılmaz'ın sığınma talebini kabul edip, pasaport verdi. Alman Gizli Servisi'nden Lummer benle Suriye'de görüşerek eylemlerimizi durdurmamızı istedi. Ben Almanya'daki eylemlerimizi durdurma karşısında bize yumuşak davranmalarını istedim. Öyle de oldu. Birçok arkadaşımıza pasaport ve sığınma hakkı verdiler"
Destekçi ülkeler arasında İngiltere de var.
Öcalan, şöyle diyor: "Bakın bizim konumuza en akıllı yaklaşan İngiltere'dir. İngilizlerin esas ilgi alanı Celal Talabani'dir. İngiltere bizimle hiç siyasi ilişki kurmadı ama bazı lordlar benimle görüşüp "sizi destekliyoruz" dediler. Yani aynı Şeyh Said konusu gibi gizli olarak en büyük destek hep İngilizlerindir"
Öcalan'ın saymadığı Avrupa ülkesi yok neredeyse. Hollanda için şu ifadeyi kullanıyor:
"Bizim üstlenme ve eğitim alanımızdır. En çok destek ve para bulduğumuz ülkedir"
Zamanında Bayan Mitterand'ın desteği zaten herkesçe bilinen Fransa var:
"Fransa'da özellikle STK'lar çok destek oldu. Orada yaşayan Kürtlerden iyi bağış toplarız"
Terör örgütüne destek olmayan ülke hangisi bilin bakalım. Hiç tahmin edilecek gibi değil. Hatta Kürtlerle ilgili söylemleri nedeniyle, tam aksini düşünebilirsiniz. Evet, PKK'ya destek vermeyen ve Öcalan'ın bunu açıkça ifade ettiği tek ülke, Libya'dır.
Ne diyor Öcalan?
"İşçiler arasında iyi örgütlenmiştik. Yılda 500 bin dolar bağış topluyorduk. Ama Libya devletiyle aramız hiç iyi değildi. Bütün isteklerimizi geri çevirdiler. Kaddafi, bize hiçbir zaman sıcak bakmadı"
Ve o Kaddafi'nin, üzücü ve hazin sonu.
Buraya kadar tamam. Zaten bilinen ülkeler ve destekleri malum. Herkesin aklındaki soru, ABD ve İsrail, bu işin neresinde?
Dikkat edilirse kimseden, iki ülkeyle ilgili tek kelime gelmiyor.
İşte Öcalan'ın ağzından ABD-PKK ilişkileri:
"Biz PKK olarak Amerika ile ilişkilerimizi geliştirmek için Akın kod adlı Kani Gulam'ı oraya gönderdik. Yardımlar yapılmıştır. Bazı kişisel temaslar yaptılar, Amerikalı bir senatörün eşi olan bayan Porter, Şam'da yanıma geldi. Amerika'daki Akın'ın kurduğu derneğimiz iyi çalışıyor, ayrıca Kani Gulam'ın enformasyon bürosu var. ABD'deki düşünce kuruluşları Kürt politikası ile ilgili raporlar hazırlıyorlar. Yani Amerika destek vermiyor gibi görünse bile bölge politikası belirlenirken, bizim de onun elinde piyon olmamızı hedefliyor"
Yıllar önce ABD helikopterlerinden yardım paketleri atıldığına ilişkin iddialarla ilgili olarak da şöyle diyor: "Evet. Bizim bir talebimiz olmadan bu yardımlar yapılmıştır"
İsrail'e gelince.
Öcalan'ın sorgu tutanaklarında bu ülkenin adı yok. Ya da gizleniyor. Bilemiyoruz.
Ancak Arzı Mevud içinde yer alan bölgedeki gelişmelere, İsrail'in duyarsız kalması herhalde beklenemez.
Neticede, dostu düşmanı iyi tanımak lazım.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



