Niğdeli bir şiiri başlığa çıkardık, sebebi gayet basit: Niğde'yi merkeze alacağız bugün... Bunun da bir gerekçesi var: Niğde'den gelen güzel kültür, sanat ve yayın haberleri...
Bunlardan birisi dev bir kitap... Antolojik bir inceleme: Niğdeli Şair ve Yazarlar... Hukukçu şair ve yazar İsmail Özmel'in 1955'ten başlayarak hazırladığı bir çalışmadan bahsediyoruz. Uzun bir süreç içinde hazırlanan eserin ilk iki cildi sırasıyla 1990 ve 2001 yıllarında yayımlanmış. Elimizdeki eser ise bu iki ciltle birlikte üçüncü cildi de ihtiva ediyor. Böylece eser tek cilt halinde tamamlanmış oluyor...
İsmail Özmel dikkate aldığı şair ve yazarlarla ilgili sınırı hayli geniş tutmuş. Bunu, "Niğde doğumlu veya bu ilde görev yapmış, ikamet etmiş veya Niğde için yazmış şair ve yazarlar" ifadesiyle dile getiriyor. Yolu Niğde'ye düşmüş olanların da Niğdeli sayılması eleştiri konusu olabilir. Şahsen ben eleştirmekten ziyade, güzel buluyorum bu yaklaşımı. Dolayısıyla, Niğdeli sayılmaktan memnunum...
Eserde metot olarak da gayet anlaşılabilir bir yol izlenmiş: Yayınlanmış eserlerin yanı sıra, şair ve yazarların yayınlanmamış olmakla birlikte, kendi takdim ettikleri de göz önüne alınmış. Tabii titiz bir seçim yapılarak...
İsmail Özmel şair ve yazar seçiminde de kucaklayıcı bir tutum içinde olmuş: "Hiçbir ön yargım olmamıştır." diyor bu konuda ve "Hayata farklı noktalardan bakan kalem sahiplerini bir araya getirmekten de mutluyum" diye ekliyor...
Niğdeli yahut Niğde'ye gönül vermiş 105 şair ve yazar, hayat hikâyeleri ve eserleriyle yer almış Niğdeli Şair ve Yazarlar kitabında. İsmail Özmel eserin hazırlanışında kullandığı kaynakları dipnotlar şeklinde vermiş. 1231 sayfalık kitabın sonunda yer alan dizin ise, eserin kullanımını kolaylaştırmış. Niğde Valiliği İl Özel İdaresi'nin yayımladığı bu eserin takdimini doğal olarak Vali Sebahattin Öztürk yapmış. Onun şu cümlesi kesinlikle doğrudur: "İsmail Özmel'in çalışması Niğdeliler ve Niğde sevdalıları için bulunmaz bir hazine olacaktır."
İsmail Özmel'in öncü olduğu Niğdeli bir başka çalışmayla devam ediyorum...
Beş yıldan bu yana Niğde'de yayınlanan Akpınar kültür, sanat ve edebiyat dergisinin 25. sayısından bahsedeceğim.
Birbirinden önemli makale ve şiirlerle dikkat çekiyor bu sayı. Saim Sakaoğlu'nun "Niğde Güzellemesi", Murat Soyak'ın "Fareler ve İnsanlar'a Dair" incelemesi, Ali İhsan Kolcu'nun "Nergis" şiiri bunlardan bazıları... Yerel ile evrensel olanı harmanlayan bir içerikle yayınlanan Akpınar'ın bu sayısında dikkat çekici bir ayrıntı var, şimdi buna değinelim:
Bilindiği gibi, TV-2'de Talat Sait Halman, Mustafa Şerif Onaran ve Hilmi Yavuz'un idare ettikleri bir şiir programı var. Bu programların birisinde bu 'üstat'ların birisi öyle bir laf eder ki, bu hem söyleyenin itirafıdır hem de hakkında söz söyleneni zedeleyecek niteliktedir. O laf şudur: "İstanbul artık tahayyüle imkân vermiyor."
Bu cümle üçüncü bir kişi olarak şair İsmail Özmel'in ağrına gider. Zira İstanbul'a yönelik olumsuz bir bakış söz konusudur...
Sen misin İstanbul'la ilgili olumsuz şeyler söyleyen, al sana... Nasıl olurmuş edebiyat, gör bakalım... Yapılacak bellidir, İstanbul ile ilgili güzel bir şiir yazarak, emaneti sahibine vermektir. İstanbul sevgisini şiire nakşederek, muhatap kabul edileni uyarmak kaçınılmaz olmuştur... İşte o şiir "İstanbul Büyüsü"dür, şöyledir:
"Bir İstanbul rüyası görmeden uyananlar
Diyor: Yazık, İstanbul yitirdi büyüsünü.
Ruhumuzun aynası, gönlümüzde yeri var
Kim saklıyor gözlerden çağların türküsünü?
İlahi bir lütuftur Boğaz, Bebek, Çamlıca,
Her köşe hayallerle bitmeyen bir düş gibi.
Fatih'le Eyüp Sultan, Sinan, Kemal hep orda
Bin defa görse insan, ilk defa görmüş gibi.
Öyle sinmiş ki ecdat, taşına toprağına
Minareler, laleler yerden biten can gibi.
Nice sevdalı gönül, yüz sürer ayağına
Dile sığmaz bu rüya, kalpte heyecan gibi.
Bu şiirle ilgili ayrıntıları ve derginin diğer ürünlerini okumak isteyenler için Akpınar'ın iletişim bilgilerini: 0388 2131250, ismailozmel@hotmail.com
Niğde'de kültürel hareketliliği yansıtan başka gelişmeler de var: Bunlar, Niğde Belediyesi'nin hizmeti olarak yapılıyor. Şimdiye kadar yüksek bir ilgiyle karşılanan bu etkinliklerin katılımcılarını ve konuşma başlıklarını anmak istiyorum: D. Mehmet Doğan "Şehir Kültür Medeniyet İlişkisi", Mustafa Özçelik "Mehmet Âkif", Turan Koç "İslam ve Sanat", Mustafa Armağan "İkinci Abdülhamid"...
Belediye Başkanı Faruk Akdoğan ve yardımcısı Ahmet Köseoğlu dostumuzun öncülüğünde gerçekleştirilen bu etkinlikler Niğde'nin birikimine birikim katıyor. Bu arada, bütün bu çalışmalar bir yayın organıyla süslenip pekiştirilerek geleceğe intikal ettiriliyor: Dört Mevsim Niğde dergisi...
İsmail Özmel, Murat Soyak, Mehmet Öncel Koç, Halil İbrahim Tongur, Uğur Arıbaş, Kibar Ayaydın ve Murat Akalın gibi şair, yazar ve kültür adamlarının emeğini ihtiva eden Dört Mevsim Niğde'nin şu günlerde ikinci sayısı çıkmak üzere. Biz ilk sayısından birkaç başlık sunalım size: "Mahremiyetimizin Sırdaşı Kapılar ve Kapı Tokmakları" (Mehmet Öncel Koç), "Türkülerle Niğde" (Şinasi Yıldız), "Elması Kadar Tatlı Niğde" (Duran Çetin), "Kitabevlerinde Sabahlamak" (Kibar Ayaydın)...
Son olarak, yazımızın başlığını Dört Mevsim Niğde dergisinin ön kapağında yayınlanan Fikret Dikmen'in "Niğde'm" şiirinden emanet aldık diyerek noktayı koyalım...


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



