Batı taklitçiliğine özenen kimi siyasiler, bir demokrasi teranesidir tutturdular. Varsa da yoksa demokrasi, daha fazla demokratlaşırsak en demokratik seçim kanunlarını çıkarır yürürlüğe koyarsak, Anayasa ve diğer yasalarımızı batılılardan alarak terceme edip hayata geçirirsek ülke güllük gülistanlık olur, bütün problemler çözülür, iç barış sağlanır, toplumumuz mutluluğa erişir diyorlar.
Ama bu görüşte olanların yanıldıkları, hesaba katmadıkları bir realite var. Çünkü bütün sistemlerini, bir varsayım üzerine bina ettiklerinin farkında değiller.
Farkında değiller çünkü temelinde ahlâk nizamı olmadıkça gerçek mânâda demokratik sistemin, hayata geçirilemeyeceğini hesaba katmıyorlar.
Efendim kanunlarımızı en âdil içerikte çıkartıp yürürlüğe koyduk ya. Bu kanunları uygularız olur biter... fikrini taşıyorlar...
Peki bu kanunları hangi hak ve adâlete, Allah'ın adâletine inanır gibi inanan görevliler uygulayacak. Ya bazı sosyolog ve basiretli yazarlarımızın pek haklı olarak yakındıkları gibi TUZ KOKMUŞ İSE, halimiz nice olacak.
Diyelim ki bir dernek veya bir partinin yöneticilerini seçmek için bir oylama yapılacak, oylamaya katılacak üyelerden yarıdan çoğu eğer ahlaken dürüst kişiler değil iseler netice ne olacak?
Ne olacağı belli seçimi en faziletli olanlar değil, en menfaatçı olanlar kazanacak. Uygulayıcılar AHLAKEN İYİ EĞİTİLMEMİŞ İSELER Demokratik uygulamalar, topluma saadet değil, kriz getirecek, çözümsüzlük getirecek, adaletsizlik getirecek, iç gerilim getirecek, kaos ve felaket getirecek.
Toplumların böyle bir hüsrana düşmelerini önlemek için Peygamber Efendimiz bir uyarıda bulunmuşlar ve "KEMÂ TEKÛNU YUVELLA ALEYKÜM" Yâni "SİZLER NASIL İSENİZ, YÖNETCİLERİNİZ DE O SEVİYEDE OLUR" gerçeğini vurgulamışlardır.
Bu gerçek gösteriyor ki, daha âdil, daha başarılı ve camiayı daha mes'ud ve bahtiyâr bir seviyeye eriştirebilmemiz için mutlaka AHLAKEN kendimizi ve toplumumuzun seviyesini eğitim yoluyla yüceltmemiz gerekmektedir.
İşte o zaman, kanun ve tüzüklerin içerdiği ve adil ve demokratik prensipler hayâta geçecektir.Kurallar kağıt üzerinde kalmayacaktır.
Kişiler ve toplumun çoğunluğu ilahi adaletin varlığına samimiyetle inandığı taktirde, her insanda mevcud olan vicdan mahkemesi çalışmaya başlayacak, herkesin savcısı hâkimi kendi içinde olduğu ve kendini yargılayarak haksızlıklardan nefsini koruyacak bu taktirde, dış mahkemelere iş düşmeyecek, dava dosyaları yargıtayda yargı organlarımızı tıkanır duruma düşürmeyecektir.
Demokratik sistemin işlerliğini sağlamak buna bağlıdır. SAADET Partisi'nin hedefi budur. Bütün partileri, milletimizi ve devletimizi asırların ötesine taşıyacak böyle bir AHLAK REFORMUNU desteklemeye davet ediyoruz. (Selam ve hürmetlerimizle)


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



