milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

29 MAY 2012 SAL
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • HATİB: "İSRAİL SAHTE MEZARLAR ARACILIĞIYLA TARİHİ ÇARPITIYOR"
  • PAKİSTAN'DAN FÜZE DENEMESİ
  • FİLİSTİN'DE MİLLİ MUTABAKAT HÜKÜMETİ GÖRÜŞMELERİ KAHİRE'DE BAŞLADI
  • FATİH SULTAN MEHMET'İN TÜRBESİNİ ZİYARETLE BAŞLADI
  • PKK IĞDIR'DA 10 KİŞİYİ KAÇIRDI
  • PAKİSTAN'DA ENERJİ KRİZİ ELEKTRİK AÇIĞI 7200 MEGAVATA ÇIKTI

Tek seçeneğe mahkum olmak!..

08 AĞUSTOS 2011
PZT 02:50

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Tartışmalarımızda genellikle kendimizi tek bir seçeneğe mahkum ediyor, savunmamızı da bu tek seçenek üzerine bina ediyoruz. Böyle olunca da ortaya çelişkili bir durum çıkıyor. Söz gelimi seçimlerde uygulanan yüzde 10'luk baraj sistemine karşı çıktığınızda karşınıza, "Siz istikrarsızlıktan yana mısınız? Yüzde 10 barajı koalisyonların sebep olduğu istikrarsızlık sebebiyle getirildi" şeklinde bir savunma ile çıkılıyor. Daha doğrusu sizi istikrar mı, temsilde adalet mi, gibi bir dayatma ile karşı karşıya bırakıyorlar. Halbuki normal düşünen, kendi düşüncelerinin esiri olmamış bir anlayış sahibi için hem istikrar hem de temsilde adaletin istenmesi doğru olan değil midir? Yani temsilde adalet ile istikrar birbirinin düşmanı değildir, olmaması gerekir. Bizde geçmişte eğer koalisyonların istikrarsızlık sebebi olduğu düşüncesinden hareket edilerek yüzde 10 barajı getirilmiş ise o zaman yapılması gereken şey istikrar uğruna temsilde adaletin bir kenara itilmesi değil, koalisyonların istikrarsızlık sebebi olmasını önleyecek yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. Kaldı ki yeni sivil bir anayasanın yapılmasının gündemde olduğu şu günlerde darbe anayasasının bir hükmünün istikrar adına savunulması da ayrı bir çelişkidir. Şu anda maksadım yüzde 10 barajını tartışmak değil. Zaten son seçimlerde geçmiş yıllarda yaşanan seçmenin yüzde 45'inin temsil edilememesi gibi dehşet verici bir tablo ortaya çıkmamıştır. Ama, 2002 seçimlerinde seçmenin yüzde 45'i Meclis'te temsil edilememişti.

Ülkemizde sıkça gündeme gelen bir diğer tartışma da "Güvenlik mi, demokrasi mi?" tarzındadır. Sanki ille de demokrasi için güvenlikten, güvenlik için demokrasiden vazgeçmek gerekiyormuş, ya da biri diğerinin düşmanıymış gibi bir algıma hatasına düşüyoruz. Toplum için hem demokrasi hem de güvenlik gereklidir. Birini diğeri için feda etmek düşünülemez, düşünülmemeli. Eğer güvenlik adına demokrasi, insan hak ve özürlüklerini rafa kaldıralım derseniz, hukuksuzluğun, fail meçhullerin önüne geçemezsiniz. Ülkemizde bunun örnekleri geçmişte yaşandı. Dileğimiz bundan sonra yaşanmamasıdır. Bunun karşıtı olarak demokrasiyi koruyacağız diye ülkenin yaşanılmaz hale getirilmesine de izin verilmemesi gerekir. Elbette gerek güvenliğin sağlanması gerek demokrasinin korumasında esas olan adalet ve hukuk kurallarının hakimiyetidir. Ne demokrasi ne de güvenlik için tüm kurallar bir kenara itilebilir. Demokrasiden kastımın temel insan haklarının korunması olduğun sanıyorum hatırlatmaya gerek yoktur.

Benzer bir tartışmayı Yüksek Askeri Şûra öncesi ve sonrasında da yaşadık, yaşıyoruz. Bir taraf değişimi askerin gözden düşürülmesi, etkisizleştirilmesi şeklinde algılar, böyle takdim ederken bir diğer taraf demokratikleşmenin gereği olarak takdim ediyor. Elbette geçmişte demokrasi ile bağdaşmayan pek çok olay yaşandı, bunun rahatsızlığını toplum olarak yaşadık. Bunlara son verilmesi gerekiyordu. Ancak, bunun yolunun askeri gözden düşürmek ve etkisizleştirmekten geçtiğini düşünmek bir yanlıştan kurtulmak için bir başka yanlışa düşmek demektir. Bu yöndeki bir yazımın ardından bir iftar yemeğinde birlikte olduğumuz bir dostum, "Ağabey galibe ihtiyarlıyorsun.Yazında çok yumuşak bir üslup vardı" dedi. Galiba yazımda askerlere veryansın etmemi bekliyordu. Aslında yazımda ne anlatmak istediğimi çok iyi anlamıştı ama yazımı yenden izah etmeye çalıştım. Bu izahımın ardından ya ikna olduğu için ya da edeben, haklı olduğumu söyledi. Bu arada yanımızda bir de asker emeklisi vardı. O da Genelkurmay Başkanı'nın Yüksek Askeri Şûra toplantısında Başbakan'nın yanından kenara çekilmesini askere hakaret olarak nitelendirince tartışmanın daha fazla uzatılmasını doğru bulmadım. Belli ki yıllardır devam eden her olaydaki ifrat ile tefrit arasındaki gidip gelişimiz bu defada yaşanıyordu. İftar sofrasında ezanın okunmasını beklerken böyle bir tartışmadan sonuç almak da mümkün değildi...

Halbuki son gelişmeleri  askerin etkisizleştirilmesi, gözden düşürülmesi olarak değil de demokratikleşmenin gereği, demokratik sistem içinde uygun roller üstlenmesi olarak değerlendirilmesi daha doğru değil mi? Böylece hem asker kesimi incitilmemiş, hem de asker  kendi görev alanına çekilmiş olmaz mı? Böylece iki tarafta incinmeden yapılması gereken yapılmış olur.

Ama bizde öyle olmuyor ille de farklı kesimler toplumu kendi anlayışı etrafında toplamaya uğraşıyor ve böyle olunca da toplum her olayda sonu ölüm olan kırk katır mı kırk satır mı tercihine zorlanıyor. Halbuki esas olan hayattır. Yani adalettir, insanların hak ve özgürlüklerinin korunmasıdır.

Aslında niçin böyle olduğu sorusunun cevabı sanıyorum geçmişten gelen bir takım ön kabullerimizdir. Yılların birikimi ile oluşmuş ön kabulleri değiştirmek kolay değil ama mutlaka değiştirmek durumundayız.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 08.08.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: demokrasi, yaş, askeri şura,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

Abdülkadir Özkan

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Barışı, barış örgütleri engelliyor !..
    2. Terörün dış destekleri biliniyor ama bir şey yapılamıyor
    3. Lüzumlu eşyalar haciz edilemeyecek
    4. Açıklama için bugüne kadar beklemeye gerek var mıydı?
    5. Eylem değil eylemsi
    6. Cumartesi günü İstanbul'da buluşalım
    7. Isıtan ortada, ısıttıran nerede?
    8. Bomboş bir evde yatak odası ne işe yarar?
    9. O yalan bu yalan, fili yuttu bir yılan!..
    10. Sağlık çalışanlarının sorunları
    1. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    2. Davos'un gerçek ruhu işte bu!..
    3. Demokratik darbe olur mu?
    4. Sağcısı da, solcusu da aynı!..
    5. TV’deki öfkeli kız
    6. İşte bu olmadı Sayın Cumhurbaşkanım
    7. Bir özelleştirme ya da satış
    8. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    9. Kıbrıs unutturuluyor mu?
    10. Anayasa Mahkemesi'nin kararı belli mi?
    1. Nuh; yalan da kıvırma da sana yakışmadı
    2. Yahudi Lobisi bastırdıkça geri adım atılıyor
    3. Seçimler, ulusalcı laikler ve medya
    4. İslâm dünyası lafla kandırılacak sanılmasın
    5. Açılım açılmadan kapanıyor mu?
    6. Statükonun devamını isteyenler kendilerini halkın yerine koyuyor
    7. Yasalar herkesi bağlamaz mı?
    8. Dersim Olayı ve cevapsız kalan soru
    9. 28 Şubat süreci gerçekten bitti mi?
    10. Kişisel tepki mi, çetelerin rolü var mı?
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. '1961, 1982 değil 2023 anayasasını yapmak istiyoruz'
    2. 'El bombası attılar'
    3. 'Kürtaj yasaklanmalı'
    4. Yazıcıoğlu soruşturmasında 3 tahliye
    5. "Öğretmenine sahip çık"
    6. Dalga askeri aşamadı
    7. Siyonist katiller tutuklanabilir
    8. Ümmet, İslam Birliği'ni bekliyor
    9. Kadın garson zorunluluğu
    10. Devlet de Özal'ın ölümünü şüpheli buldu
  • Diğer

    1. Hatib: "İsrail sahte mezarlar aracılığıyla tarihi çarpıtıyor"
    2. Pakistan'dan füze denemesi
    3. Filistin'de milli mutabakat hükümeti görüşmeleri Kahire'de başladı
    4. Fatih Sultan Mehmet'in türbesini ziyaretle başladı
    5. PKK Iğdır'da 10 kişiyi kaçırdı
    6. Pakistan'da enerji krizi elektrik açığı 7200 megavata çıktı
    7. Amasya'da otomobil kamyona çarptı: 4 ölü, 1 yaralı
    8. Ayasofya önünde namazlı eylem
    9. Semih El Hamavi: "Annan Planı muhaliflere ölüm getiriyor"
    10. Gül: İstanbul, insanlığın ortak hafızasını taşıyan eşsiz bir şehir
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Bu olacak Ayasofya!
    3. Ya Allah!
    4. Fethimiz mübarek olsun!
    5. Şok Detay
    6. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    7. Fethin erleri hocasıyla buluştu
    8. Kadın garson zorunluluğu
    9. Memura maaş farkı ve gecikme zammı
    10. İstanbul, İslam dünyasının liderlerine ev sahipliği yapacak
  • Çok Yorumlanan

    1. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    2. Zile Kalesi restore ediliyor
    3. Hollande Afganistan'da 'farklı' şekilde kalacak!
    4. Savaşın acı dolu izleri bu müzede
    5. Tekkeler niye kapatıldı?
    6. Küresel ekonomide "Yunan" korkusu
    7. Fransa'yı topa tuttu
    8. Katılım Bankaları yüzde 20'yi hedefliyor
    9. Bol keseden laf var
    10. Avrupa'da resesyon Rusya'da siyasi krize dönüşür
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek