1992-1995 Bosna Savaşı'nın ardından imzalanan Dayton Antlaşması'yla birlikte Boşnak-Hırvat Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti şeklinde taksim edilen Bosna-Hersek, karmaşık sistem ve entitelerin veto hakkı nedeniyle normal bir devlet gibi çalışamıyor. Bosnalı Sırplar, çıkmaza giren kamu sisteminin rehabilite edilmesi ve ülkenin AB ve NATO üyeliğini sağlayacak reform girişimlerini engelliyorlar. Özellikle Sırp Cumhuriyeti Başkanı Milorad Dodik'in, ülkenin birlik ve bütünlüğünü zedeleyen bir takım davranışlar sergilerken, uluslararası camiadan hiçbir baskı görmemesi, Bosnalı Sırpları her geçen gün daha da cüretkâr bir şekilde kendi başlarına hareket etmeye teşvik ediyor.
Bosnalı Sırplar, 2010 yılı başında Sırp Cumhuriyeti Parlamentosu'na sundukları bir yasa teklifinin 10 Şubat günü kabul edilmesiyle, Dayton Anlaşması ve olası bir bağımsızlık kararı dâhil birçok tartışmalı konuyu referanduma sunma yolunu açmış oldular. Ancak bu cüretkâr adım bile Bosnalı Sırpları yeterince tatmin etmedi. Bosna'nın Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşmesini sağlayacak her türlü reformu engelleyen Bosnalı Sırplar, yabancı hâkim ve savcıların görev sürelerinin uzatılmasını referanduma sunarak yeni bir siyasi kriz için düğmeye bastılar. Sırp Cumhuriyeti Başkanı Milorad Dodik, Şubat ayının sonunda yaptığı bir açıklamayla, hâkim ve savcıların görev sürelerinin uzatılması meselesiyle alakalı en geç 2010 yılı Temmuz ayında bir referandum yapılacağını açıkladı.
Bosnalı Sırplar, yabancı hâkim ve savcıların görev sürelerinin uzatılması kararını referanduma götürerek, aslında "bağımsızlık referandumu" yolunda ilk nabız yoklamasını yapmak istiyorlar. Bağımsızlık seçeneğini ihtimal dâhilinde zikreden Sırp Cumhuriyeti Başkanı Milorad Dodik'in, Bosna-Hersek'i "sanal ve gereksiz bir ülke" olarak tanımlaması referandum yasasının ardındaki asıl niyet hakkında önemli ipuçları veriyor. Ancak Dodik'in şu sözleri asıl niyet hakkında hiçbir şüpheye yer bırakmıyor: "Bölünme, gündemimizde değil. Ancak bu ülkeyi fonksiyonel hale getiremezsek barışçıl bir şekilde ayrılma için görüşmeyi seçenek dışı bırakmamalıyız."
Bölücü söylemler
Bosna-Hersek'te görev yapan yabancı hâkim ve savcıların görev sürelerinin uzatılmasına, "meşruiyetleri yok, yasal değiller" iddiasıyla karşı çıkan Dodik, aynı zamanda kendisine yönelik yolsuzluk suçlamaları nedeniyle, bu referandum vesilesiyle hem hakkındaki suçlamalardan hem de Dayton ve Yüksek Temsilcilik Ofisi'nden kurtulmayı amaçlıyor. Çünkü 1995'te Bosna Savaşı'nı sona erdiren Dayton Anlaşması çerçevesinde oluşturulan Yüksek Temsilcilik Ofisi'nin, yabancı hâkim ve savcıların görev süresinin uzatılması gibi kararlar alma yetkisi bulunuyor. Dodik'in bu bölücü söylem ve çıkışlarının bir diğer sebebi ise, ekim ayında yapılacak genel seçimlerde Bosnalı Sırp milliyetçilerin desteğini alabilmek.
Gelişmeleri yakından takip eden Yüksek Temsilcilik Ofisi ise, yaşanan aksaklıklar ve bir türlü yapılamayan reformların engellenmesinin sorumlusu olarak Sırp Cumhuriyeti Başkanı Milorad Dodik'i işaret ediyor. Yüksek Temsilcilik Başkan Yardımcısı Raffi Gregorian, herhangi bir referandum girişiminin provokatif bir eylem olacağı uyarısını yaparken, "konuşmalarla, yasalarla, devlet kurumlarını parçalama çabaları ya da çalışmalarını engellemeyle dört yıldır devam eden bir şarkı bu. Hepsi bir yöne doğru yapılan bir hareket gibi. Asıl soru nereye kadar gidecekleri" ifadesini kullanıyor.
Parlamentoya Sırp kilidi
Yüksek Temsilcilik Başkan Yardımcısı dâhil aslında herkesin çok iyi bildiği bu sorunun cevabı hakkında çok önemli bir ipucu, 1 Mart 2010 tarihinde Bosnalı Sırplar tarafından, Saraybosna'daki Bosna-Hersek Parlamentosu binası çatısı altında verildi. Saraybosna Kanton Meclisi ve Bosna-Hersek Parlamenterler Forumu-1990 mensuplarının, Bosna-Hersek'in bağımsızlığını ilan ettiği 1 Mart 1992 tarihinin on sekizinci yıldönümü vesilesiyle, parlamento binasında özel bir oturum gerçekleştirme girişimleri Sırpların engelleme girişimine sahne oldu.
Aynı zamanda Sırp Cumhuriyeti Başkanı Milorad Dodik'in SNSD partisine mensup olan Bosna-Hersek Temsilciler Meclisi Başkanı Milorad Zivkovic, oturumun gerçekleştirileceği büyük salondaki toplantıya izin vermedi. Bunun üzerine Halk Meclisi Başkanı ve SDA Genel Başkanı Suleyman Tihic, mavi salonun kullanımını sağladı. Ancak bu seferde Bosna-Hersek Parlamentosu'nun Sırp üyeleri, salonun kapısına kilit vurarak özel oturumun yapılmasını engellemek istediler. Salona gelen Boşnaklar, kapının içerden vurulan bir zincirle kilitlenmiş olduğunu görünce hayretler içerisinde kaldılar. Duruma tepki gösteren Boşnaklar ile Bosnalı Sırplar arasında salonun kapısı önünde arbede yaşandı.
Yaklaşık bir saat süren bir mücadelenin ardından Boşnakların salona girmesine engel olmaya çalışan Sırplar, SDA eski milletvekillerinden Ibran Mustafic'in kapıya vurulan kilidi kırmasıyla, bağımsızlık ilanının yıldönümü kutlamaları için salona girilmesine müsaade etmek zorunda kaldılar. Ancak salona giren Boşnakları bir sürpriz daha bekliyordu. Sırplar, bu defa da büyük salonun elektriğini kesince oturuma katılan Boşnaklar karanlıkta kaldılar. Mikrofonların çalışmadığı, karanlık parlamento salonundan her şeye rağmen ayrılmayan Boşnaklar, hep birlikte bağımsızlık marşını okudular.
Toplantıya Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi üyesi Haris Silaycic, Bosna-Hersek Halk Meclisi Suleyman Tihic, Bosna-Hersek Güvenlik Bakanı Sadık Ahmetovic, Bosna-Hersek Sivil İşler Bakan Yardımcısı Senad Sepic, Saraybosna Kantonu Başkanı Besim Mehmedic ve Saraybosna Kanton Meclisi üyelerinin aralarında bulunduğu birçok Boşnak siyasetçi iştirak etti. Yapılan konuşmalarda, "Bosnalı Sırpların, bağımsızlık günü kutlamalarını engelleme girişimleri 1992-1995 yılları arasında neler yaşandığını unutmamalıyız" ve "karanlıkta yaşamaya alıştık, ama yolumuza devam edeceğiz" mesajları verildi. Toplantı bitiminde kapıya vurulan zincir ve kilidi boynuna takan SDA eski milletvekillerinden Ibran Mustafic, "bu zinciri ibret olması adına evime götürüp, saklayacağım" demiş. Umarız, Ibran Mustafic'in bu hareketi diğer Boşnak yöneticilere de örnek olur ve ülkenin önündeki diğer zincirlerin kırılmasına vesile olur.
1 Mart 1992'de bağımsızlığını ilan eden Bosna-Hersek'te, bu sefer fiili anlamda Sırp kilidine takılan, bağımsızlığın on sekizinci yıldönümü kutlamaları bir gerçeğin yeniden gözler önüne serilmesine vesile oldu: Bosna-Hersek'in kalkınması ve gelişmesinin önündeki tek engel Sırplardır. Atalar sözüdür; "Ayıdan post, Sırp'tan dost olmaz!"


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



