Savaşın belki de en kirli yanı tecavüz. Bu nefretin etkisi asırlarca bile sürebilmekte. Bir yayın kanalında, "Soykırımdan sonra çocuk pornosu-Nefret çocukları" haberi, bir kez daha insanların kanını dondurdu.
Haberde, "Sırp erkeklerin tecavüzüne uğrayan Bosnalı kadınların terk ettiği çocuklar, şimdi Avrupa'daki çocuk pornosunda en acımasız şekilde kullanılıyor." ifadeleri yer almıştı.
Haberdeki iddiaya göre, Tuzla'da bir yetimhanede kalan iki çocuk, kalabalıktan dolayı bu yurtlardan kaçmak zorunda kaldıklarını ya da yaşları büyüdüğü için çıkarıldıklarını söyledi. Çocuklar ayrıca, Sırp erkeklerin tecavüz ettiği kadınlardan olma birçok çocuğun, bu yetimhanelerden kaçarak daha sonra seks ticaretinde ve çocuk pornosunda oynamak zorunda kaldığını iddia etti.
İşte bu iddialar, Bosnalı Savaş Mağduru Kadınlar Derneği'ni çok üzdü. Dernek, haberde adı geçen iki çocuğun adının açıklanmasını önemle talep etti:
" 'Savaş mağduru kadınlar' derneği, 1992-1995 yılları arasında Bosna Hersek savaşında sistematik tecavüz edilmiş kadınlar, kızlar ve çocuklardan oluşmaktadır. Bu haber, mağdur kadınları derinden sarstı".
Yetimhanede 8 yıldır görev yapan bir yönetici ise göreve başladığından bu yana söz konusu yetimhaneden kimsenin kaçmadığını belirtti: "Bu yetimhanede tecavüz sonucu doğmuş bir kaç çocuk vardı. Ama biz onun takibini yapıyoruz. Bazıları tecavüz sonucu doğduklarını bile bilmiyorlar. Ayrıca, yetimhaneden kimse 18 yaşına kadar gönderilmiyor".
Yine savaş mağduru bir kadın olan B.H.:
"Tecavüz sonucu doğmuş çocuğunu kendi çocuğu gibi büyüten kaç anne tanıyoruz biz. Bu çocukların büyük bir kısmı terk edilmedi".
Sonuç olarak yapılan açıklamalardan anlaşılacağı gibi, Bosna'da seks ticaretinde kullanılan çocuklar varsa bile, bunlar arasında tecavüz sonucu doğmuş çocuklar olduğu iddiası, somut bir gerçeklik taşımıyor.
9 Ekim 1992'de bu sütunda yazdığım "kirlenen insanlık" isimli yazım aynı konuyu anlatmakta:
"Yabancı muhabirler, Tuzla mülteci kampında, toplu tecavüze uğrayıp, sonra saman çuvalı gibi araçlardan fırlatılan kadınlarla görüşüp, insanlığın yüz karasını dünyaya duyurdu. Çocuk yaştaki makineli tüfekli Sırp askerleri, tecavüz emrini üstlerinden aldıklarını, etnik temizlik yaptıklarını, Bosna'ya Sırp tohumu ektiklerini itiraf ederler. Kadınların ne yaşlı olmaları, ne hamile, ne de bekâr olmaları hiç fark etmemişti onlar için. Muhabirler altmış yaşlarında beş çocuk annesi bir kadının günlerce tecavüze uğraması sonucunda yarı deli durumuna düştüğünü örneklerle anlatırlar. Kampa ulaşan kadınlarda; jinekolojik hastalıklar tespit edilmiş, kimi şoka girmiş, kimi eşinin, çocuklarının katilinden hamile kalmış".
Bu denli korkunç bir ortamda, Bosnalı kadınların bir kısmı tecavüz sonrası hamile oldukları çocuklardan kurtulmak için fetva istemişti o dönemde. Ama verilen fetvada, ceninin ne suçu vardı, yaşama hakkını kimse elinden alamazdı.
Doğan çocuklarını bir kısım kadın görmek istememişti.
Çünkü bu en ağır imtihanda; ailelerini, çocuklarını katletmiş Sırp canilerin tecavüzü sonrası hamile kalmışlardı.
İşte bu çocuklar, yetimhanede kalmıştı.
Doğan çocuğun yüzünü gören bir kısım anne ise, evladına dayanamamış, onu Müslüman gibi yetiştirmeye karar vermişti.
Şimdi bu prokovatif haberle bir kez daha sarsılıyor Boşnak kadınlar.
Sanki çocuklarına sahip çıkmamışlar da seks tuzağına düşürmüşler suçlamasıyla karşı karşıyalar.
İşte bu çok haksız durum.
Adeta tecavüzcüne âşık ol dayatması gibi bir şey.
Ne ki masa başında hazırlanan bu habere, dernek bütün hüzünlü üyeleri ile karşı çıkmakta.
Zira olayın birinci derecede yaşayanları olarak bu çocukların takibini yaptıklarını anlatmaktalar.
Tecavüze uğrayan da olsa, Boşnak kadınların; bu kötü olayda hiçbir günahı olmayan çocuklarını belirsizliğe terk etmediklerini, ya sahiplendiklerini ya da devlete emanet ettiklerini vurgulamaktalar.
Bence asıl haberler, tecavüzcünün asırları kirleten eylemine dair yapılmalı idi.
Bu sapıkların yüzlerine bulaşan kiri, yeryüzünün bütün okyanusları temizleyebilir mi acaba.
Masum kadınların hayatını karartıyorsun.
Yetmedi doğan çocuğun kötü yola düşmesine sebep oluyorsun.
Dahası, tecavüz sonucu doğmuş, birbirini tanımayan kardeşlerin evliliği ile nesilleri de yakarak, asırlarca sürecek bir günaha sebep oluyorsun.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



