12 Eylül 1980 darbesi sonrasında hapse atılan, hapishanede İslamcı bir tutukluyla aynı koğuşta kalan ve onun telkinleriyle komünizmden ayrılıp İslami çizgiye geçen bir bey anlatmıştı:
"Solcu bir bakanlığın ihalelerinin çoğunluğunu benim şirket alıyordu.
Bir ilde büyük bir ihaleyi aldık. Aynı ihaleye katılan ama alamayan o şehrin sağcı teşkilatının liderinden bana haber geldi: "Hayatını seviyorsa gelmesin"
Ben o şehre gittim. O partinin liderini değil, müteahhidi bürosunda ziyaret ettim ve kendisine "Eğer işçilerime, mühendislerime değil bir tek çimento torbasına zarar gelirse sorumlusunun kendisi olacağını, parti liderini, gençlik kolları başkanını sorumlu tutmayacağımı kendisine bildirdim. Eğer güvenliği sağlarsa kendisini de gönülleyeceğimi söyledim ve işi sorunsuz olarak bitirdik" diyor.
Köy yerinde çobanların azgın köpekleri olur.
Dağın yamacında keçilerini otlatan çoban, yalnızlığın verdiği can sıkıntısını gidermek için köpeklerine "Yakala, apar" gibi emirler verir.
Köpek saldırınca yolcunun şaşkınlığı, telaşı çoban için anlatılmaz bir zevk olur.
Köpeklerden daralan yolcu "Çobaaaan, köpeklerine sahip ol" der.
O da bir ıslıkla geri çağırır.
Ancaaak çobanın bu tezgahını bilen yolcu, o çobanı bir yerde kıstırır, iyice bir döverse o çoban bir daha o köylüye köpeklerini saldırtamaz.
Tezgahı bildiği halde çobandan korkanlar, devamlı köpeklerin saldırısına uğrarlar ve çobanın ıslığı nedeniyle çobana da sevimsiz saygı sunmaya devam ederler.
Ama bu durumu bilmeyen diğer yolcular, köpekleri geri çağıran çobana sevgi ve saygılarını sunmaya devam ederler.
1975-1985 yılları arasında başımıza bela olan bir Asala Ermeni terör örgütü vardı. Şimdi yeni nesil onun adını bile duymaz oldu.
Eğer teker teker Asala terör örgütü üyelerini öldürmeye yönelik hareket yapılsaydı şimdi çok güçlü bir Asala terör örgütüyle çarpışır olacaktık.
Otuzun üzerinde yurt dışında görevli Büyükelçi, Konsolos ve diğer görevlileri öldüren Asala terör örgütünün kurucu lideri Agop Agopyan'ı, Atina'nın orta yerinde alenen öldürüp izini kaybetmesini bilenler o günlerde bu taşeronları besleyip büyüten ve maşa gibi kullananlara yönelik de büyük bir operasyon düzenledikten sonra taşeronların patronu kendi ayaklarıyla gelmiş ve karşılıklı olarak Asala'yı tasfiye kararı almışlardı.
Talabani ile, Barzani ile, Öcalan ile konuşmanın hiçbir faydası olmadığı otuz yılda görüldü.
Kuzey Irak'ta PKK'yı izlemek için bulunan Türk askerlerinin başına çuval geçirenlerle oturup istihbarat paylaşmaya devam ettiğimiz sürece terör bitmez.
Brüksel, Paris, Berlin, Washington'da oturan patronlar, dağdaki çoban rolünü üslenmişler.
Ya sevgisiz saygıyı sunmaya devam edip çocuklarımızın cenazesi başında ağlamaya devam edeceğiz,
Ya "bunlar olmasa bizi daha beter yaparlar" deyip azat kabul etmez köleliği içimize sindireceğiz,
Veya taşeronu değil o patronun beynini parçaladıktan sonra ölüm çetesini tasfiye edeceğiz.
Sevgili peygamberimiz, Müslümanları parçalamaya yönelik kurulan "Mescid'i dırar"a devam edenleri değil, o zararlı mescidi ve onu kuranları dağıtmış.
Bilemeden o mescidde görev yapanları da değerlendirmiş ve çok önemli hizmetlerde kullanmış.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



