milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • ASKERİ OPERASYONLAR HAMA'DA DA KATLİAM BOYUTUNA VARDI: 50 ÖLÜ

Tarihe nasıl bakılmalı?

13 OCAK 2011
PER 02:25

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Televizyon dizilerinde, herhalde, öncelikli sorun izleyicinin gizli kalmış ama farkında olunmayan duyguları uyandırıp bu duyguları pörsütünceye kadar kullanmak temel bir sorun olmalı. Aksi taktirde izleyiciyi ekranda tutmak, beklentiye sokmak pek mümkün değildir. İzleyicinin farkında olmadığı duyguları bir ilmeğinden yakalandığında senaryonun söndürülmesi, dolayısıyla uyandırılan duyguların mıncıklanması artık kendi çarkının hangi yönde dönmesi gerektiğini de belirlemeye başlıyor. Ancak uyandırılan duygular başlangıçtaki saflığını, ilgisini, beklentisini yitirmekle kalmıyor, duygudan başka bir şeye dönüşüyor. İzleyici de bir özne, alıcı bir kişilik olmaktan çıkıyor, adeta senaryonun sürdürülmesi, yani dizinin reytinginin seviyesinin tutturulmasında bir araca ya da nesneye dönüşüyor. Kısacası Adorno'nun deyişiyle, kültürün, aynı zamanda sanatın metalaştırılması sözkonusudur. Bu kapitalizmin dayandığı ve asla vazgeçmeyeceği bir olguyu işaret eder.

Aile odaklı diziler, kültürü ve sanatı metalaştırırken pek fazla tepki çekmezken, tarihsel olaylar konu edildiğinde, ister istemez bir yönüyle de olsa belli bir tepkinin hedefi olabilmektedir. Tepkinin olup olmaması, nedenleri ayrıca tartışmaya değer konulardır. Bazı kişi ve grupların gösterdikleri tepkileri hemen yargılamaya yeltenmek ne kadar tutarsızsa, tepkisiz kalmak da o denli istenilen bir şey olarak görülmemelidir.

Tarihi konu edinen bir dizi vesilesiyle, dizinin görsel niteliği, tarihsel olay ve olayın kişilerine bakışı, algılayışı ve ortaya konulan ürünün niteliği bir tarafa, tarih olgusuna nasıl bir yaklaşım içinde olunması gerektiği, sanıyorum, tartışılması zorunlu asıl sorun olarak görülmelidir.

Anlaşılacağı üzere tarih nedir, şeklinde basitçe ortaya konulacak bir sorunun belirleyici bir işlevi burada hatırlanmak durumundadır. Kısa ve öz olarak tarihten kastedilen, geçmişte olup biten olaylardır. Bu olaylar biriciktirler. Olay olmaları bakımından somut ve nesneldirler. Tekrarlanmazlar ve yeniden yaşanmazlar. Geçmişe aittirler, yani geçmiş zamanlıdırlar. Tarih, en basitinden olay kapsamında bulunan herşeyi, irili ufaklı, önemli önemsiz olmalarına bakmaksızın bulup ortaya çıkarmak, tesbit ve tasnif etmek, kayıt altına almak ile kendini yükümlü ve sorumlu tutar. Ancak sadece bununla yetinmez. Asıl tarih bundan sonra yükümlü ve sorumluluğunu çalıştırmaya başlar.

Geçmişte niçin bu ve benzer olaylar oldu? Olayı oluşturan bir takım şartlar, nedenler ve sonuçlar nelerdir? Bütün bunlar bugün ile ve gelecek ile ilintili olabilir mi? Bunlara bakarak birtakım yargılar oluşturabilir miyiz? Bir ders çıkartabilir miyiz? Bir değer, bir ilke, bir yasa ya da kural oluşturabilir miyiz? Elbette bu olayları tesbit, kayıt, tasnif ve yargıya bağlamak istediğimizde bir usule, bir yönteme başvurmamız gerekir. Bu usul, yöntem ne olmalıdır, nasıl olmalıdır, niçin olmalıdır? Kısacası tarih felsefesi sözkonusudur. Ne yazık ki, ihmalin ötesinde, gereği bile duyulmayan da budur. İbni Haldun, Naima ve Ahmet Cevdet Paşa, Fuad Köprülü ve Halil İnalcık gibi tarihcilerin farklılığı herhalde bu bağlamda açıklayıcı olur, öyle kabul edilmelidir.

Kendi payıma televizyon birtakım "haber"lere ulaşmada hızlı bir araçtır. "Haber"den kastım da sadece haber programları değildir. Dolayısıyla diziler, çeşitli konulardaki programlar ilgi alanımın unsurları sayılamazlar. Tarihi dizi olarak üzere tartışılan filmi bir kaç karesiyle izledim. Bir yerde üç dört saray görevlisi, saray bahçesinde başları kabak, bir külhanbeyi edasıyla yürüyorlardı. Evinde bile sarığını, serpuşunu çıkarttıktan sonra başına takke geçirmeden oturup yatmayan bir kültüre sahip kişinin, sarayda, isterse bahçesinde olsun, başı kabak dolaşması, basit tarihsel estetikten yoksunluğu işaret eder. Bir başka tarihsel tartışmaya konu olan filmde de, bir sahnesinde Said-i Nursi (rahmet dilerim)'nin ayak ayak üstüne atarak oturması da, aynı şekilde kültürel değeri özümsememenin bir göstergesisidir.

Diyeceğim, tarihimize sahip çıkarken de, eleştirirken de, tarihi kendi bağlamı içinde kavrama gereği vardır. Tarihi ve olayları, yargılarımızın ve değerlendirmemizin konusu yaparken, çok yönlü ve boyutlu bir yaklaşım içinde değilsek, bize söyleyeceği fazla bir şey de yoktur. Nasıl bakılırsa bakılsın, ne türden değerlendirmeler yapılırsa yapılsın, kendi tarihimiz elbette övünç kaynağımızdır, hafızamızdır, kişiliğimizdir, özbenliğimizin mahfazasıdır. Özeleştiri de öncelikli hakkımız, yükümlülüğümüz ve sorumluluğumuzdur. Sözgelimi Fatih nasıl bir iç zenginliği verirse Cem Sultan ya da Genç Osman da derin bir hüzün damarını devindirir. Tıpkı Şehzade Mustafa'nın Konya Ovası'nda boğdurulması ve babasının gözyaşlarıyla bu sahneyi izlemesindeki çaresiz ve hesapsız acı duymasında olduğu gibi. Neden ve niçin?

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 13.01.2011 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: televizyon, kapitalizm, konya,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

İsmail Kıllıoğlu

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Sanatçının ciddiyeti
    2. Başkanlık Sistemi
    3. Gençlik ve Kapitalizm
    4. Meçhule seyahat
    5. Tiyatro ve sanat
    6. Gaddarlığın ve zulmün ciynakları
    7. Özgüven ve özeleştiri
    8. Hukukta temel norm sorunu
    9. Afganistan, NATO ve Türk askeri, niçin?
    10. İktidar üzerine aykırı düşünceler
    1. Muhammed-ül Emin
    2. Sınanan özgürlük
    3. Bütünleştirme mi, bütünleşme mi?
    4. Filistin sorunu ve ötesi
    5. Yerlilerin başkaldırısı
    6. Sivil toplum
    7. Sn. Numan Kurtulmuş’u izlerken
    8. Devletin çöküşü ve helikopter kazası...
    9. Algılama ve gerçek
    10. Millî Gazete’yi okumayan Bakan
    1. Devleti işletmek...
    2. “Yanıyor güneşte petek”
    3. Klinik bir vak’a
    4. Yargılamazsan, beslersin...
    5. M.Ü. İlahiyat Fakültesi’nin 50. Yılı
    6. Darbenin anatomisi
    7. Korku
    8. Prof. Dr. Necdet Aral Hoca’nın ardından...
    9. Kongreye giderken
    10. Ağaca değil, ormana bakmak
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek