Neden tarihi yazanlar hep galipler oluyor da hiç olayı mağluplar açısından değinen tarihçiler çıkmıyor? Neden tarih, bazı milletlerin mazisini göz ardı ediyor? Yoksa... milletlerin kanının dökülmesinde parmağı olanlar, bunun yazılmasını engelliyorlar mı?..
Tarih yeniden yazılmalıdır. Tarih yeniden yazılmalıdır ki, bu büyük ilim dalı, hakim sınıfların kendilerini övdükleri bir olay yığını olmaktan kurtulsun. Tarih, aslî görevini yerine getirsin. Yoksa sadece kralların hayat hikayesini, entirikalarını ve kadın oyunlarını anlatan bir cadı kazanı olur sadece...
Tarihin asli görevi uyarmaktır insanı. Geçmişini gözlerinin gönüne sererek, gelecek hakkında daha iyi karar vermesini sağlamaktır. Milletlerin hafızasıdır tarih... Fakat tarihte mazlumların yeri ve onların başından geçenler gün yüzen çıkılmadıkça tarih bilimi demek ki hâlâ bağımsızlığını kazanamamıştır. Mazlum milletlerin tarihi ortaya atacak olana ve gerçekleri gün yüzüne çıkaracak olan, ancak bağımsız ve cesur tarihçiler olabilecektir.
Bu konuda kaynak sıkıntısıyla karşılaşacaklardır tarihçiler. Fakat bunun için o milletin fertlerinin arasına katılmaları gerekecektir. Göreceklerdir ki kulaktan kulağa yayılan, yazılmamış bir tarih fısıldaşacaktır. Mazlum milletlerin özgürlüğü ancak kendi tarihi bilmesiyle olacaktır.
Esir milletlerin tarihi, resmi tarih çerçevesinde ele alındığından, yalan üzerine kurulmuştur. O milletin, milli varlığını unutturacak masallarla uyutulmaya çalışmışlardır.
Tarihçi tüm bu resmi ağızları aşması gerekecektir. Günümüzde eğer devletler arasında birlik ve beraberlik isteniyorsa, her şeyden önce milletlerin milletleri sömürmesi ortadan kaldırılmalı ve her milletin kendi kaderini belirleme hakkına sahip olmasıyla ancak sağlanacaktır. Yoksa, sömürülenin eşit koşullarda bir araya gelip birlik, dostluk ve barış meselesini tartışması mümkün olmayacaktır.
Devletlerin ve aynı zamanda Müslümanların birliği ancak, her milletin hür iradesini gösterdiği bir katılımla sağlanabilir. Birlik, ancak her devlet ve milletin kendisini bağımsız hisseden insanların bir araya gelip, ortak düşmana karşı cepheleşmesiyle sağlanabilir.
Tarih, milletlerin uyanışını sağlamalı ve sömürüye dur demelidir.
Sömürülen milletler uyanmadıkça, dünya dengesi değişmez ve sömürünün önüne geçilmez. Bu gün dünya devletlerinin çoğunun diğerini sömürdüğü bir ortamda, dünya barışı meselesini tartışmak çok gülünç olacaktır.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



