'Bir fikir sahibi olmak, ender olarak yaşanan bir bayramdır'. (Deleuze)
Borges'e göre şiir, herşeyi tuhaf görme hissini barındırır. Bir mekanizma var. Makina.
Sermayesi yetersiz bir ülke varsayalım. Türkiye, Rusya, Meksika, Brezilya.
Yurtdışından sermaye çekebilmek için mali kağıtların yüksek oranda getiri sağlaması gerekir. Bu durumda ülke sermaye akınına uğrar. Hükümet, dış kaynak sahibi olduğundan kamu harcamalarını artırır. Kamu harcamalarının kaynağı dışarıdan alınan borçlardır. Kur, ekonomide yabancı para sayısının yüksek olmasına bağlı olarak değerlenir. Merkez bankası, artan döviz karşılığında yerli para arzının yükselmesini engellemek ve faiz haddinin düşmesini önlemek amacı ile piyasadan yerli para çeker. Merkez bankasının bunu yapmaktaki amacı, kurun değerli olarak kalmasını ve faiz haddinin yüksek orandan aşağıya düşmemesini sağlamaktır. Sıcak para girişinin devamlılığını sağlamaya yönelik olarak. Bir yere kadar. O yerin neresi olacağı bilinebilir değildir. Bir noktadan sonra sıcak para ülke dışına çıkmaya başlar. Kur, düşer. Faiz, yükselir. Nihai olayın adı bir para krizidir. Para krizinden sonra gerçek ekonomide toplam talep düşer. Milli gelir, küçülür.
Bu mekanizma 1994 yılında Meksika'da, 1997 yılında Uzak Asya ülkelerinde, 2001 yılında Türkiye'de yaşandı.
O halde nedir? Para krizi bir sürpriz değildir. Sürpriz olan, krizin zamanıdır.
Borges'in şiir ile ilişkilendirdiği 'herşeyi tuhaf görme hissi' iktisat olayına bakarken geçerli olmalı. Bir makinanın işleyişine bakarken tuhaflık kipi ile bakmalı. Hayatın dinamiği nedeni ile.
Gide: 'Şiir, daima elden kayan şeydir'.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



