milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • SAĞLIK
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

28 MAY 2012 PZT
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • YA ALLAH!
  • KRAMPLARI ÇÖZÜCÜ,TESKİN EDİCİ,(ÇANOTU)
  • YENİ BİR DÜZEN KURMANIN VAKTİ GELDİ
  • MÜSLÜMAN GENÇLER İSTANBUL'DA BULUŞTU
  • FETİH NAMAZI
  • FETHİMİZ MÜBAREK OLSUN!
  • FETHİN ERLERİ HOCASIYLA BULUŞTU
  • MİLLİ GÖRÜŞ BARIŞIN DİLİDİR
  • İSTANBUL, İSLAM DÜNYASININ LİDERLERİNE EV SAHİPLİĞİ YAPACAK
  • BU OLACAK AYASOFYA!

Tanzimat Fermanı’nın dayakla ilân edilişi, Âliye’nin onurlu sözleri…

27 ARALIK 2009
PAZ 03:15

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Yorum Yaz

Tanzimat Fermanı, bir başka adıyla Gülhane-i Hatt-ı hümâyunu; Bosna Hersek'te ilân edileceği zaman Bosna'nın eski ailelerinden birine mensup olan Vali Ali Stolçeviç Paşa Mostar'da halkı toplar. Bütün Osmanlı ülkesinde yaşayan halkın eşitliğini ilân eden fermanı okutur.

Fermanın okunmasından sonra atı üzerinde olan Ali Paşa işaret eder. Her taraftan sesler, feryatlar, bağırıp çağrışmalar duyulur. Paşa'nın adamları aldıkları emir üzerine halkı bir güzel döverler. Bu durum yarı saat kadar sürer, herkes kaçmaya başlar. Sonra Paşa'nın yine bir işareti ile dayak faslı sona erer. Bağrışmalar, çığlıklar, gürültüler kesilir. Bunun üzerine Ali Paşa atından iner ve kılıcını yere atar. Akabinde de halka hitaben yüksek sesle:

- Şimdi dövme sırası sizde. Şimdi beni dövünüz, emrini verir. Halk saygı bağlamında ellerini kaldırıp:

- Aman, aman! Efendimiz! Çok yaşa! şeklinde Paşa'ya serenatta bulunurlar. Bunun üzerine Ali Paşa gülümseyerek konuşmasına devam eder. Bu konuşma aslında Tanzimat Fermanı'nın serencamını bütünüyle özetler. Şöyle ki:

- Okunanı işitmediniz mi? Dağdaki çobanla en güçlü vezir eşit olacak. Bakın ben sizi dövdürttüm. Şimdi sıra sizde. Gelin beni dövün!

Tabii halk da bu kudret ve mecal nerede? Bunun üzerine Ali Stolçeviç Paşa konuşmasını sürdürür:

- Mademki beni dövmüyor, dövemiyorsunuz. Ya Tanzimat Fermanı doğruyu söylemiyor yahut siz onu anlayacak, ondan faydalanacak durumda değilsiniz. Hepiniz evlerinize gidin. Rahat durun ve Padişah'a dua edin!

Hersek'te Mostar'da Gülhane hatt-ı hümayunu işte böyle ilân edilir.

Tanzimat'ın Bosna'ya girişi kolay olmaz, mukavemetler vakî olur. Nihayet Ömer Paşa Bosna'ya gelir. Valileri gaflete düşüren ve mağlubiyetlere sevk eden, halkı isyana tahrik eyleyen Mustafa Babiç Paşa'nın ikiyüzlü oyununu anlar.

Babiç ve Ali Stolçeviç Paşalar tevkif edilir, Bosna'da eşekler üzerinde gezdirilerek teşhir edilir. Ali Stolçeviç Paşa'nın eşeğini oğulları çeker. Stolçeviç Paşa bir sûi tesadüf imiş gibi bir asker tarafından atılan bir kurşunla öldürülür. Mustay İstanbul'a gönderilir. Sadrazam huzurunda muhakeme edilir.

Muhakeme esnasında asaleten kendisine müsavi olanlar tarafından muhakeme edilmek istediğini söyleyerek kılıcını masa üzerine atar. Muhakeme edilerek Bursa'ya sürgün edilir. Tanzimat ise Bosna'ya ithal edilir, Boşnaklara değil!*

Bosna-Hersek'ten mevzu açılınca insanın yüreğinin kanamaması mümkün değil. Geçtiğimiz süreçte dünyanın gözü önünde Sırp katillerin Bosnalı Müslümanlara yaptıkları, çağın en büyük kıyımı olarak belleklerimize kazılıdır.

Diğer taraftan Bosna deyince, merhum bilge kral Âliye İzzet Begoviç'i hatırlamamak büyük kıymet bilmezlik olur. Onun Bosna-Hersek için, barış için, kardeşlik için, inancı için yaptıkları gerçekten takdire değer çaba ve çalışmalardır. Onun Bosna-Hersek Müslümanlarının dirilişi bağlamındaki eylemleri anlatılmakla bitmez. Onunla paralel olarak eşi Halide Hanım'da aynı fedakârlığı göstermiş, günlerce pirinç lapası yemekten iç organları çalışmaz olmuştur. Hatta bu bağlamda Âliye İzzet Begoviç'in eşi Halide Hanıma savaş sırasında verdiği bir hediye anılmaya değer.

Bosna'da Müslümanların kıyamı sürerken Âliye İzzet Bey'de günlerce dehlizlerde yaşayarak mücadeleyi sürdürür. O ve etrafındaki mücahidlerin yediği suyla ıslatılmış pirinç lapasıdır. Bir gün eşiyle buluşan Âliye, eşine cebinden çıkardığı bir hediyeyi takdim eder. Bu küçük bir domatestir. Kendi yemeyip eşine hediye olarak getirmiştir.

Halide Hanım, 1990'lı yılların ortalarında Refah Partisi Hanım Komisyonlarının davetlisi olarak ülkemize gelir. Partinin önde gelen hanımları Halide Hanım'ı karşılar, programlar düzenlenir, Bosna'ya yardım doğrultusunda çok ciddi organizeler gerçekleştirilir. Bunun yanı sıra Halide Hanım'a İstanbul gezdirilir. İşte böyle bir demde Beykoz'da bir eve misafir edilir ve kendilerine çay ikram edilir. Halide Hanım gülümser ve ekler: "Biz çayı hasta olduğumuzda şifa niyetiyle içeriz". Tıpkı bizim ıhlamur ve nane limon içtiğimiz gibi. Onlarda yaygın olan çay değil, kahvedir. Sanırım bu noktada batıda kahvaltılarda bile temel içeceğin kahve olduğunu söylemeye gerek yok. Fakat batıda kahve denilen nesneyi pek güzel pişirdikleri de bir gerçek...

Yazımızı merhum bilge kral'ın veciz ifadeleriyle bitirelim:

"Ben bir Müslümanım ve öyle kalacağım. Kendimi dünyadaki İslâm davasının bir neferi olarak telakki ediyorum ve son günüme kadar da böyle hissedeceğim. Çünkü İslâm benim için güzel ve asil olan her şeyin diğer adı; dünyadaki Müslüman halklar için daha iyi bir gelecek vaadinin ya da umudunun, onlar için onurlu ve özgür bir hayatın, kısacası benim inancıma göre uğrunda yaşamaya değer olan her şeyin adıdır."

"Bizler insan olmaya ve insan kalmaya çalıştık ve başarılı olduk. Ancak bunu Sırplardan dolayı yapmadığımızın altını çizmeliyim. Kendimizden dolayı insan kalmaya çalıştık, onlardan dolayı değil. Onlara hiçbir şey borçlu değiliz. İnsan olmak ve insan kalmak, Allah'a ve kendimize karşı sorumluluğumuzdur. Onlara karşı değil."

"Kur'an edebiyat değil, hayattır; dolayısıyla O'na bir düşünce tarzı değil, bir yaşama tarzı olarak bakılmalıdır."
"Ben Avrupa'ya giderken kafam önümde eğik gitmiyorum. Çünkü çocuk, kadın ve ihtiyar öldürmedik. Çünkü hiçbir kutsal yere saldırmadık. Oysa onlar bunların tamamını yaptılar. Hem de Batı'nın gözü önünde; Batı medeniyeti adına."

İnanıyoruz ki, "Âliye"miz Allah'ın huzuruna çıkarken de başı önünde gitmemiş, melekleri rahat olan bir bilge olarak Allah indinde yerini almıştır. Bize düşen de o bilgenin yukarıdaki söylemini dikkate alarak evrensel inancın, evrensel düşüncenin istikamet verdiği düzlemde yol almaktır. Hiç şüphesiz böyle bir tavır alışla, Tanzimat'ın ilânıyla başlayan ümmet anlayışındaki düşüş olgusu, yerini ümmetin her alandaki dirilişine bırakacaktır...

* Süleyman Kâni İrtem, Saray ve Bâb-ı Âli, Haz. O. Selim Kocahanoğlu, İstanbul 2007, s. 78- 79.

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 27.12.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: tanzimat, gülhane, mostar,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Fahri Güven

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Üç farklı Said Nursî
    2. Allah'ın sözü olan Kur'an'ın önemini çocuklara kavratmak...
    3. Çocuklara Allah inancı şöyle anlatılmalıdır...
    4. Çocuklara Allah sevgisi nasıl anlatılmalıdır?
    5. "Kıblesiz bir dünyada yaşıyoruz ama bizim kıblemiz var..."
    6. Şiir sağanağı…
    7. Padişahların ölümleri...
    8. Hacca gidemiyorsanız Hazreti Peygamber'e mektup yazın...
    9. Said Nursî'nin 1940 sonrasında gördüğü zulüm ve işkenceler...
    10. Bediüzzaman Said Nursî'den kadınlara tavsiyeler...
    1. İstiklâl Marşı’nın yazılış hikâyesi… (1)
    2. Hz. Peygamber: “Cennet’in kokusunu duymak isteyenler çocuklarını koklasın...”
    3. Metin Yüksel'in şehid edilişinde teselli...
    4. Çocuk eğitimi anne karnında başlar…
    5. “İstiklâl Marşı”nın yazılış hikâyesi… -II-
    6. Hz. Enes’in Hz. Peygamber’le ilgili bir hatırası…
    7. “İzmir Kestane Pazarı Üniversitesinde” yaprak dökümü…
    8. Bir mebusumuzun anlattığı Ömer Seyfettin’in “Üç nasihat”i…
    9. Çocuk sevgisinin Sevgili Peygamberimizdeki yansıması…
    10. Üstad İsmet Özel ve “İstiklâl Marşı Derneği…”
    1. Hz. Ali’den üç mektup…
    2. Bedduanın da böylesi...
    3. İsmet Özel mi haklı, yoksa İhsan Süreyya Hoca mı?
    4. Başbakan, teamül ve tahammül…
    5. Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa’nın alnına yazılan hat…
    6. Toptancılığa destek vermek düşüncemizi tasfiye etmek değil midir?
    7. Bir tokat bir çocuğun da, bir ülkenin de hayatını söndürebilir…
    8. Döşeği yere sert atmanın anlamı…
    9. Ahmet Muhtar Büyükçınar Hoca Efendi’yi ziyaret…
    10. Hz. Ömer’den ibret dersleri...
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. Ya Allah!
    2. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    3. Müslüman gençler İstanbul'da buluştu
    4. Yargı sürecini beklememiz lâzım
    5. Kur'an'la hayat bulan bir nesle doğru
    6. Kur'an'a hizmet en büyük şereftir
    7. Şırnak'ta bir üsteğmen şehit düştü
    8. Din kültürü dersleri ilahiyat fakültelerine devredildi
    9. Doktora kılıçla saldıran zanlı gözaltında
    10. Fetih namazı
  • Diğer

    1. Vücutta kene yoksa bile KKKA belirtilerine dikkat
    2. Hac kuraları yarın çekilecek
    3. "Mevsim normalleri" şeftaliye yaradı
    4. Dünya İslam Alimleri Birliği, katliamı kınayan bildiri yayımladı
    5. ABD'li öğretmen Müslümanlığı seçti
    6. "Engelli doğurdu" diye terk edilen kadına, polis sahip çıktı
    7. Türkiye'nin Gül Bahçesi'nde hasat mevsimi
    8. Hula katliamının tanıkları, yaşadıkları dehşeti anlattı
    9. "Kürtaj, bir insanlık suçudur"
    10. Eski elektronik eşyalar geri kazanılacak
  • Çok Okunanlar

    1. Fetih namazı
    2. Yelkenler indirildi
    3. Bu olacak Ayasofya!
    4. Ya Allah!
    5. Fethimiz mübarek olsun!
    6. Halkımız gösterilene değil, gizlenene baksın
    7. İktidarda figüran çatlağı
    8. Şok Detay
    9. Yeni bir düzen kurmanın vakti geldi
    10. Yasa geri çekilsin
  • Çok Yorumlanan

    1. İsim koyarken nelere dikkat etmeliyiz?
    2. Yeterlilik derecesi en yüksek ürün kayısı
    3. Zile Kalesi restore ediliyor
    4. Mısır seçimleri Filistin'i etkileyecek
    5. Sezaryenle doğanlarda obezite riski daha fazla
    6. Gençlerde çatışma
    7. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    8. En ağır imtihanları onlar yaşadı
    9. İlk çeyrekte yarım puan büyüdü
    10. 30 bin kişi çıkaracak, 3.5 milyar dolar tasarruf edecek
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape
Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Seri İlan Kullanım Şartları | Seri İlan Hizmetin İade Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat
Sponsor Bağlantılar : Kombi | Özgür Kocaeli Gazetesi

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek