Beni kızdırmak isteyenler, nelerden hoşlanmadığımı bilir.
Eve gelen misafir tabağında yemek bırakmışsa, elimin ayağımın titrediğini hisseder çocuklar.
Yoksul bir dünyada yaşadığımızı nasıl unutmakta insanlar.
Otellerin yaz doluluğunda, dikkatimi çeken bu büyük bencillik.
Süslü kadınlar, şık baylar açık büfe önünde tabaklarını kıtlıktan çıkmış gibi doldurmaktalar.
Fakat masadan kalkarken, tabaklarının doluluğu yarıya kadar bile eksilmemiş olarak bırakmaktalar.
Bunu marifet mi sanmaktalar.
Ya da cakaları mı bozulur zannındalar.
Görgüsüz mü addedilirler.
İncileri mi dökülür.
Bu küstahlık nasıl içlerine sinmekte ise.
Anlamış değilim.
Sanki yakın çevrelerinde, akrabalarında hiç yoksul yokmuş gibi.
Sanki hiç televizyonda açlıktan kıvranan Afrikalıları görmüyorlarmış gibi.
Ya da sınırsız kazanç sahibi imişler gibi.
Velev ki sınırsız gelirleri de olsa.
Arkadaş, çöpe yemek atamazsın.
Müslüman görgüsünde; bu, ahlaksızlıktır. Gölde ya da denizde bile abdest alırken suyu israf etme diyen bir dinin mensubu isen. Yok, bu dinin cahili isen
Oku öğren.
Onlar sanki tabaklarında yemek bırakmıyorlar, bir cinayet işliyorlar, o kadar asabım bozuluyor.
Hadi kılık kıyafetleri, İslam'la ilgileri yok, bilmiyorlar garipler.
Ama evime gelen, Müslüman kisveli, hacı, tesettürlü kimselerin bile tabaklarında yemek bırakmalarına sabredemiyorum.
Yemeyeceksen alma efendim.
Ortada servis tabağı.
Kâfi de, ben de bırakmayayım.
İnsanlığın önderi oysa ne kadar hassasiyetle durmuş bu konu üzerinde.
Adeta bütün yoksulların acısını yüreğinde taşıyarak, "tabaklarınızı sünnet ediniz" demiş.
Bu konuyu insanların zihnine nakşetmek için; "kim ki tabağını tertemiz sünnetlerse, tabak ona şöyle dua eder:
- Sen beni şeytandan kurtardığın gibi, Allah da seni cehennem ateşinden kurtarsın"
Bir başka zaman ise "kim ki ekmeğini yere düşürdüğü zaman, alsın, tozunu üflesin, yesin, şeytana bırakmasın; rızkın, bereketin nerede olduğunu bilemezsiniz"buyurmakta. Ne ki çöpe atılan ekmeklerin hesabını nasıl vereceğimizi hiç düşünmemekteyiz. Ya da döktüğümüz yemeklerin, yoksullardan çalınmış hak olduğunu hiç aklımıza getirmemekteyiz.
Bu israfın bedelini nasıl ödeyeceğimizi.
İnsanlığa ihanetin asla affedilmeyeceğini. Hiç hesap etmemekteyiz.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



