milli gazete

YayınlarVideoFotoğraf


  1. ARSIV
  2. VIDEO
  3. Sarı Sayfalar

  • ANASAYFA
  • YAZARLAR
  • GÜNDEM
  • MEDYA
  • EKONOMİ
  • DÜNYA
  • HABER
  • SPOR
  • AİLE HAYAT
  • KÜLTÜR

19 MAR 2010 CUM
  • HABER INDEKSI
  • ANKET
  • BENİM SAYFAM

GERİ İLERİ
  • ORTADOĞU DÖRTLÜSÜNDEN İSRAİL'E ÇAĞRI
  • İSRAİL'İN TÜRKİYE ÜZERİNDEN SUİKAST PLANI
  • KURTULMUŞ: İKTİDARA YÜRÜYORUZ
  • KATSAYI KATLANDI
  • EVREN, YOKTAN VARA, HİÇLİKTEN HEPE DÖNÜŞTÜ
  • MİLLET KİRACI DEĞİL, TOPRAKLARIN SAHİBİDİR
  • ‘DÜŞMANLARA ÖĞÜTTÜR, ÇANAKKALE GEÇİLMEZ’
  • BU BAĞI AÇIKLA OBAMA
  • KUDÜS İSLAM ŞEHRİDİR
  • İMAN GÜCÜNÜN ŞEREF SAYFASI

Svat vadisin’deki Anlaşmanın Arka Planı

05 NİSAN 2009
PAZ 01:00

[-] Normal [+]
  • Gündem
  • Tavsiye Et
  • Yazdır
  • Paylaş
  • Yorum Yaz

 

Pakistan Hükümeti, 15 Şubat 2009'da, Pakistan Talibanı destekçileri ve Tatbiku'ş Şerîa el-Muhammediye Cemaati ile bir anlaşmaya vardığını açıkladı. Anlaşma maddeleri, Svat Vadisi bölgesinde İslâm'da ukûbat nizamının tatbik edilmesini içermiş ve Taliban hareketi de ateşkes ilan etmiştir... Zira Taliban Hareketi Resmî Sözcüsü Muslim Hân şöyle demiştir: "Taliban Hareketi, iyi niyet gösterisinde bulunmak için tek taraflı ateşkes ilan etmiştir. Dolayısıyla savaşçılarımız, Pakistan güvenlik adamlarına ve hükümet kurumlarına saldırmayacaktır." Ancak o, savaşçıların mevzilerinde kalmaya devam edeceklerini ve uğrayacakları herhangi bir saldırı karşısında kendilerini müdafaa edeceklerini de eklemiştir. Anlaşma, dâhili ve haricî olmak üzere birçok eleştirilere yol açmıştır.

O halde bu anlaşmanın arka planında ne vardır? Svat Vadisi'nde barışı sağlayacak mıdır?  Tatbiku'ş Şerîa el-Muhammediye Cemaati'nin, Hükümet ile Svat Vadisi'nde yaptığı bu anlaşmanın ilk kez yapılan bir anlaşma olmadığına dikkat çekilmesi kaçınılmazdır. Zira iki taraf arasında 1994, 1999 ve 2007 yıllarında da bu anlaşmaya benzer anlaşmalar imzalanmıştır. Ancak bu anlaşmalar, uzun ömürlü olmamış, her defasında Pakistan Hükümeti, bu anlaşmaları kendi özel maksatları için kullanmış ve bu defa da Hükümet'in bu anlaşmaya bağlı kalma niyetinde olduğu görünmemektedir. Râcih olan; Hükümetin, pek çok hedefe ulaşmak için bu anlaşmayı istismar edecek olmasıdır ki bunlardan bazıları şunlardır:

Birincisi: Pakistan ordusu, kabileler bölgesindeki Taliban Hareketi, Beytullah Mesûd ve "Tahrîku Talibanı Pakistan" Cemaati ile savaşa girmişken aynı zamanda Svat'taki silahlı gruplarla çetin bir savaşa bulaşmak istememektedir. Yani bu anlaşma, başka yerlerde kullanılması amacıyla kendi saflarını dağıtması için Pakistan ordusunun önünde bir saha açacaktır.

İkincisi: Pakistan Hükümeti, bu anlaşma yoluyla Svat Talibanı ile el-Kaide yanlısı Taliban'ın saflarını parçalamayı hedeflemektedir. Nitekim Pakistan'ın Washington'daki Büyükelçisi Huseyin Hakkânî şöyle demiştir: "Bir taraftan el-Kaide ile Taliban silahlı gruplarının, diğer taraftan da şeriatın tatbiki için çalışan Svat'taki yerel hareketlerin saflarını parçalamaya çalışıyoruz. Bu da teröristlere karşı yerel sakinleri inkılâba, dolayısıyla da teröristlerin kuşatılmasına ve bitirilmesine sevk edecek ordu ile siyasî stratejinin realitesinin bir parçasıdır."  Üçüncüsü: En önemli hedef budur ki Amerika, ilkbaharda Afganistan'da bir saldırı planlamaktadır. Nitekim bu maksatla on yedi bin (17.000) ek asker göndermiştir ve bu ek takviye ile Afganistan'daki Amerikan kuvvetleri % 40 oranında artacaktır. Bu ek kuvvetler, zırhlı "Stryker" araçları ile donanımlı sekiz bin (8.000) deniz piyadesi, dört bin (4.000) kara kuvvetleri ile beş bin (5.000) destek personelinden oluşmaktadır. Bu kuvvetler, Kâbil'i kuşatan bölgelerdeki işgalin pençesini güçlendirmek ve başkenti kuşatarak sarmalayan yolları korumak amacıyla -genellikle yaz ayında tırmanan- muharip operasyonlarda kullanılacaktır. Bunların da ötesinde 2009 Ağustos'ta yapılacak devlet başkanlığı seçim sürecinin güvenliği için Afganistan'ın Güneyindeki NATO kuvvetlerini desteklemek amacıyla kullanılacaktır.

Dördüncüsü: Afganistan'da istikrarı oluşturmaya yönelik Amerikan planına destek verilmesi içindir. Zira Amerika, Pakistan ordusunu, Svat'taki silahlı gruplarla geçici anlaşma yapmaya sevk etmiştir ki böylece ordu, çabalarını kabileler bölgesine yoğunlaştırsın. Bunun yanı sıra bu plan, Pakistan'ın hazır olmasını ve Hint sınırı ile meşgul olmamasını öngörmektedir. Bu nedenle Amerika, kendi dostu Pakistan Hükümeti'ne Hindistan'ı hoşnut etmesini, ardından da onunla olan gerilimi bitirmesini emreder etmez Hükümet, buna icabet ederek Başbakanın İçişleri Danışmanı Rahman Malik, Bombay olaylarında Pakistan'ın kısmen sorumlu olduğunu açıklamıştır. Pakistan Hükümeti'nin Bombay olaylarından kısmen sorumlu olduğunu açıklamasından birkaç gün önce de Amerikan yanlısı Hindistan'daki Baharatiya Cenata [BJP] Partisi'nden "Singh Modi", Pakistan ile gerilimi tırmandıran Kongre Partisi'ne öfke kusmuştur. Zira söz konusu partinin üyesi, Bombay olaylarında içsel faktöre yoğunlaşarak şöyle demiştir: "Bombay olayları hakkında en ufak bilgi ve deneyime sahip olan Hindistan'daki hangi vatandaşa sorarsak soralım bize diyecektir ki bu olaylar, içeriden destek alınmamış olsaydı kesinlikle meydana gelmezdi." Dolayısıyla Pakistan ve Cenata Partisi'ndeki her iki Amerikan ajanı da Zerdâri Hükümeti ile Kongre Partisi liderliğindeki Hindistan Hükümeti arasındaki gerilimin düşürülmesine katkıda bulunmuşlardır. Bu da Kongre Partisi'nin Pakistan'a yönelik askerî operasyon yönünde kullanacağı bir gerekçe üretememesinden dolayıdır. Tüm bunlar da Amerika'nın, kabileler bölgesinde kendisi ile ortak askerî eylemler yapması için Pakistan ordusunu boşa çıkarmak amacıyla Pakistan-Hindistan sınırındaki gerilimi bertaraf etmek istemesinden dolayıdır!

Beşincisi: Svat Anlaşması hakkındaki çelişkili Amerikan açıklamalarına gelince; mülahaza edilen odur ki anlaşmanın ilanı, "Holbrooke'un" Pakistan'dan ayrılmasından sonra gelmiştir ve bunun Amerika'nın bilgisi dışında olduğu düşünülemez. Bunun yanı sıra Amerikan resmî yetkililer tarafından yapılan ilk açıklamalar, NATO ile İngiltere'nin açıklamalarının aksine anlaşmayı övücü açıklamalardır. Amerikan Dışişleri Bakanlığı Sözcü Yardımcısı "Gordon Duguid", Savunma Bakanlığı'ndaki Pakistan resmî yetkililerinin anlaşma hakkında belirttiklerini yineleyerek şöyle demiştir: "İslâmî hukuk, Pakistan anayasasının bir parçasıdır. Dolayısıyla Pakistan dışındaki herhangi bir kimsenin, özellikle de bu kürsüde bulunan bir kimsenin bu meseleyi tartışması için bir gerekçe göremiyorum." Gazetecilerden birinin, bunu Pakistan Hükümeti ile Taliban Hareketi arasındaki bir anlaşma olarak tanımlaması üzerine ise ona şöyle cevap vermiştir: "Pakistan'da meydana gelen duruma yönelik tespitinizden emin değilim. Bu nedenle bunu size açıklaması için sizi, Pakistan Hükümeti'ne havale ediyorum." Bu açıklamalar, İslâmâbâd'daki İngiliz Yüksek Komiseri tarafından yapılan açıklamalarla çelişmektedir. Zira o, şöyle demiştir: "Bir önceki barış anlaşması, kapsamlı ve Svat sorununa yönelik kalıcı bir çözüm olmamıştır. Bu anlaşmanın da şiddeti sona erdireceğinden ve şiddetin artmasına yönelik geniş bir alan oluşturmayacağından emin olmalıyız."  Altıncısı: Holbrooke'un anlaşma hakkındaki sert açıklamalarına gelince; bundan kasıt bir taraftan NATO, Hindistan ve diğer ülkelerin ortaya koyduğu çekinceleri gidermektir. Diğer taraftan ise Washington'un, anlaşmanın maksadının aşılmaması şeklinde Pakistan ordusuna güçlü bir mesaj vermek istediğini göstermektir. Anlaşmanın maksadı ise, orada geçici bir sakinlik oluşturup Afganistan ile Pakistan-Afganistan sınırındaki Taliban ile savaşa intikal etmek, ardından da Svat'taki silahlı grupları bitirmektir. Çünkü Amerika, Hükümet'in kabileler bölgesindeki silahlı gruplarla benzer bir anlaşma yaptığı 2006 yılının tekerrür etmesini kabullenmeyecektir. Nitekim o tarihte silahlı gruplar, kendilerini toparlamaya başlayarak Afganistan içerisinde silahlı saldırılarda bulunmuşlardır. Bu nedenle Pakistan ordusu, anlaşma imzalanmasına rağmen Svat Vadisi'ndeki kuvvetlerini çekmeyecektir

Geri izlemetrackback
  • staticsBu yazı Gündem bölümü’nde 05.04.2009 tarihinde yayınlandı
  • feedBu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için tıklayınız
  • tags Etiketler: mahmut, celal, özmen,
Merhaba, yorum yazmak için oturum açınız

yorum yaz

Yorum yazmak için oturum açmanız gerekiyor.
Üye değilseniz, sadece bir dakikanızı ayırarak hemen üye olabilirsiniz.

Oturum açtıktan sonra bu sayfaya otomatik olarak yönlendirileceksiniz.

Yazar

yazar resmi yok

Mahmut Celal Özmen

araştırmacı yazar

  • Özgeçmişyazarı tanımak ister misiniz?
  • Arşivyazarın diğer tüm makaleleri
  • Mesajyazarla iletişim kurmak için
  1. Bu yazarı benim yazarlarıma ekle
  2. Tüm yazarlar
  • Yazarın

    diğer yazı dizileri en çok yorumlananlar en çok tıklananlar en çok tavsiye edilenler
    1. Svat vadisin’deki Anlaşmanın Arka Planı
    2. İsrail Devlet mi, terör örgütü mü?
    1. Svat vadisin’deki Anlaşmanın Arka Planı
    2. İsrail Devlet mi, terör örgütü mü?
    1. İsrail Devlet mi, terör örgütü mü?
    2. Svat vadisin’deki Anlaşmanın Arka Planı
    1. İstenen kriterde içerik bulunamadı !
  • Gündem

    1. 'Annemi öldürdüm' diyerek polise teslim oldu
    2. Danıştay'dan 'Anayasa Değişikliği' açıklaması
    3. İstanbul'da mesai saatleri değişecek
    4. Çetin Doğan hastanede
    5. Kar şiddetini artırınca araçlar yolda kaldı
    6. Yazıcıoğlu'nun helikopter kazasıyla ilgili flaş bilgi
    7. Fındık üreticilerine don uyarısı
    8. Diyarbakır'da ceset bulundu
    9. Mescid-i Aksa için bugün Beyazıt’a
    10. 'Müslüman Kadının şahsiyeti'
  • Diğer

    1. Görülmemiş cinayet
    2. V. Ulusal Risale-i Nur Kongresi Başlıyor
    3. Eski milletvekili Yılankıran, vefat etti
    4. 39 gündür kayıp annesini arıyor
    5. Buket Bulut, toprağa verildi
    6. İstanbul'da elektrik kesintisi
    7. Kazakistan'da sel nedeniyle 5 bin kişi tahliye edildi
    8. Ortadoğu Dörtlüsünden İsrail'e çağrı
    9. Açlık grevindeki kulüp başkanı hastaneye kaldırıldı
    10. Çanakkale'de trafik kazası: 4 yaralı
  • Çok Okunanlar

    1. ABD bu adaya neden silah sevkediyor
    2. İsrail'in cakasını fena bozdu
    3. Terörizm Sempozyumu’nda bir terörist
    4. Bu bağı açıkla Obama
    5. "Sinagog inşası savaş ilanı demektir"
    6. ‘Düşmanlara öğüttür, Çanakkale geçilmez’
    7. Çanakkale doğru anlatılmıyor
    8. KEY ödemelerinde tarih netleşti
    9. Corrie ailesine mektup
    10. Bu tasarıya dikkat!
  • Çok Yorumlanan

    1. Terörizm Sempozyumu’nda bir terörist
    2. Yeni Anayasayı millet yapmalı
    3. ABD bu adaya neden silah sevkediyor
    4. İsrail'in cakasını fena bozdu
    5. Bu bağı açıkla Obama
    6. Corrie ailesine mektup
    7. Yine ABD yine katliam
    8. "Sinagog inşası savaş ilanı demektir"
    9. 'Fakir sofrasından, rantiyeye'
    10. Adana’da Durak bilmecesi
Günün Haber İndeksi
Arşiv & Arama
shape

Video

  • 1423 kez izlendi 07.01.10
  • 561 kez izlendi 20.01.10
  • 5848 kez izlendi 29.03.09

Multimedya Galerisi

Gazete Aboneliği | Gündem | Ekonomi | Dünya | Haber | Kültür Sanat | Spor | Medya | ticaretmerkezi.com.tr | Sayfa Başı
Kullanım Şartları | Gizlilik İlkeleri | Kurumsal |Yazarlar | Multimedya | Arşiv | Reklam |Irtibat

Firma Kayıt rss

Yardım ve Sık Sorulanlar FAQ

Copyright 2005 - 2008 Milli Gazete Basın Yayın A.Ş

prodestek