Yıllardır söylüyoruz. Batı'nın bu bölgede yapmaya çalıştığı tek şey bu topraklarda var olan yönetimleri parçalamak ve daha kolay bir lokma haline getirmektir.
Bu sebepledir ki Kürt kardeşlerimize ısrarla anlatıyoruz. Türkiye'deki Kürt sorunu düşman işidir diye. Onların yapmaya çalıştıkları tek şey ülkemizi bölerek bu topraklarda kendi düzenlerini bozabilecek tek ülke olan Türkiye'yi içerden çökertmek.
Maalesef bu sorun günümüzde sadece Türkiye'nin değil bütün bölge ülkelerde yaşayan kardeşlerimizin de sorunu. Hemen dibimizdeki Irak'ta ve Suriye'de bugün yaşanan çatışmaları ve her gün onlarca kardeşimizin ölümlerini yakından takip ediyoruz. Eminim ki hepimizin canı yanıyor. Ancak ne kadar üzücü ki o ülkelerdeki gerçek sorunun ne olduğu konusunda hiçbir fikrimiz yok.
Türkiye'de çatışmalar bitsin istiyoruz, dünyanın 16. büyüğü olan ekonomimizden herkes adil bir şekilde payını alsın istiyoruz, aktif bir dış politikayla eski dünya gücümüze tekrar kavuşalım istiyoruz. Ancak bir bakıyoruz barışçıl açılımlar çatışmayı daha da arttırmış, ekonomik istikrara rağmen halkın ekonomik gücü daha da azalmış ve kardeş dediğimiz komşu ülkelerle müthiş bir ihtilaf içerisine düşmüşüz.
Aynı şekilde Irak, Suriye, Libya gibi bütün Müslüman ülkelerde de sorunun aynı olduğunu görüyoruz. Batı kimisine demokrasi götürdü, kimisi bahar rüzgârından etkilendi kendi demokrasisini temin etti. Ama hiçbiri de beklenilen istikrara ve huzura kavuşamadı. Libya'da çatışmaların şiddeti eskisinden de arttı. Irak param parça oldu ve ülkenin şuan üçe bölünmesi tartışılıyor. Suriye'de ise durum ortada.
Herkes bir şeylerin yanlış gittiğinin farkında ama bir türlü çabalarımız sonuç vermiyor. Çünkü karşı taraf o kadar iyi çalışıyor ki, günümüzde kendi çıkarlarına en uygun gelen şeyler neler ise bize kendi elimizle bunları yaptırıyor. Medyayı kullanıyorlar, kendi düşüncelerini empoze ettirecek kanaat önderlerini kullanıyorlar, bilimi ve bilim insanlarını kullanıyorlar. Bir bakıyoruz yine onların istedikleri olmuş. Güya demokrasi var ve her şeyi kendimiz belirliyoruz.
Hiç şüphe yoktur ki İslam dünyası üzerinde büyük bir parçalama operasyonu var ve bu plan aşama aşama uygulanıyor. Bu çok büyük bir problemken, daha büyük problem halkların bunları kendi elleriyle yapıyor olmasıdır. Türkiye'de demokratik bir zeminde ülkenin bölünmesi bile konuşulabilir deniyor. Irak'ta istikrarın ancak ve ancak ülkenin üç farklı özerk bölgeye bölünmesiyle sağlanacağı söyleniyor. Hem de tüm bunlar sözde vatanseverler tarafından ifade ediliyor. Kendi bindiğimiz dalı kesiyoruz.
Bugünlerin son bombası ise gündemdeki ülke Suriye'den geldi. Batı'da ve Batı yanlısı Müslüman ülke basınlarında Suriye'de tek çözümün federalizm ile sağlanacağı söylenmeye başladı. Hiç gecikmeden Erbil'de düzenlenen bir konferansta Barzani, Kuzey Suriye'de bulunan Kürtlerin yanında olduğunu ve her türlü desteğin verileceğini açıkladı. Plan gayet açık. Suriye de Irak gibi parçalara ayrılacak. Bütün haritalar yeniden çizilecek.
Türkiye şuan Suriyeli Kürt liderlere pek yüz vermemekle birlikte Suriye'nin kuzeyinde oluşturulacak bir Kürt bölgesine de kesinlikle karşı bir tavır takınmış durumda. Ancak hatırlarsak bundan bir 10 yıl önce Kuzey Irak'ta da kesinlikle özerk bir Kürt bölgesine karşıydık. Hatta Barzani İtalya'da alışveriş yaparken görüntülendiğinde bir terörist nasıl olur da elini kolunu sallayarak buralarda gezer denmişti. Barzani bugün ise bir devlet başkanı.
Türkiye'nin Suriye'deki kardeşlerimizin güvenliğini ve refahını istemesi tabii ki de çok doğaldır. Ancak Batı'nın istediği gibi Suriye'ye olası bir Türkiye müdahalesi kısa dönemde reel politik açısından bizi tatmin edecek olsa da, uzun dönemde Suriye'nin kuzeyini Kürdistan'ın Akdeniz'e açılan batı bölgesi haline getirmekten başka bir şey olmayacaktır. Çünkü plan onu gerektiriyor.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



