Kendini beğenmişlik" tedavisi güç hastalıklardandır. Kendisi başarılı olamadığı gibi başarılı olanları da ayaklarından yakalayarak yükselmesini engeller.
Buna rağmen yakaladığı ayakkabılar elinde kalır ve ayaklar onun başının üzerinden yükselip giderse "Tabi benim de arkamda filanlar olsaydı..." diyerek yine de kendisine bahane bulmamaya çalışır.
Yıllardır Suriye'de yüzde onluk Dürzîlere hizmet ederek idare-i maslahat yaptığına inanan bazı ulema, hâlâ halkın kıyamını anlamış değiller.
Eğer bir kıyam olacaksa onu da kendilerinin yapacağına inandıklarından, kendileri gibi alim ve akıllı ve de tedbirli adam olmadığından bu direnişin kıyam olmadığını, dış güçlerin tahriki olduğunu söylemeye devam edecekler.
Bahar gelince toprakta uyuyan taneler ve çekirdekler, birbirlerine telefon çekerek uyanmazlar.
Toprağın bağrına cemre düşünce çiçeklerin açmasını hiçbir devletin silahları, atom bombaları engelleyemez.
Asit yağmurları akıtsalar belirli alanları kurutabilirler ama tabiat baştan başa rengarenk oluverir.
Babasını da sevmediğimiz bu Beşşar Esad ve kardeşleri her evden bir şehit çıkarmış ve her eve bir sakat adam bırakmıştı.
Hem şehitlere hem sakat kalan gazilere yardım elini uzatan ulemanın sardığı yaraların yürekte yankılanan sızısıyla, gönüllere ekilen cihad tohumları yeşermeye başladı.
Bu yeşermeyi ne taşlardan daha katı yürekli Siyonist güçler engelleyebilir, ne de hem sapan hem de sapıttıran Batılılar engelleyebilirler.
Batılıların verdiği silahlarla Hama'da annesinin karnında iken babası öldürülen on binlerin önünde durabilecek ordu yeryüzünde yoktur.
Batılı siyasiler şaşkın.
"Bugüne kadar başkaldırıları biz planlar, biz sonlandırırdık. Ne oldu, bizim dışımızda gelişen olayların arkasında kimseyi göremiyoruz. Bunları görünmez bir el idare ediyor" diyorlar.
Evet, arkalarında görünen kimse yok.
İmanınız olmadığı için imanın neler yapabileceğini bilmiyorsunuz.
Hep işkence eden olduğunuzdan işkence görenlerin sabır taşının nasıl çatlayacağını tahmin edemiyorsunuz.
Kırk yıldır krallar eliyle kaynattığınız zulüm, işkence, katliam, baskı kazanlarınız devrildi, hain yetiştiren ocaklarınız söndü.
Gözyaşı dökmekten, dua etmekten başka bir şey yapamamanın acısı içinde kıvranırken, ufukta başarılarınızın şavkını görüyor ve kendimizi teselli ediyoruz.
Nüfusun yüzde doksanını oluşturan Müslüman kardeşlerim, yanınızda yer alan askerler, polisler, amirler ve memurlarla tek hedefiniz yıllardır size kan kusturan zalimler olsun.
Zalimlerin yanında görünerek yine de hizmet ettiğine inanan ve bu uğurda yanlış işler yapan askerler, polisler, amirler, memurlar ve ulema takımına karşı olumsuz tavır almadan yanınıza çekmeye çalışınız.
Birbirinizle çekişerek güç kaybına uğramayınız.
Bugünlerde Fetih suresini çokça okuyunuz, özellikle korkularından Mekke'den Medine'ye hicret etmeyen, gönlü Peygamberinin yanında kendi kafirlerin yanında olan ve imanlarını gizleyen Müslümanların durumunu anlatan 25'inci ayeti hep hatırınızda tutun.
Bu güne kadar Dürziler yanında yer alan, zulme ses çıkarmayan aydınlarınızın geçmişte yaptıkları ve yazdıklarını gündeme getirmeden birlikte hareket etmeye devam edin.
Başaracağınıza inanıyoruz.
Allah yardımcınız olsun.


Bu yazı
Bu yazıya ait yorumları RSS ile takip etmek için
Etiketler:



